T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/979 Esas KARAR NO : 2025/1128 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilinin, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından banka hes…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/979 Esas KARAR NO : 2025/1128 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilinin, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından banka hesaplarına konulan bloke ile 16.12.2024 tarihinde haberdar olduğunu, 16.12.2024 tarihinde icra dosyasına vekalet sunularak icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığını, 3. Kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin haciz ihbarnameleri gönderilerek borçlu olarak eklendiğini, ilgili icra dosyasında borçlunun dava dışı ... olduğunu, davalının İİK. 89. Maddesi gereğince borçlu ...'un, müvekkilinin hak ve alacaklarının haczini talep ettiğini, bu doğrultuda 07.10.2024 tarihli birinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, birinci haciz ihbarnamesinin müvekkiline e-tebligat olarak gönderildiğini ancak haciz ihbarnamesi her ne kadar e-tebligat olarak tebliğ edilmişse de müvekkilinin ve çalışanlarının şirketin e-tebligatının bulunduğundan dahi haberleri olmadığını, bu sebeple de herhangi bir e-tebligat kontrolü de yapılmadığını, bir ticaret şirketinin ... sistemini düzenli olarak kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi taleplerinde bulunduğunu, bu ihbarnamelerin de müvekkiline e-tebligat olarak gönderildiğini, akabinde davalının 06.12.2024 tarihli talebi ile müvekkiline 3. Şahsın dosyaya borçlu olarak eklenmesini ve malvarlıkları üzerine haciz uygulanmasını talep ettiğini, müvekkiline ait banka hesapları üzerine haciz uygulandığını beyan ederek davanın kabulü ile, tedbir talebinin kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında müvekkilinin açısından takibin tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına, müvekkili ile dava dışı 3. kişi ...arasında ihbarname tarihi itibariyle mevcut ve geçerli bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığının tespitine, neticeten İstanbul ...İcra Dairesi...E. Sayılı dosyasında müvekkilinin açısından takibin iptaline, İİK. 72. Maddesi gereğince davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " Müvekkilinin takip borçlusu aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak alacağı bulunduğunu, müvekkilinin iş bu alacağın tahsili amacıyla davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, ödeme emrinin tebliğ edilerek takibin kesinleştiğini, iş bu dosya kapsamında dosyada kayıtlı üçüncü şahıs ... Anonim Şirketi'ne alacağın tahsili amacıyla doğmuş ve doğması muhtemel alacaklarının dosya borcuna istinaden müvekkiline yatırılmasına istinaden 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmek üzere davacının elektronik tebligat adresine 89/1 haciz ihbarnamesi çıkartıldığını, akabinde usul ve yasaya uygun şekilde 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiğini ve davacı yanca ilgili ihbarnamelere itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleştiğini, buna rağmen davacı tarafın müvekkiline yönelttiği işbu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, huzurdaki davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini.." savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi...Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. Davacı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi mahkememiz görev alanında olmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu görülmekle; talebin kabulü ile %20 teminat (174.154,58-TL) bedeli ile İstanbul... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında takibin tedbiren durdurulmasına, teminat bedeli yatırıldığında kararın ifası için ilgili icra dairesine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının celbine karar verilmiştir. Davalı vekili 24/12/2024 tarihli dilekçesinde mahkememizce verilen 17/12/2024 tarihli tedbir kararın kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise alacağın %100'ünü karşılar şekilde verilecek teminat mukabilinde devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin tedbire yapmış olduğu itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... Limited Şirketi aleyhine açılan Menfi Tespit (Alım Satım) ilişkin davada; davacı vekilinin 03/01/2025 tarihli talep dilekçesi ile mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmekle; dosya incelenmiştir. Davacı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebinin mahkememiz görev alanında kalmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Talep eden vekilinin hazır bulunması nedeniyle itiraz eden vekilinin bekletme talebinin reddi ile mazeretini kabulüne karar verilerek tefhimle açık duruşmaya devam olunmuştur. İtiraz dilekçesi okunmuştur. Mahkememiz 17/12/2024 tarihli tensip zaptının 5 numaralı ara kararı ile verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına davalı tarafından itiraz edildiği, mahkememize itirazın duruşmalı olarak karar verildiği görülmüştür. İtirazın kabulü ile; İİK 89/3 maddesi uyarınca takibin davacı yönünden menfi tespit davası açılması halinde kendiliğinden duracak olması nedeniyle 17/12/2024 tarihli tensip zaptının beş numaralı ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli ara kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir. Dair talep eden vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunara, usulen anlatılmıştır. Davacı ... Anonim Şirketi vekilinin 24/01/2025 tarihli dilekçesinde icra dosyasındaki tutarın alacaklıya ödenmemesi yönünden karar verilerek icraya müzekkere yazılmasını talep ettiği görülmüştür. Talebin kabulü ile; İİK 72/3 maddesi uyarınca takip toplamı 870.772,97-TL'nin %15 karşılığı olan 130.615,94-TL teminatın yatırılması halinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Dosyada yatırılmış mevcut teminat bulunduğundan kararın ifası için İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili 03/02/2025 tarihli dilekçesinde mahkememizce verilen 27/01/2025 tarihli tedbir kararın kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise alacağın %100'ünü karşılar şekilde verilecek teminat mukabilinde devamına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekilinin tedbire yapmış olduğu itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin mahkememizce verilmiş olan 27/01/2025 tarihli tedbir kararına itiraz ettiği görülmüştür. Dava dilekçesinin ve tensip zaptının davalıya 20/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin davacıya 12/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği,davacı tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinin davalıya 27.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ikinci cevap dilekçesinin davacı vekiline 10.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği, davalı vekili tarafından davacı tarafından açılan 30. icra mahkemesinin 2024/742 esas sayılı dosyaya ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu, Sedat AYKUT'a ait ticaret sicil kayıtlarının dosya arasına alındığı görülmüştür. İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. 2025/169K.sayılı dosyasından verilen 23/09/2025 tarihli görevsizlik kararı üzerine dava dosyası mahkememize 12/12/2025 tarihinde tevzi edilerek yukarıdaki esas numarasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizin 2025/979 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davada daha önce İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/661 E., 2025/169 K. sayılı dosyasında görevsizlik kararı verildiği anlaşılmakla iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olduğu görülmekle, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığın çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine re'sen gönderilmesine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 89/3. Maddesi gereği davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin 2025/2433 Esas, 2025/2817 Karar sayılı, 11/11/2025 tarihli ilamında vurgulandığı üzere; "... Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 2023/5228 Esas, 2023/6468 Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir. Her ne kadar daha önceki kararlarda Dairemizce farklı yönde değerlendirme yapılmış ve aksi yönde kararlar verilmiş olsa da, uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin Yargıtay kararı uyarınca yapılan değerlendirmede, İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, asliye hukuk mahkemesi olduğuna göre, davaya bakmak görevi İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır...". Tüm dosya kapsamından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İİK 89/3. Maddesi gereği davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu; dava konusu İstanbul ... İcra Dairesinin ...E. Sayılı takip dosyasında, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı takip borçlusunun borcundan dolayı, davacıya İİK'nun 89/1-2,3. maddeleri uyarınca haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açtığı, yukarıda atıf yapılan ilamda vurgulandığı üzere İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına ve davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, davanın genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Davada daha önce İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/661 E., 2025/169 K. sayılı dosyasında görevsizlik kararı verildiği anlaşılmakla iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olduğu görülmekle, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığın çözümü için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine re'sen gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve harçların görevli mahkeme tarafından nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere; mahkememizce verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine oybirliği ile tensiben karar verildi. 12/12/2025 Başkan ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Üye ¸E-imzalıdır Katip ¸E-imzalıdır