11. Hukuk Dairesi 2022/1065 E. , 2023/4135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1912 Esas, 2021/1507 Karar HÜKÜM : Esastan ret, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/454 E., 2019/727 K. Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**11. Hukuk Dairesi 2022/1065 E. , 2023/4135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1912 Esas, 2021/1507 Karar HÜKÜM : Esastan ret, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/454 E., 2019/727 K. Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde devir sözleşmesinin imza tarihinden önce meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelirin rücuen tazmini talebi ile açılan tazminat davasında davanın kabulüne ilişkin İş Mahkemesince verilen kararın kesinleştiğini, karar nedeniyle müvekkilinin 102.264,00 TL ödediğini ileri sürerek 102.264,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak mahkeme kararında yer alan alacağın davacı tarafından talep edilemeyeceğini, dayanak davada birden fazla davalı bulunduğunu, tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, müvekkiline ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin davaya ve icra takibine ilişkin masraf ve faizden sorumlu olmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan "işletme hakkı devir sözleşmesi" hükümlerine göre çözümlenmesinin gerektiği, bu sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre üçüncü kişilerin hak talebinde bulundukları olayın dağıtım faaliyetinden kaynaklanması ve sözleşmenin imzalanması tarihinden önce meydana gelmesinin gerektiği, Bursa 8. İş Mahkemesi'nde 2012/172 E. sayılı davasına konu ödemenin yapılmasına yol açan iş kazası sonucu ölüm olayının davalının sorumluluğundaki dönemde meydana geldiği, ödemeye konu olan iş kazasının dağıtım faaliyetinden kaynaklandığı, bu nedenle olayda devir sözleşmesinin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının oluştuğu, işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihinden önce iş kazasının meydana geldiği, bu nedenle sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödeme yükümlülüğünün TEDAŞ'a ait olduğunun kabul edildiği, tazminat talebine konu olayın sözleşmeye göre ihbarının zorunlu olmadığı, bu halde yapılan ödemenin sözleşme hükümlerine göre geri alınmasının mümkün olduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep edilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle 102.264,00 TL'nin 22.12.2014 davacı ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Davanın zamanaşımına uğradığını, ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 2. İş Mahkemesinde görülen dayanak davada hükmolunan tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, davalının kusur oranının %30 olduğunu, davacının İş Mahkemesinde görülen davadaki davalı dışındaki diğer davalılara rücu etmesi durumunda sebepsiz zenginleşeceğini, bu nedenle eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 3. Şirket bünyesinde çalışan işçinin sözleşme kapsamında üçüncü kişi vasfında olmadığını, davaya konu uyuşmazlığın devir sözleşmesinin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ihtilaf niteliğinde bulunmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, 4. Ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini, davacının kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğunu, dayanak davada alacağın yasal faiziyle hüküm altına alındığını, 5. Müvekkili aleyhine hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan "işletme hakkı devir sözleşmesi" hükümlerine göre çözümlenmesinin gerektiği, bu sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre üçüncü kişilerin hak talebinde bulundukları olayın dağıtım faaliyetinden kaynaklanması ve sözleşmenin imzalanması tarihinden önce meydana gelmesi gerektiği, Bursa 8. İş Mahkemesinde 2012/172 E. sayılı davasına konu ödemenin yapılmasına yol açan işkazası sonucu ölüm olayının davalının sorumluluğundaki dönemde meydana geldiği, ödemeye konu olan işkazasının dağıtım faaliyetinden kaynaklandığı, bu nedenle olayda sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının oluştuğu, işletme hakkı devir sözleşmesinin imza tarihinden önce iş kazasının meydana geldiği, bu nedenle sözleşmenin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödeme yükümlülüğünün TEDAŞ'a ait olduğu, tazminat talebine konu olayın ihbarının sözleşme hükümlerine göre zorunlu olmadığı, bu nedenle yapılan ödemenin sözleşme hükümlerine göre geri alınmasının mümkün olduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep edilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından önce elektrik dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası kapsamında kesinleşen mahkeme ilamına dayalı ödeme emri nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan tahsil edilip edilemeyeciği, hükmedilen faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.