9. Hukuk Dairesi 2012/25722 E. , 2012/28140 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Davacı vekili, davacı işçinin ücretinden yapılan kesinti ile fazla çalışma karşılığı ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ücret kesinti alacağının kabulüne, fazla çalışma ücret alacağının ise “davacının fazla çalışma ücret alacağı yönünden dinlenen tanıkların davacı ile aynı durumda oldukları, davacının davayı kazanmasında menfaatleri bulunduğu, itibar o…
**9. Hukuk Dairesi 2012/25722 E. , 2012/28140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Davacı vekili, davacı işçinin ücretinden yapılan kesinti ile fazla çalışma karşılığı ücret alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ücret kesinti alacağının kabulüne, fazla çalışma ücret alacağının ise “davacının fazla çalışma ücret alacağı yönünden dinlenen tanıkların davacı ile aynı durumda oldukları, davacının davayı kazanmasında menfaatleri bulunduğu, itibar olunamayacağı ve yapılan fazla çalışmalar ile ilgili olarak davacı tarafça dinlenen tanık beyanları haricinde dosyaya ibraz olunmuş başkaca bir delilin bulunmadığı” gerekçesi ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.01.2011 gün ve 2008/41023 Esas, 2011/1080 Karar sayılı kararı ile “davacı tanıkları ... ve ...tarafından açılan davalarda sırasıyla Dairemizin 2009/41255, 2009/32769, 2009/36311 Esas sayılı temyiz incelemesine konu dosyalarda ve emsal dosyalarda fazla çalışma ücreti taleplerinin kabulüne karar verildiği, davalı işyerinde işçilerin fazla çalışma yaptıkları fakat karşılığında fazla çalışma ücretlerinin kendilerine ödenmediğinin anlaşıldığı, davacının fazla çalışma ücreti talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bir çok içtihadında da belirtildiği gibi işverenle kendi şahsi davaları olması sebebi ile husumeti olan işçilerin tanıklıklarına itibar edilemeyeceği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin “emsal davalarda kesinleşen kararlar nedeni ile fazla çalışma ücret alacağı isteminin kabulü gerektiği” gerekçesi ile verdiği bozma kararı “her ne kadar kesinleşen kararların davacısı olan ve tanık olarak dinlenen bu kişiler davalı ile husumet içinde olsalar da, işin düzenlenmesi ve fazla çalışmalarla ilgili verilen kararlar kuvvetli delil niteliği taşımasına göre, usul ve yasaya uygun olup direnme yerinde görülmediğinden, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Hukuk Genel Kurulu’na 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.