3. Hukuk Dairesi 2024/4075 E. , 2025/2669 K. MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1321 E., 2024/1355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tarsus 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2023/178 E., 2023/259 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafın…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4075 E. , 2025/2669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1321 E., 2024/1355 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tarsus 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2023/178 E., 2023/259 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müteveffa ...'in jinekoloğu olan davalı ...'in gözetiminde normal doğum yapmak üzere diğer davalı ... Hastanesine başvurduğunu, 09.09.2016 günü doğum sırasında ve sonrasında davalı anestezi uzmanı ... tarafından uygulanan hatalı Epidural anestezi enjeksiyonu sebebiyle gelişen komplikasyonlar sonucu fenalaşıp akabinde 02.11.2016 günü Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Reanimasyon bölümünde vefat ettiğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca, ölüm nedeninin ve davalıların sorumlu sorumluluklarının Mahkemece tespiti ile, eşi ve üç çocuğunun destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik toplam 1.600,00 TL maddi tazminatın, her bir davacı için 25.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte ve müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; kendisinin müteveffanın doğumunu yaptıran doktor olduğunu, hastaya epidural anestezi dozunun yapılması ile ilgili olarak ilacın yapılma şekli, dozu ve zamanının ayarlanmasını anestezi uzmanın belirlediğini ve bu uzmanın bilgisi dahilinde ilaçların uygulanmakta olduğunu, bu nedenle anestezi uzmanı olan ... tarafından bu uygulamaların yapıldığını ayrıca dava dilekçesindeki tüm iddiaların bilimsel gerçeklerden yoksun, mesnetsiz iddialar olduğunu ve tarafına atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. 2. Davalı ... vekili; hastanın ölüm sebebinin doğum sırasında ve sonrasında uygulanan epidural anestezi enjeksiyonu olmadığını, şikayet üzerine Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma dosyası açılmış ve bu dosyanın halen derdest olduğunu, bu dosyanın neticesi alınmadan dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yanlış ve hatalı tıbbi uygulama neticesinde uğranılan maddi ve manevi zarar iddiası ile açılmış olduğunu, söz konusu sorumluluğun Mesleki Sorumluluk Sigortası ve tıbbi kötü uygulamaya ilişkin mali sorumluluk kapsamında olduğundan olay tarihini kapsayan poliçe nedeniyle davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesine karar verilmesini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, davalılara atfedilebilecek bir tıbbi kusurun olmaması, mütevaffanın onam formunu imzaladığı, bu şekilde aydınlatıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, Üniversite Hocalarından oluşan bilirkişi raporunda açıkça müteveffaya uygulanan anestezinin hatalı olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesince raporun yanılgılı şekilde yorumlandığını, epidural dozun hatalı uygulandığını ve ölümün bu nedenle gerçekleştiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırı hareketi iddiasına dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Vekil vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yolun seçilmesi gerekir. (Tandoğan, Borçlar Hukuk Özel Borç İlişkileri, Cilt, Ank. 1982, Sh.236 vd) Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, vekalet görevini gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşu için de geçerlidir. Dosyada talimat ile aldırılan, 28.06.2018 havale ve Çukurova Üniversitesi Hocalarından oluşan bilirkişi heyet raporunda; . "ağrısız doğum için yapılan epidural aneljezide birtakım komplikasyonlar yaşanabileceğini, komplikasyonları önlemek için Epidural aralığa takılan kataterin subaraknoid veya intravaskuler alanda olmadığını doğrulamak için test dozu yapılmasının zorunlu olduğunu, ancak dosyaya kazandırılan tüm bilgi ve belgelerden bu test dozunun somut olayda yapılmadığının anlaşıldığını, hastanın ağrısını kesmek için epiduralden yapıldığı ifade edilen 5CC içinde 7.5 mg Bupivakain ve 10 ug Fenatanilin epidural aneljezi için kılavuzun önerdiği volum ve dozlardan düşük, test dozuna yakın olduğu( önerilen test dozu 3CC içinde 7.5 mg Bupivakain), . Doğum sırasında ağrıyı kesmek için epiduralden yapılan ilk dozdan sonra Kadın Doğum uzmanı tarafından hastada "konuşma güçlüğü, halsizlik ve uykuya meyilli" olduğunun, Kurumun tespit edildiği bu durumun anestezi uzmanına iletildiği, Dr Bülent tarafından bu durumun mütevaffanın astım hastalığına bağlandığı ve oksijen desteğiyle bronkodilatör tedavi verildiği, . Gece hastaya yapılan ilaç dozunun epidural aneljezi için volum ve doz olarak yapılabileceği, gece yapılan ilaç dozunun doğum sırasında yapılandan az olmadığı, doğum sırasında yapılan epidural enjeksiyon sonrası hastada motor blok geliştiği, daha sonra gece yaşanan talihsiz durum sonrası hastada beyin fonksiyonlarının tamamen düzelmemesi, müdahalenin zamanında yapılmadığını veya yapıldıysa yeterli olmadığını, hastaya takılan epidural kataterin yerine test dozuyla doğrulanmamış olması nedeniyle yapılan ilaç enjeksiyonundan sonra hastada oluşan "ayağa kalkamama, konuşma güçlüğü, halsizlik ve uykuya eğilim" olduğu hastada mevcut olan astım hastalığı nedeniyle bu klinik durumun karıştırıldığı, epiduralden yapılan ilk ilaç dozunun klavuzun önerdiği ilaç dozundan düşük olmasına rağmen oluşan "ayağa kalkamama, konuşma güçlüğü, halsizlik ve uykuya eğilim"in kataterin epidural mesafede olmadığını, ve spinal aralıkta olduğunu düşündürdüğü, test dozu yapılmamış olmasına rağmen doğum sırasında yapılan ilk dozun test dozu olarak değerlendirilip, gece daha yüksek dozda ilaç yapılmaması gerektiği" şeklinde tespitler mevcuttur. Alınan bu rapor ile müteveffaya uygulanan Epidural anestezinin hatalı olduğu ve verilen hizmetin kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. O halde mahkemece, anılan bu rapora itibar edilerek davacıların taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.