4. Hukuk Dairesi 2022/15652 E. , 2024/4874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi TARİHİ : 28.09.2022 SAYISI : 2020/1900 E., 2022/2134 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2019/453 K. Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar ve
**4. Hukuk Dairesi 2022/15652 E. , 2024/4874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi TARİHİ : 28.09.2022 SAYISI : 2020/1900 E., 2022/2134 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2019/453 K. Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın tüzel kişi temsilcisi olduğu Bugün Gazetesi'nin 01.12.2014 tarihli nüshasının 13 üncü sayfasında yayınlanan "Önce Sabah-ATV'nin yolsuzluğunu çözün" başlıklı gerçek dışı haber ile müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ticari itibarlarının sarsıldığını, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, haberde geçen söz ve ifadeler ile müvekkillerinin kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirterek her bir müvekkili için ayrı ayrı 150.000,00'er TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber tahsili ile kararın Bugün Gazetesi ve tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; gazetenin sorumlu müdürü olduğunu, 5187 sayılı Basın Kanunu'na göre husumet düşmeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/499 Esas 2017/3 sayılı kararı ile dava konusu gazetenin yayın sahibi davalı... Basın ve Basım San. Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin sona erdirilerek Hazine'ye devredildiği, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 16 ncı maddesinde "Kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne husumet yönetilen davalarda, mahkemelerce; 15.08.2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmüne yer verildiği, davalı... Basın ve Basım San. Tic. A.Ş.'nin yayın sahibi, ...'nın tüzel kişi temsilcisi, ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılmakla 675 sayılı KHK 16 ncı maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 06.06.2017 tarihli 2017/628 Esas 2017/741 sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların... Basın ve Basım Sanayi Ticaret A.Ş. ve ...'e yönelik davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacıların talepleri ile ilgili idari makama, kararın tebliği tarihi itibariyle otuz günlük hak düşürücü süre içerisinde başvurabileceklerine; davalı ...'ya yönelik talebin ise pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 13.11.2017 tarih, 2017/4093 Esas, 2017/7162 Karar sayılı ilamı ile; "...davacılar, davalı...yı tüzel kişi temsilcisi olarak davalı gösterdiklerinden ve dava konusu gazete nüshasında davalı Gökhan’ın tüzel kişi temsilcisi olduğu anlaşıldığından 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 13/1 inci maddesi uyarınca "Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur." düzenlemesi karşısında davalıya husumet düşer. Bu nedenle istinaf başvurusunun esastan inceleme yapılarak sonuçlandırılması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli 2018/125 Esas 2018/313 Karar sayılı ilamı ile davalı ...'nın husumet ehliyetinin yayın sahibi şirkete bağlı olduğu ve şirketin kapatılması ile temsilin de sona ereceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Dairemizin 11.10.2018 tarih, 2018/3338 Esas, 2018/6140 Karar sayılı ilamı ile; "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; kararı davacılar vekili, davalılardan...ya yönelik hüküm yönünden temyiz etmiştir. Davacının davalı...ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu cümleden olarak; adı geçen davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun dosyada mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle esastan karara bağlanması gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Şu halde, mahkemece uyulan ilam doğrultusunda hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. C. Üçüncü Bozma Kararı İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli 2019/2 Esas 2019/453 sayılı kararı ile dava dışı İstanbul Milletvekili ...ın yazılı açıklamalarından yola çıkılarak dava konusu haberin yapıldığı, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, yayının verilmesinde kamu yararı bulunduğu, habere yönelik toplumsal ilgi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 13.10.2020 tarih, 2020/2441 Esas, 2020/3358 Karar sayılı ilamı ile; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 nci maddesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosyanın, kararı veren bölge adliye mahkemesine veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderileceği düzenlenmiştir. Şu halde; belirtilen yasa maddesi gereği Dairemizin 11.10.2018 gün, 2018/3338 Esas ve 2018/6140 Karar sayılı bozması, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 20.03.2018 gün 2018/125 Esas ve 2018/313 sayılı kararına ilişkin olduğundan bozma konusunda karar verme yetki ve görevi adı geçen Bölge Adliye Mahkemesine ait olup İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın temsilcisi olduğu gazetenin 01.12.2014 tarihli nüshasında yer alan "Önce Sabah-ATV'nin Yolsuzluğunu Çözün" başlıklı haberin İstanbul Milletvekili ...ın yazılı açıklamasına ilişkin olduğu ve gazetenin açıklamayı hiçbir özel yorum katmaksızın haberleştirerek okuyucuya aktardığı; yayının, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, davacıların kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının temsilcisi olduğu gazetede yapılan haberin gerçek dışı olduğunu, okuyucu ve kamuoyu nezdinde olumsuz algı oluşturmaya çalışıldığını, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin çelişkili olduğunu, dava dışı ...ın açıklamalarının ekleme yapılmadan haber yapılmasının yayını hukuka uygun hale getirmeyeceğini, müvekkillerinin itibarının sarsıldığını verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'nın tüzel kişi temsilcisi olduğu Bugün Gazetesi'nin 01.12.2014 tarihli nüshasının 13 üncü sayfasında yayınlanan "Önce Sabah- ATV'nin yolsuzluğunu çözün" başlıklı haber nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 13, 26, 28 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, haberin toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu ve davacıların kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı, kaldı ki basının, okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması karşısında, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğundan da söz edilemeyeceği; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.