Başvuru, ceza infaz kurumu koşullarında tedavi imkânı bulunmayan bir sağlık sorununa rağmen infazın ertelenmesine karar verilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumu koşullarında tedavi imkânı bulunmayan bir sağlık sorununa rağmen infazın ertelenmesine karar verilmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/3/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1958 doğumlu olup başvuru tarihi itibarıyla akciğer kanseri tedavisi görmektedir. Başvurucu, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2013 tarihli kararıyla 22 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış ve karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta iken Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Onkoloji Hastanesi tarafından yapılan tetkikler sonucunda akciğer kanseri teşhisiyle tedavi altına alınmıştır. Başvurucu, tedavisinin sağlık koşullarına uygun olarak ceza infaz kurumu şartlarında yapılmasının mümkün olmadığını belirterek cezasının infazının ertelenmesi talebinde bulunmuştur. Bu kapsamda başvurucunun anılan talebi değerlendirilmek üzere sevk edildiği Gazi Yaşargil Hastanesince 2/2/2016 tarihinde “Hükümlünün maruz kaldığı hastalık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettireme[yeceği]” yönünde rapor düzenlenmiştir. Anılan rapor üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (Savcılık) tarafından Adli Tıp Kurumundan infazın ertelenmesi hususunda rapor istenmiştir. Adli Tıp Kurumunun 7/3/2016 tarihli raporunda; başvurucunun hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, infazının altı ay süreyle ertelenmesinin uygun olacağı, ertelemenin sonunda hastanın tekrar muayeneye gönderilmesi durumunda Anayasa’nın maddesi bakımından değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Savcılık tarafından Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne gönderilen 25/3/2016 tarihli yazıda başvurucunun cezasının infazının ertelenmesi durumunda “toplum güvenliği bakımından somut ve ağır bir tehlike oluşturup oluşturmayacağı” konusunda araştırma yapılması istenmiştir. Emniyet tarafından yapılan araştırma başvuru tarihinde tamamlanmış değildir. Savcılık, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda hastalık nedeniyle infazın ertelenmesi ile sürekli hastalık nedeniyle af hususlarının birlikte değerlendirilmesinin çelişki oluşturduğu gerekçesiyle Adli Tıp Kurumundan tekrar rapor istemiştir. Başvurucu, ceza infaz kurumu koşullarında tedavisinin mümkün olmadığını ve cezasının infazının ertelenmesine ilişkin talebinin sürüncemede bırakıldığını belirterek 29/3/2016 tarihinde tedbir talebiyle bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun sunduğu bilgilerin tedbir talebini sağlıklı bir şekilde karara bağlamaya yeterli nitelikte olmadığını gözeterek ve benzer olaylarda takip ettiği usule uygun olarak başvurunun yapıldığı gün Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından (süreli) bilgi ve belge istemiştir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anayasa Mahkemesine gönderilen 5/4/2016 tarihli cevapta özetle, Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunun fiziki koşullarının ve imkânlarının yeterli olmaması nedeniyle başvurucunun 30/3/2016 tarihinde Metris R (Revir) Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sevkinin sağlandığı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından 5/4/2016 tarihinde Metris Ceza İnfaz Kurumunun bağlı bulunduğu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından başvurucunun durumu, tutulduğu kurumun koşulları, infazın ertelenmesi talebine ilişkin süreç ile yapılan diğer işlemlerle ilgili bilgi ve belge istenmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anayasa Mahkemesine gönderilen 6/4/2016 tarihli yazıda, başvurucunun revir tipi ceza infaz kurumunda tutulduğu, 1-3 kişilik odalarda yirmi dört saat doktor ve sağlık görevlileri gözetiminde olduğu, yeniden Adli Tıp Kurumuna sevke ve infazın ertelenmesine ilişkin işlemlerin devam ettiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi 7/4/2016 tarihli ara kararıyla tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, başvurucunun kişisel durumuna ve sağlık durumuna ilişkin değerlendirme sürecinin hızlandırılmasının istenmesine karar vermiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14/4/2016 tarihli kararıyla, başvurucu hakkında hükmolunan cezanın infazının 14/10/2016 tarihine kadar altı ay süreyle ertelenmesine ve süre sonunda infaz durumunun yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere,birsürebulunmadığıtakdirdebirer yıllık dönemleregöre bu fıkrada yazılı usule uygunolarakincelettirilir.İncelemesonuçlarınagöregeribırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir....(6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.”