T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1317 KARAR NO : 2026/175 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .../.... Esas - .../... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : Birleşen ... AST…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1317 KARAR NO : 2026/175 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .../.... Esas - .../... Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : Birleşen ... ASTCM'nin ..../.... E. Sayılı dosyasında; DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... günü ....'de sokakta karşıdan karşıya geçerken davalı .... idaresinde olup diğer davalı Şirket nezdinde ... sigortalı .... plakalı aracın çarpması sonucu yaralanıp ameliyat geçirdiğini, trafik kolluğunca tutanağın gerçeğe aykırı tutulduğundan itiraz edildiğini, .... CBS'de tarafından ..../... soruşturmanın devam ettiğini, davacının işini kaybedip yakınlarının yardımı ile geçindiğini, ameliyat nedeniyle aylarca yürüyemediğini, vücudunda kalıcı hasar olduğunu, diğer davalı sigorta şirketinden tazminat talep edilse de kabul edilmediğini belirterek, şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın ve alamadığı maaşlar için 10.000,00 TL maaş alacağının, kaza tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini, kaza nedeniyle çektiği acı ve ızdırap nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dosyaya sunulan bir maluliyet, iş görmezlik veya kazanç kaybına ilişkin rapor bulunmadığı gibi sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik talepleri yönünden aylık gelirini destekleyen belge sunamadığını, ....'ca iş göremezlik ödeneği ödenmiş olabileceğini, davacının kaza tespit tutanağında %100 kusurlu olup, davalıya yüklenebilecek bir kusur yada sorumluluk olmadığını, faizin dava tarihinden işleyebileceğini belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK gereği tüm evraklar tamamlanmadan şirkete başvurulduğunu, geçici işgöremezlik tazminatı, tedavi giderleri ile manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, aylık gelirini destekleyen belge sunulmadığını, kaza tutanağına göre davacının %100 kusurlu olduğu, sigortalatılanın kusuru olmadığından davacıya karşı bir sorumluluğu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerektiğini belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. Birleşen ... ASTCM'nin ..../.... E. sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... günü akşam saatlerinde ....'de sokakta karşıdan karşıya geçerken davalı .... idaresinde olup diğer davalı Şirket nezdinde ... sigortalı .... plakalı aracın çarpması sonucu diz ve bacağında kırık olduğunu, trafik kolluğunca tutanak gerçeğe aykırı tutulduğunu, .... ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde .../... E. sayılı dosyası ile davalı .... hakkında ceza davası açıldığını, Şirkete başvurulsa da sigortalı aracın kusursuz bulunduğundan tazminat taleplerinin reddedildiğini, kaza tarihinden .... tarihine dek çalışamadığını, bu dönemde iş görmezlik ödeneği alsa da düşük olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle vücut bütünlüğündeki zararlar nedeniyle şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın ve şimdilik 1.000,00 TL geçici işgörmezlik tazminatının, ihtar temerrüt tarihi olan ....'den işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir. ..... ASTCM'nin .... tarihli, .../.... E. .../... K. sayılı hükmü ile dosyanın ..../.... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 142.492,52 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 20.475,00-TL'ye yükseltmiştir. B-İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: "...Asıl davanın ve birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E. sayılı davasının kısmen kabulü ile; 4.095,06 TL geçici iş göremezlik ve 24.063,67 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 28.158,73 TL maddi tazminatın; davalı .... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden ise (poliçe limitleri dahilinde sınırlı sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan .... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, -20.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ....'tan alınarak davacıya verilmesine....'' karar verildiği görülmüştür. C-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Karara karşı davacı vekili ve davalı sürücü ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda; .... kadın .... teknik faiz tablosuna göre 120.318,39 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 40.475,32 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, taraflarınca, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul gören TRH 2010 kadın tablosu esas alınarak ıslah dilekçesi ile talep artırımında bulunulduğunu, Mahkemece; bilirkişi raporundaki kusur oranı üzerinden bir kez daha davalı lehine indirime gidilerek, tazminat miktarında hakkaniyete aykırı şekilde ikinci kez azalma yapıldığını, kusur oranı üzerinden mükerrer indirimin hukuka aykırı olduğunu, aktüer raporunda TRH 2010 tablosunun hükme esas alınması gerektiğini, bu hesaplama üzerinden kararda yeniden bir kusur indirimi yapmanın hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun davacı açısından adalete olan güveni sarstığını belirterek, kararın kaldırılarak öncelikle itirazları doğrultusunda düzeltilmesini ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve aşamadaki beyanlarını tekrar etmiş ve ilaveten; kaza tespit tutanağında davacının %100 kusurlu, davalı müvekkilinin kusursuz olduğunun belirtildiğini, kimsenin kendi kusurundan dolayı başkalarını sorumlu tutamayacağını, müvekkilinin tali kusurlu, davacının asli kusurlu olduğunun kararda yer aldığını, davacının parketmiş araçların arasından kontrolsüz ve sürücünün görüş açısından görülemeyecek yerden çıkması sonrasında gerçekleştiğini, kazanın davacının hatalı davranışı sonucu meydana geldiğini, Davacının usule uygun şekilde dosyaya maluliyet, iş görmezlik veya kazanç kaybına ilişkin bir belge (rapor vs) sunamadığını, aylık kazancını da bir belgeyle somutlaştıramayıp davasını ispatlayamadığını, hiç kimsenin kendi kusur ve eyleminden dolayı üçüncü kişi aleyhine kusur izafe edilerek lehine hüküm kurulmasını sağlamaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalının kusur yönünden iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. D-DELİLLER: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... T. .../.... E. .../.... K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı. E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Asıl dava; davacı yayanın, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davalı karşı taraf sürücüsü ile karşı taraf aracının .... sigortacısından vücut bütünlüğünün zarar görmesine ve maaş kaybına dayalı maddi tazminat ile manevi tazminat talebine; birleşen dava ise aynı kazadan dolayı ... Sigortacısından vücut bütünlüğünün zarar görmesine dayalı maddi tazminat ile geçici işgörmezlik tazminatının tahsili talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davalı sigorta Şirketinin ve taraf vekillerinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklikler eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı yaya, davalı şirket nezdinde .... sigortalı aracın sürücüsü davalının kusurlu şekilde çarpması sonucu malul kaldığını, işinden olduğunu belirterek asıl davada beden bütünlüğünün zarar görmesine ve maaş kaybına dayalı maddi tazminat ile manevi tazminat; birleşen davada ise aynı kazadan dolayı ... sigortacısındanbeden bütünlüğünün zarar görmesine dayalı maddi tazminat ile geçici işgörmezlik tazminatı talep etmiş, davalı sürücü asıl kusurlunun davacı olduğunu, davacının zararını ispatlaması gerektiğinden davanın reddini savunmuş, davalı Sigorta Şirketi ise sigortalının kusurlu olmadığını, davacının usulünce başvuru yapmadığını, geçici işgöremezlik, tedavi giderleri ile manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında olmadığından davanın reddini savunmuş, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı yaya ve davalı sürücü tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Davacı istinafında genel olarak; Mahkemece bilirkişi raporunda kusura göre hesaplama yapılmasına rağmen indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğundan düşük tazminata hükmedildiğini ve davanın tam kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı sürücü istinafında genel olarak; kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, kazada davacının tam kusurlu olduğunu, %80 kusur oranına göre yüksek tazminata hükmedildiğini, reddi gerekirken davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Dosyadaki belgelerin incelenmesinde; ATK .... İhtisas Dairesi'nin .... tarihli raporda; "A.Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, .... tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleğinin “temizlik görevlisi” olduğu bildirilmekle benzetilerek grup-1 alınarak: E cetveline göre %15 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, kişinin maluliyet oranının %15 olduğu; A-Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; B-1)Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8(yüzdesekiz) olduğu, C)Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, çelişkiden bahsedilemeyeceği, D)İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, E)Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının" bildirildiği ve bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür. Mahkemece keşfe dayalı alınan .... trafik kusur bilirkişisi raporunda; kazanın oluşumunun ... günü saat .... sıralarında, sürücü .... idaresindeki .... plakalı otomobiliyle ... ilçesinde çıkmaz sokak kontrolsüz kavşağında, caddeden gelip çıkmaz sokağa dönüş yaptığı esnada, yine aynı yerde çıkmaz sokak üzerinde park etmiş araçlar arasından çıkarak karşıya geçmek isteyen ve kontrolsüzce gelen yaya ...'e çarpması sonucu kaza meydana geldiği, sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz ilerlediği kaza anında yola gereken özen ve dikkati veremediğinden %20, yayanın kaza anında karşıya geçişi için güvenli geçiş yerlerini kullanmadığı, güvenli geçiş kuralını uygulamadığı, çarpışmanın otomobilin sol ön kesiminden gerçekleşmesinin, yayanın aniden sürücünün önüne çıktığını gösterdiğinden %80 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu raporun hükme esas alındığı görülmüştür. Dosyada alınan ..... tarihli .... bilirkişi raporunda; seçenekli olarak yapılan hesaplama ile davacının ... tablosuna göre .... kadın tablosuna göre ..... kadın ... teknik faiz tablosuna göre ... TL miktarında davalıdan alacaklı olduğu, ATK'nın olay tarihinden itibaren iş göremezlik süresini 6 ay olarak bildirmesine göre; çalışamaması nedeniyle alamadığı maaşın 6 aylık süre kapsamında 2021 yılında 2,97 ay 7.587,52 TL, 2022 yılında 3,03 ay 12.887,80 TL olmak üzere 20.475,TL olduğu, davacının bu yönüyle 10.000,00 TL talep ettiği, hesaba esas olarak özürlülük oranının tüm vücut yönünden %8 olduğu, SGK'ca bağlanan bir gelir bulunmadığı, davacının kusur oranının %20 olduğunun kabul edildiği görülmüştür. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ... tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Buna göre, kaza tarihi ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri de dikkate alındığında davacının maluliyetinin % 8 kabul edilmesi isabetli olmuştur. Davalı ....'un istinaf sebeplerinin değerlendirmesinde; kazanın oluşum şeklinde bir uyuşmazlık bulunmadığı, Mahkemece keşfe dayalı alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme ve değerlendirme içerdiği, maddi vakıaların doğru nitelenip kusur dağılımın da oluşa uygun düştüğü anlaşılmakla, davalının kusur bakımından istinafı yerinde görülmemiştir. Ancak davalı kusur oranı dikkate alınmadan, fazla tazminata hükmedildiğini ileri sürmüştür. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " Bu madde gereğince hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler YHGK'nın 02/10/2018 T. 2017/17-1098 E. 2018/1384 K.; 02/03/2021 T. 2020/17-41 E. 2021/182 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir. Davacı 20.000 TL manevi tazminat talep etmesine ve %80 kusurlu olmasına rağmen göre manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, davacı dilekçesinde davalı sürücü ....'un tam kusurlu olduğunu ileri sürerek 20.000 TL manevi tazminat talep etmiş olup, bu kusur dağılımına göre davanın tam kabulü isabetsiz olup, davalı ....'un bu yönlü istinaf sebepleri yerindedir. Davalı ...., davacının kaza öncesi gelir durumuna ve kaza sonrası gelir kaybına ilişkin yeterli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. Dosyada mevcut SGK'nın .... tarihli müzekkere cevabından davacıya kaza nedeniyle 11.045,67 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin ödendiği belirtilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda; "Buna göre davacı ....'a SGK tarafından bağlanmış bir gelir veya bir ödeme olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde hatalı bir veriden hareket edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca SGK cevabi yazısında davacının kazadan sonra yine hizmet bildiriminin yapıldığı görülmüş olup, kazadan sonraki 6 ayda davacının işyerinden maaş alıp almadığı hususunda da tereddüte düşülmüştür. Buna göre davalı .....'un bu yönlü istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Davacının istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Mahkemece seçenekli olarak hazırlan aktüerya bilirkişi raporunda ...... faizsiz ve .... faizli olarak hesaplamaların yapıldığı, buna göre ..... hesaplamasının Mahkemece dikkate alınması doğru olmamıştır. Zira .... Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, %1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptali üzerine, Yargıtay da uygulama birliğinin sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde ... tablosunun esas alınması ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirdiğinden; Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda teknik faiz uygulanmadan ... yaşam tablosuna göre iskontolu hesap yöntemine göre yapılan seçenekli hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken, 1,65 teknik faizli hesaplamanın esas alınması hatalıdır. Kaldı ki bilirkişi tarafından artık uygulamada kullanılmayan... ve ..... teknik faizli hesaplamanın da raporda belirtilmesinin, kafa karışıklığı yaratmaktan öte bir faydası bulunmamaktadır. Ayrıca, Mahkemece sürekli işgöremezlik bedelinde rapordaki yanlış kaleme itibar edilip hem de bu bedelden ayrıca kusur oranına göre indirime gidilmesi de hatalıdır. Zira bilirkişi tarafından hesaplanan bedelde zaten kusur oranı gözönünde bulundurulmuştur. Bu itibarla sürekli işgöremezlik geliri bakımından da kurulan hüküm doğru olmamış, bu yönlü davacı istinafı da yerinde görülmüştür. O halde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle SGK'ya yeniden müzekkere yazılarak kaza tarihi olan ......'den ....'ye dek davacının sigortalı olup olmadığının bildirilmesi ile sigortalı ise bu tarihler arasında işyeri tarafından tam yada eksik maaş ödenip ödenmediği konusunda SGK'da bilgi olup olmadığı ile işyerinin bildirilmesinin istenilmesine, kurumda bilgi varsa buna itibar edilmesi; yok ise bu kez kurumca bildirilen işyerine müzekkere yazılarak belirtilen tarihlerde davacıya tam yada eksik maaş ödenip ödenmediğinin bildirilmesinin istenilmesi, dosyaya kazandırılacak bu belgelerden sonra, dosya aynı aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek; davacının sürekli işgöremezlik geliri kaybı bakımından yeniden hesaplama yapılmaksızın belirtilen tarihler içinde davacının geçici işgöremezlik geliri kaybı olup olmadığı (davacının %80'lik kusuru dikkate alınarak) hususunda ek rapor almak, sonrasında tekrardan kusur indirimi yapılmaksızın bu kalemler bakımından değerlendirme yapmak, ayrıca manevi tazminat bakımından da davacının 20.000 TL olan talebi ve %80'lik kusur durumu ile yukarıda açıklanan genel ilkelere göre hakkaniyetli bir manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. Açıklanan nedenlerle; Mahkeme kararı isabetli olmayıp, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ayrı ayrı kabulü ile kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin ve davalı vekilinin ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... T. ..../.... E. .../... K. sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(a-6) bendi gereğince ayrı ayrı kabulü ile; anılan kararın KALDIRILMASINA; davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf eden davacı ve davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davalıya iadesine, 4-)İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*