Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3900 E. , 2024/7308 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3900 Karar No : 2024/7308 DAVACILAR :1-... 2-... ... 12-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Davacılara ait olduğu iddia edilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazların 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen "Afete Maruz Bölge" statüsünden çıkarılması isteğiyle yapılan başvurunun zımnen reddin
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3900 E. , 2024/7308 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3900 Karar No : 2024/7308 DAVACILAR :1-... 2-... ... 12-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Davacılara ait olduğu iddia edilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazların 03/07/2017 tarih ve 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen "Afete Maruz Bölge" statüsünden çıkarılması isteğiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin Cumhurbaşkanlığı işleminin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacılara ait olduğu iddia edilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanın 05/03/1999 günlü, 99/12556 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile heyelan - kaya düşmesi riski nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmiş, daha sonra alana ilişkin farklı tarihlerde düzenlenen raporlarda önlemli alan olarak gösterilen alanlar 12/12/2016 tarih, 2016/9623 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla anılan karar kapsamından çıkartılmış, dava konusu yapılan 03/07/2017 günlü, 2017/10493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de afete maruz bölge sınırı değiştirilmiştir. Davacıların kendi taşınmazlarının afete maruz bölge sınırı dışına çıkarılması talebiyle yaptıkları 25/06/2024 tarihli başvurularının zımnen reddedilmesi üzerine ise bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; beşinci fıkrasında ise, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, dilekçede dava konusunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta gösterilmesinin yanında iptali istenen işlemin davacının menfaatini nasıl etkilediğinin de ortaya koyulması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; davacılara ait olduğu iddia edilerek ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın afete maruz bölge sınırı dışına çıkarılması talebinin zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 16/10/2024 tarih ve E:2024/2751, K:2024/5766 sayılı kararı ile; davacıların mülkiyet durumunu gösterir belgeler eklenmek suretiyle (belgelerdeki parsel numarasının farklı olması durumunda, farklılığın sebebi açıklanarak ve belgelerle ortaya koyularak) tüm davacıların ... parsele malik olması durumunda tek dilekçe ile, davacıların farklı parsellere malik olması durumunda ise aynı parsele malik kişiler tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenecek dilekçeler ile dava açılması gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, dilekçe ret kararı üzerine sunulan 29/11/2024 tarihli dava dilekçesinde ise; davacıların 57 parsele malik olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptalinin talep edildiği ancak dava dilekçesi ekindeki belgelerin (tapu tahsis belgeleri, sigorta poliçeleri, emlak vergisi bildirimi, yapı kayıt belgesi başvurusu vs.) ... parsel sayılı taşınmaz ile davacıların mülkiyet ilişkisini göstermediği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacıların mülkiyet durumunu gösterir belgeler eklenmek suretiyle (belgelerdeki parsel numarasının farklı olması durumunda, farklılığın sebebi açıklanarak ve belgelerle ortaya koyularak) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun olarak düzenlenecek dilekçe ile dava açılması gerektiğinden, dava dilekçesinin bu nedenle reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz (30) gün içerisinde 3. maddesine uygun şekilde düzenlenmek ve yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE, 2. Dava dilekçesinin bir örneğinin davacılara iadesine, 3.Aynı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre, yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacılara bildirilmesine, 4.Dava yenilenmediği takdirde artan yargılama giderinin davacılara iadesine, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.