(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/6061 E. , 2007/7229 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelene…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/6061 E. , 2007/7229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunun 729. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Mahkemece istem hüküm altına alınmış, kararı davalılardan ... temyiz etmiştir. Kural olarak; Türk Medeni Kanunun 718. maddesi uyarınca taşınmaz mal mülkiyetine yasal sınırlamalar ayrık yapılar, bitkiler ve kaynaklar girer. Türk Medeni Kanunun 729. maddesi, 718. maddeye istisna getirmiş ve bazı koşulların varlığı halinde arazi üzerindeki ağaçlar nedeniyle zemini kendisine tescil isteme olanağı tanımıştır. Bunun için; Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerine menkul niteliği taşımayan bitki dikilmiş olmalıdır. Bitki dikenin (taşınmazı bağ ya da bahçe haline getirenin) iyi niyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, ya da 5.7.1944 tarihli 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir. (subjektif koşul) Dikilen ağaçlar yada bağın zeminden açıkça daha fazla değer taşımalıdır. (objektif koşul) Dikilen şeylerin üzerinde bulunduğu arazi parçası, davalıya ait taşınmazın bir kısmı üzerinde kalıyorsa, bu yerin ana taşınmazdan ifrazının mümkün olması gereklidir. İptale konu olacak zemin bedelinin de arsa sahibine ödenmesine karar verilmeli, önceden ödenmiş bedel var ise bu miktar, ödenecek bedelden mahsup edilmelidir. Yukarıdaki koşulları taşıyan bağ yada bahçe sahibi, kanunun kendisine tanıdığı bu kişisel hakkını da bitkileri dikip yetiştirirken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı kullanmalıdır. Taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı bu kişisel hak ancak; bitki dikip yetiştiren kişiyi bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Görülüyor ki; somut olayda dikilen ağaçların değerinin zemin değerinden açıkça daha fazla olduğu bilirkişi raporlarıyla saptanmış, olayda objektif unsur gerçekleşmiştir. Ancak, bir kimsenin Türk Medeni Kanunun 729. maddesinden yararlanabilmesi için yasanın aradığı en önemli unsur ağaç dikenin iyi niyetli olması, diğer bir söyleyişle ağaç diktiği zeminin kendisine ait olduğu ya da mülkiyetinin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesidir.