T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/09/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/09/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Davacı vekili, davacı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, daha sonra da davacı üzerine kayıtlı Antalya İli, ...İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine haciz şerhi konulduğunu, sunulan 25/03/2021 tarihli sulh ve ibraname sözleşmesi ile davacının dosya borcunun tamamını temlik eden alacaklı ...'e ödediğini, ibranameden de anlaşılacağı üzere temlik eden alacaklı ...'ün herhangi bir borcun kalmadığını ve hiçbir surette koşul öne sürmeden hacizleri 10 gün içerisinde fekkedeceğini beyan ettiği belgeyi imzaladığını, davalı ...'ün sulh ve ibraname sözleşmesi imza edilmeden önce 05/03/2021 tarihinde icra dosyasını Antalya 3. Noterliğinin ... yevmiye numarası ile ...'e devrettiğini davacının bu durumu ... sonradan haricen öğrendiğini, devir işlemi ile ilgili olarak davacıya herhangi bir temliknamenin tebliğ edilmediğini, temlik alan alacaklı ...'in takibe devam ettiğini ve ilgili taşınmaz için satış aşamasına dahi geçildiğini, Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olup halen devam ettiğini, temlik eden alacaklı ... ve temlik alan ...'in kötü niyetle hareket ederek davacıyı dolandırdığını ve hakkı olmayan bir alacağı tahsil etmeye kalkıştığını, somut olayda davacının temlik eden alacaklıya borcunu ifa ettiğini, icra dosyasında davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, uyuşmazlıkta esas olan davacı, borçlunun borcunu iyi niyetle ve alacağın devri hususu kendisine bildirilmeden ifa etmesi ile borcun sona erdiğini beyanla, davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borcunun olmadığının tespitine, davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, takibin sulh ve ibraname sözleşmesi dikkate alınarak öncelikle teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise bu aşamada hakkaniyete uygun bir teminat ile takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafça Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında aynı sebeplerle takibin iptali isteminin reddine karar verildiğini, 05.03.2021 tarihinde Antalya 3. Noterliği'nin ... Yevmiye nolu Alacağın Devri sözleşmesiyle davalının icra dosyasını dosya alacaklısı ...'den devraldığını, sözleşmenin bir örneğinin Antalya Genel İcra Müdürlüğü'ne ve davacı ...'a noter aracılığıyla tebliğe çıkarıldığını, Antalya 3. Noterliği'nin 05/03/2021 tarih ve ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde vekaletname ile davaya konu icra dosyasından satışa çıkan Antalya ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii ... ada ve ... parsel kayıtlı taşınmazın satışı , satış vaadi sözleşmesi yapılması olmak üzere üçüncü kişi ...'e düzenleme şeklinde vekaletname verdiğini, ... icra dosyasını devralan davalı alacaklı ...'in babası olup ...'ın icra dosyasının devrinden haberi olmadığı iddiası ile iyi niyetli olarak devreden alacaklıya ifada bulunduğu iddiasının bu sebeple gerçeğe aykırı olduğunu, hem alacağın devri sözleşmesi hem de davacı-borçlunun ...'e taşınmazla ilgili vekalet vermesinin aynı tarih ve noter yevmiye numaralarından da anlaşılacağı üzere hemen sonraki işlem olarak aynı noterde gerçekleştiğini, yani davacı-borçlu noterde alacağın noterden devri sözleşmesi yapıldığı sırada dava dışı ...'le beraber noterde olup ...'e vekaletname verdiğini, hem davacı-borçlu hem de hem davalı temlik eden alacaklı aynı anda noterde olup bütün işlemleri beraber gerçekleştirdiklerini, davacı-borçlunun icra dosyasına davaya konu sulh ve ibraname sözleşmesini sunmayıp sadece taşınmazların üzerindeki hacizlerin kaldırılması için başvurduğunu, icra dosyasına yaptığı başvuruda hiç bir şekilde Sulh ve İbraname sözleşmesinden bahsetmediğini, ödeme yaptığını iddia eden davacı tarafın sadece taşınmazlardaki hacizlerin kaldırılması için başvurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, davacı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, İİK m.72/4 uyarınca, davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı alacağın devrine ilişkin sözleşmenin varlığından habersiz olarak iyiniyetle temlik eden alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, ödemeye ilişkin 25/03/2021 tarihli sulh ve ibraname başlıklı belgeye dayanmıştır. Alacağın devrinin borçlu yönünden sonuçlarında iyi niyetle ifayı düzenleyen 6098 sayılı TBK. 186. Maddesinde "Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur." düzenlemesi mevcuttur. Alacağın devrine ilişkin Antalya 3. Noterliğinin 05/03/2021 tarih ... yevmiye nolu devir eden davalı ... ile devralan ... arasındaki sözleşmenin noter tarafından davacıya tebliğ edilemediği, takip dosyasında da tebliğ edilmediği görülmüştür. Davalı tarafça devir alan davalı ...'in babası ...'e aynı noterlikte aynı tarihte yapılan işlem nedeniyle davacının alacağın devrinden haberdar olduğu, dolayısıyla iyiniyet iddiasında bulunamayacağı savunmasında bulunulmuş ise de; aynı noterlikte devir alanın babası ile borçlu arasındaki işlemin borçlunun kötü niyetli olduğu iddiasının ispat için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un "İsticvap" başlığı altında düzenlenen "Konusu" kenar başlıklı 169/2. Maddesinde "İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur. "Aynı Kanun'un "İsticvap olunacak tarafın davet edilmesi" kenar başlıklı 171/2. maddesi ise "Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde, mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır." düzenlemesini içerdiği görülmüştür. Mahkememizce davacının ödeme iddiasına ilişkin olarak söz konusu sulh ve ibraname başlıklı belgedeki imza ve belgenin içeriği hususunda davalı ...'ün isticvabına karar verilmiş, ancak isticvap davetiyesinin davalıya usulüne uygun tebliğine rağmen davalı asilin belgelendirilmiş mazereti olmaksızın duruşma salonunda ,duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı görülmekle belge içeriğini kabul ettiği anlaşılmakla davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. İİK 'nun 72/5. maddesinde; " Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemesi mevcut olup, davalıların alacağın devrini yaptıkları ancak bu durumun iyiniyetle ödeme yapan davacıya bildirilmediği dikkate alındığında haksız ve kötü niyetli olduklarının kabulü ile aleyhlerine takibe konu alacağın %20'si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatına hükmedilmesi" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında aynı gerekçeler ile takibin iptali talepli açtığı davanın reddedildiğini, diğer davalı ...'in söz konusu dosyada ibranamenin geçersizliğini ileri sürdüğünü, eldeki dosyada ise davalı ...'in isticvap edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'in isticvap duruşmasına mazereti nedeniyle katılmadığı halde mazeretinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, davacının alacağın temlikinden haberdar olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tepit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İcra takibinin diğer davalı ... tarafından başlatıldığı, ... tarafından icra dosya alacağının 05.03.2021 tarihinde davalı ...'e temlik edildiği ihtilafsızdır. Davacı alacağın devrine ilişkin sözleşmenin varlığından habersiz olarak, iyiniyetle, temlik eden davalı alacaklı ...'e yapılan ödeme nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, ödemeye ilişkin 25/03/2021 tarihli sulh ve ibraname başlıklı belgeye dayanmıştır. Bu belgede davalı ...'un imzası bulunmayıp, diğer davalı ...'in imzası yer almaktadır. Mahkemece davalı ...'in isticvabına karar verilmiş, davalı ... vekili ise duruşmaya ... için mazeret sunmuş olmasına rağmen, yasal mazeret bulunmadığı gerekçesi ile mazeretin reddine karar verilmiş ise de; ... vekili, müvekkilinin işe yeni başladığını, iş yerinden izin alamadığı için duruşmaya katılamadığını beyan etmiş olup, somut olay yönünden geçerli bir mazeret bulunduğu gözetilmeden karar verilmesi hatalı ise de, davalı ...'ün istinaf talebi bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Ancak söz konusu Sulh ve İbraname başlıklı belgeden davalı ... etkilenmekte olup, hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği ...'ün belge tanığı olarak dinlenerek, belgenin sıhhatinin araştırılması gerekirken davalı ...'dan sadır olmayan 25.03.2021 tarihli belgeye değer atfedilerek davalı ... aleyhine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, Sulh ve İbraname başlıklı belgenin sıhhatinin araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davalı ... vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, yukarıda belirtilen sebepler ile istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin yukarıdaki sebeplerle, ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalılara İADESİNE, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...