İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.
davacı vekili dava dilekçesi ve ara beyanlarında özetle; ...Endüstriyel Ürünler İç Dış Ticaret İnşaat ve Sanayi A.Ş. ile davalı ... Mobilya Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. arasında, 2016 yılından beri ticari ilişkiler çerçevesinde davalı şirkete mal ve hizmet satışından doğan faturalar kesildiği, bedellerinin ise sadece bir kısmı tahsil edilebildiği, faturalardan 29.02.2020 tarihli KDV dahil 24.780 TL tutarındaki "Yüzey Hazırhk ve Tamirat Uygulaması (malzeme ve işçilik) ile Akrilik Esaslı Astar ve Kendiliğinden Yayılan Tesviye Şapı Uygulamasına (Malzeme ve İşçilik)" dair GIB2020 000000014 nolu fatura ile her biri 160 TL olan 25 Kg.lık 5 kutu "sıva malzemesi -dış cephe boya-akrilik macun 11 satış bedeli 944 TL olan C- 228842 nolu faturanın bedeli işlerin 2019 yılı Mart ayında bitirilip teslim edilmesine rağmen bugüne kadar ödenmediği, borçlu ile ticari ilişküerin iyi niyetle devam edebilmesi adına fatura bakiyesinin ödenmesi için davalı şirket yetkilileri ile defalarca görüşmeler ve internet ortamında yazışmalar yapıldığı, ticari iyi niyet çerçevesinde bir yıldan uzun bir süre beklendiği. Bakiye alacağın tahsili için Ankara 47. Noteriiğinden ihtarname gönderilmiş ise de, alacağın ödenmemesi üzerine fatura alacaklarının tahsili için Ankara ... Müdürlüğünde 2020/5863 dosya noTu takip ile, 24.780 TL asıl alacak, 19.03.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereğince işlemiş 1.135,75 TL ticari avans faizi, 944 TL asıl alacak ve 43,27 TL işlemiş ticari avans faizi ile birlikte toplam 26.903,02 TL üzerinden 29.06.2020 tarihinde her iki fatura alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, borcunu red ve inkarla, 14.07,2020 tarihinde ödeme emrine itiraz etmiş ise de, itirazlarının hukuki dayanağı bulunmadığı, zira takibe konu faturalardaki malzemeler ile yapılan işçilik ve imalatlara, yazılı hiç bir itirazlarının olmadığı ve yapılan tüm imalatlar 2019 yılı Mart ayında tamamlanıp borçlu şirkete teslim edildiği, bitirilen işlerin tesliminden 1 yıldan daha uzun bir süre geçmesine rağmen borçlu tarafından icra takip tarihine kadar hiçbir yazılı itirazın sunulmadığını, itiraz edilmeyen bu işler için noter ihtarnamesi ile birlikte fatura iade edildiğini, 24.780 TL'lık faturaya konu11 Self-Levellıng Tesviye Şapı Uygulaması" işi için müvekkil şirketin yetkili mintan ... tarafından, internet ortamından mail ile gönderilen 07.03.2019 tarihli 29 TL /m2 teklif fiyatı, davalı şirketin yetkili miman ...tarafından 08.06.2019 tarihli cevap maili ile "Balgat Mağaza Z Kat self -levelling ile vermiş olduğunuz teklif akrilik astar ve self-levelling malzeme + İşçilik 27,00 TL + KDV uygundur. İş bitiminde çıkartılacak metraja göre anlaşılan birim fiyat üzerinden ödeme yapılacaktır" şeklinde gayet açık ve net bir şekilde kabul edildiği, Borçlu şirket takibe konu faturalardan 21.03.2019 tarihli 5 kutu "sıva malzemesi -dış cephe -boya-akrilik macun" satışı bedeli olan 944,00 TL 'lik faturayı itirazsız kabul ederek ticari defterlerine işleyip kaydettiğini, davalı şirket ile tüm fatura ve ödemelerin cari hesap şeklinde çalışıldığını (TTK 89 ve devamı maddeleri), gelen banka havalelerinin cari hesap ekstresine kaydedildiğini, icra takibinden önce Ankara 47. Noterliğinden borçlu şirkete gönderilen 03,03.2020 tarih ve 06361 nolu ihtarname ile; "...29.02.2020 tarih ve ... Fatura no'lu c-Arşiv Fatura ile şirketiniz adına kesmiş olduğumuz 24.780,00 TL fatura borcunuzu ve tarafımıza hala ödememiş olduğunuz başka faturadan kalan 3.575,00 TL borcunuzu işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren en geç 8 gün içerisinde Garanti Bankası Yıldız Şubesi hesabımıza ödemenizi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı" hususlarının ihtar edildiğini, ihtarnamede bahsedilen 3.575,00 TL fatura bakiyesi 2020/5864 dosya no’lu diğer bir icra takibine konulan 424 ABD Dolarının İhtarname tarihindeki $/TL karşılığının (424 $ x 6.2051 TL =2,631 TL) ve 2020/5863 no'lu icra takibine konu edilen 944 TL'lık 21.03.2019 C228842 nolu faturadan kalan bakiyenin toplamı olduğu (2.631 TL + 944 TL = 3,575 TL) 11.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen bu ihtarnameye cevaben davalı borçlu şirket tarafından gönderilen 11.03.2020 tarihli ihtarnamede 3.575,00 TL'lık bakiye fatura alacaklarına da hiçbir itirazda bulunulmadığını, davalı borçlu şirketin arabulucu toplantısında anlaşmaya yanaşmamış ise de, 424 $ tutarındaki bakiye fatura borcununun 2020/5864 nolu icra dosyasına yattığı belirtilerek; haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine İİK 67. maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıdan bir alacağı olmadığı gibi aksine davacıya verdiği zararlar nedeniyle davalıya borçlu olduğunu, imalatı yaptığını ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu, davacının imalatı yaptığını ispatlayamadığını, taraflar arasında akdi bir ilişkinin olmadığı, davacı ile davalı arasında yazılı ve/veya sözlü olarak takip konusu faturada yazılı işler ile ilgili olarak kurulmuş bir akdin bulunmadığı ve takip konusu faturanın davalının defterlerinde kayıttı olmadığını, davacının hizmeti verdiğini, imalatı yaptığını, davacı ile davalı arasında bir akit olduğunu yazılı bir delille ispatlamakla yükümlü olduğunu, uyuşmazlığın niteliği ve miktarı itibariyle tanıkla ispatı kabul etmedikleri, nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2017/394 E, 2018/3129 K. Sayılı 10.09.2018 tarihli içtihadında "Dava, eser sözleşmesinden doğan iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli davasıdır. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazdı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir, 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapddıklan zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikıbinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz İspat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyemi fatura, ile de sözleşme ilişkisinin İspatı mümkündür." denildiğini, salt fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispata elverişli ve yeterli olmadığı, nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2017/5488 E. 2019/3410 K. 22.05.2019 sayılı içtihadında da "Davalının salt fatura düzenlemesi alacağın varlığım ispata yeterli olmayıp, faturada belirtilen hizmetlerin yerine getirildiğini dayanak belgelerle ispatlaması gerekir. Sözleşmede hüküm bulunması hizmetlerin yerine getirildiğini ispata yeterli değildir." denildiği, davacının e-posta çıktısı olduğu iddiasıyla dava dilekçesinin ekinde sunduğu metinde adı geçen ...davacı şirket adına sözleşme kurmaya yetkili olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde e-posta çıktısı olduğunu belirterek sunduğu metinde yazılı olan e-posta adresi Korhan Karaman'm şahsi e-posta adresi (hotmail uzantılı) olup ...'nin kurumsal maili olmadığı için davalı şirketi bağlayıcı olmadığı, Karhan Karaman'ın şahsi e-postasından fiyat teklifi alması, sözleşmenin kurulduğunu ve işin eksiksiz, ayıpsız ve kusursuz şekilde teslim edildiğini ispata yeterli ve elverişli olmadığını, fiyat teklifi almak veya teklif edilen fiyatı onaylamanın sözleşmenin kurulduğunu ispata yeterli olmadığı gibi sözleşmenin kurulduğu ispatlansa bile işin düzgün şekilde yapılarak teslim edildiğini ispatlamaya elverişli olmadığını, ...adlı kişiye hiçbir zaman şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşme ilişkisinin kurulduğu varsayılsa bile tek başına bu durum davacının takip konusu alacağı talep etmesine yeterli olmadığını, davacı ile davalı arasında daha önceki yıllarda bir kısım işler olduğunu, davacının bu kapsamda davalıya ... Mobilya Balgat Mağazasında "Cephe Totem ve Kapı Sövesi Poliüretan Kaplama Uygulaması" hizmetim ifa etmeyi üstlendiği. Ancak davacının işi anlaşmaya uygun teslim etmediği gibi işin ifası sırasında davalıya zarar verdiği, söz konusu "Cephe Totem ve Kapı Sövesi Poliüretan Kaplama Uygulamasının" teknik anlamda renk ve su geçirimsizlik olarak iki farklı fonksiyona hizmet ettiğini, davacının, bu uygulamanın yapılabilmesi için ... Mobilya'dan alt yapıya dair birtakım taleplerde bulunduğunu, ilk olarak uygulamanın yapılacağı yüzeylerin taşıyıcı karkası işveren firma tarafından oluşturulacak, daha sonra bu karkas sistemi su geçirimsiz bir cephe paneliyle (boardex) giydirilmesinin kararlaştırıldığını, uygulamanın yapılabilmesi için, yüklenici firma tarafından cephe panellerinin ince sıva ile pürüzsüz, bir şekilde kaplanması ve birtakım cepheye ait gönye ve şekil problemlerinin giderilmesinin talep edildiğini, davalının davacının bu taleplerini yerine getirdikten sonra davacının teknik uzmanının şantiye alanına davet edilerek yapılan uygulamaların istenilene uygun bir şekilde hazırlandığının teyit edildiğini ve akabinde davacı şirket yetkilisi ...'nun yaptığı incelemelerden sonra yüzey hazırlıklarının uygun olduğunun bildirildiğini, fakat daha ilk uygulama tamamlanma aşamasındayken işin o zamana kadar bitirilmiş kısımlarında yüzey çatlamaları ve yapılan kaplamalarda lokal kopmalar meydana geldiğini, davacı şirket ve davalı şirkete ait teknik personelin bu durum üzerine bir toplantı yaparak kullanılan malzemelerin üreticilerine ait teknik personel desteği istemeye karar verildiğini, kullanılan ürünlerin firmalarına ait teknik personelin, uygulamanın hatalı olduğuna kanaat getirmiştir ve davacıyı nasıl uygulama yapması gerektiği konusunda bilgilendirdiğini, davacının bu teknik bilgiler doğrultusunda tekrar işbaşı yaptığını fakat uygulama esnasında bir önceki uygulamaya dair hataların tekrarlandığının görüldüğünü, davacı elemanlarının davalı yetkilileri tarafından uygulama esnasında uyarıldığını ancak sonucu görebilmek için uygulamaya devam ettirilmesini talep etmeleri üzerine buna müsaade edildiğini, fakat bu ikinci uygulama da bir önceki seferde olduğu gibi yine başarısız sonuç verdiğini ve işin davalıya teslim edilemediğini, ancak davacının hatayı düzeltmek için bir uygulama daha yapma talebinde bulunduğunu, üçüncü uygulamanın yapılması için bir onay daha verildiğini, süreç gerçekleşirken davacı firmanın başka taşeronlar tarafından yapılan ve sorunsuz teslim alınan diğer uygulamalara kalıcı zararlar verdiğini, zararın kapsamı ve tekrar yapılmak zorunda kalınan imalatlarını cephe totemi yapılırken, teras katına dökülen epoksi reçine astara zarar verildiğini, Epooco firmasına yapünlan poliüretan coating renk uygulamasının terasta bulunduğu, imalatı yapan firma (Epocco) yetkilisinin sahaya davet edildiğinde zarar gören yüzeyin ancak bir kazıma işlemiyle giderilebileceğinin bildirildiğini, buna istinaden görselliği etkileyen hiçbir renk ya da teknik detay değiştirilmeden 400 m2 uygulamanın baştan yapılmak zorunda kalındığını, aynı epoksi reçinenin teras parapetleri üzerinde bulunan elektrostatik toz boyanın metal harpuştaların üzerine dökülmesi sonucu dökülen bölgedeki metal harpuştaların yenileri ile değişiminin yapılması gerektiğini, uygulamayı yapan firmanın malzemenin muhteviyatı gereği yeniden yapılmasını ön gördüğünü, ancak bu uygulamanın lokal olarak gerçekleştirilebileceği için revizyonun kısmî bir şekilde uygulandığını, bu iş için, revizyon nedeniyle ikinci kez bedel ödendiğini, giriş bölümü kapı sövesinde ilk yapılan uygulamanın kaldırılması amacıyla kullanılan spiral makinası temas etmemesi gereken alüminyum yüzeylere temas etmiş ve üzerindeki boyanın tamamen çıkmasına sebep olduğunu, alüminyum doğramanın üretim ve montajını yapan APS alüminyum teknik yetkilisi sahaya davet edilmiş ve tahribat gören doğramanın tadilatının yeniden yapımının zamansal ve maddi yönlü daha pratik ve doğra bir yöntem olduğuna karar verilerek yapılan ikinci uygulamanın firma tarafından ikinci kez fatura edildiğini, davacının verdiği zararlar nedeniyle, alt yapıya dair kullanılmış olan dış cephe panelleri ve yüklenici firma tarafından talep edilmiş olan pürüzsüz ince sıva uygulamasının zayi olduğunu, bu uygulamayı yapan ... inşaat yetkilileri ve teknik personeli tarafından zayii olan uygulamalar tutanak altına alındığını, davacının istediği yüzey hazırlık çalışmaları için maliyete katlandığı halde işin sonunda farklı bir yöntem ile cephe totemi ve söve yapılmış, dolayısıyla davacının kusuru ile yüzey hazırlık çalışmaları için olması gerekenden fazla ve mükerrer bedeller ödenmek zorunda kalındığını, cephe panelleri ve sıvası sökülürken alüminyum doğrama montajı yenilenirken yapılan cam ham maliyetleri, moloz atımları ve gelen işçi yevmiyelerinin davalıya ait maaşlı personel tarafından gerçekleştirildiği için personele fazla/mükerrer ödeme yapmış olmaktan kaynaklı zararlarının olduğunu belirtilerek, takip konusu alacağa mesnet olarak davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı için davacının takipteki alacağı talep edemeyecek olması nedeniyle davanın reddi, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi hususları arz ve talep edilmiştir. BİRLEŞEN ANKARA 5. ATM'NİN 2021/130 E. SAYILI DOSYASINDA; DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline karşı Cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama işlerini üstlendiğini, 3 adet uygulamaya rağmen işlerin teslim edilemediği ve ilaveten mevcut imalatlara verilen hasarlar nedeniyle müvekkilinin zararına sebebiyet verdiği belirtilmiş ve asıl davada cevap dilekçesinde yer alan zarar kalemleri sayılarak; ikinci defa yaptuılmak zorunda kalınan imalatlar, alüminyum doğrama, moloz atım bedelleri ve şirket çalışanlarına ekstra ödenen ücretlerinin asıl davada davacı alacağının bulunması durumunda hesaplanacak bedelden birleşen dava kapsamındaki zararlarının mahsup edilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya zarar verdiği iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama uygulaması hakkındaki zarar iddialarını kabul etmediğini, takas - mahsup talebinde bulunduğunu, teras katındaki zemin uygulaması hakkında zarar uygulamasını kabul etmediklerini, davacı tarafın iddia ettiği alüminyum doğramaların ve camların söküm maliyet ve zararlarının müvekkili şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin işini teslim etmek amacıyla boya türünü poliüretandan dış cephe akrilik boyaya çevrilerek sorunu ortadan kaldırma önerilerini yüzeyde ısrarla poliüretan boya ile bitiş istediğini belirterek reddettiğini, bu uygulamayı başka bir firmaya yeniden yaptıracağını belirttiğini, netice olarak davacının kendisinin fikir değiştirip vazgeçmesi nedeniyle mevcut sistemi komple değiştirip, kompozit kaplama işlemi uyguladığını, davacının müvekkil şirkete işini bitirip teslim etme şansı vermeyerek uygulama sistemini komple değiştirmesinden ötürü fazla ve mükerrer bedeller ödemiş ise sonuçlarına ve söküm, moloz, hammaliye vb ile mağazasının açılmasındaki gecikme maliyetlerine kendisinin katlanması gerekeceğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER:Tarafların ticari defter ve belgeleri, keşif, bilirkişi raporu ve ek raporları, Ankara ... Müdürlüğünün 2020/5863 E. Sayılı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE:Dava, asıl dosyada eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olarak İİK 67. Madde hükümlerine göre açılmıştır. Davacı vekili, asıl dosyada dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalı şirketin (... Mobilye ... Mağazası'nda) ''cephe totem ve kapı sövesi poliüretan kaplama uygulaması'' işi yönünden sözleşme yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından edimlerin yerine getirildiğini, karşılığında 29/02/2020 tarih ve ... Numaralı toplam bedeli 24.780,00-TL olan ve ayrıca 21/03/2019 tarih ve C/228842 numaralı olup toplam bedeli 944,00-TL olan iki adet fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, bu hususta Ankara ... Noterliğinin 03/03/2020 tarih ve 06361 numaralı ihtarnamesi ile davalının ihtar edildiğini ancak ödeme yapılmaması üzerine davaya konu Ankara ... Müdürlüğünün 2020/5863 E. Sayılı dosyası ile söz konusu iki fatura dayanak gösterilerek genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ile % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.