Başvuru, başvurucunun sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik söylediği sözler nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik söylediği sözler nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1976 yılında İstanbul'da doğmuştur. Kendini Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tanımlayan başvurucu; radyo programı, televizyon programcılığı, köşe yazarlığı, oyunculuk ve yazarlık yapmaktadır. Başvurucunun azınlıkların sorunlarını işlediği program ve yayınları bulunmaktadır. Ö. Alman Yeşiller Partisi eş başkanıdır ve Türkiye'den Almanya'ya göç eden bir ailenin oğludur. 17/3/2015 tarihinde bir grup Alman milletvekili tarafından yapılan Ermenistan ziyareti sırasında Ö. sözde soykırım anıtının önüne çelenk bırakmış ve Türkiye'yi sözde soykırımı tanımaya davet etmiştir. Bir haber sitesi www.twitter.com (Twitter) isimli sosyal paylaşım sitesinde "[Ö.] Ermenistan'da Soykırım Anıtına Çelenk Koyup Türkiye'yi Ermeni Soykırımını Tanımaya Çağırdı" başlıklı haber ile Ö.nün Ermenistan ziyareti ve yapmış olduğu açıklama hakkında bilgi vermiştir. Haberin yayımlandığı tarihte Ankara Büyükşehir Belediye başkanı olan İ.G. (davacı) söz konusu habere bağlantı vererek Twitter'daki kişisel hesabından bir paylaşımda bulunmuştur. Davacının paylaşımı "Alman Yeşiller Partisi MV'ne merakımdan soruyorum.. Lütfen cevap ver [Ö.] ... Senin kökenin Ermeni mi?" şeklindedir. Davacının paylaşımının ardından başvurucu, Twitter'daki şahsi hesabından;"Cevap ver [Ö.] ?""m.g. ermeniymiş bağrıma taş basıp deyiverdim", "Sana resmen Ermeni dedim. Dava aç bence? @06m.g.","Başkenti resmen Ermeni'ye vermişler Yazıklar olsun...","Abi Pazar günü bekliyorum kiliseye? @06m.g.", "Hep beraber yastayız... #m.g.ermeniymiş", "Yeterince durumu izah ettiysek tamamdır. [G.] iğrenç bir adam. Ve bin yıldır dediğim gibi: Yaşasın halkların kardeşliği" şeklinde paylaşımda bulunmuştur. Davacı, başvurucu tarafından kullanılan ifadelerin hakaret içerdiği ve bu sözler ile kişisel haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla 23/3/2015 tarihinde manevi tazminat davası açmıştır. Cevap dilekçesinde başvurucu, yaptığı paylaşımların davacı tarafından yapılan kışkırtıcı paylaşımlara cevap niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, davacının daha önceki açıklamalarında da Ermenilerin hainlik eden ve başkalarıyla iş birliği yaparak ülkeye kötülük yapan bir etnik grup olduğunu ima ettiğini belirtmiş; davacının bu eylemlerinin nefret söylemi olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu; davacının daha önce de görsel medyada ve Twitter'da Ermenilere yönelik aşağılayıcı sözler sarf ettiğini, Ermeni kelimesini hakaret ve alçaltıcı bir sıfat olarak kullandığını belirterek davacının Ermenilere karşı sistematik olarak sözlü saldırıda bulunduğunu iddia etmiş ve dilekçesinde bu iddiasını temellendirmek amacı ile iki ayrı örnek vermiştir. Bu örneklerden ilki davacının 14/10/2014 tarihli "Ama doğuda Kürt geçinip aslında kökeni ateist Ermeni olanlar var...(Bu arada vatanına bağlı Ermeni kardeşlerimizi tenzih ederim)." şeklindeki Twitter paylaşımıdır. Yine katıldığı televizyon programlarında davacı tarafından kullanılan "HDP listesinde 100 Ermeni milletvekili var. Parlamentoya girecek olurlarsa ilk işleri Avrupa Parlamentosu'na gidip Ermenistan'ın özgürlüğünün verilmesini isteyecekler. Bunların önümüzdeki dört sene için planları budur... Güneydoğu'daki bütün Kürtleri kaçırmak için baskı yapacaklar ve öldürecekler dövecekler, tehdit edecekler. Böylece Doğu ve Güneydoğu'yu boşaltıp Ermenilere kalmasını sağlayacaklar. Yapacakları plan bu.. Kobane olaylarında 6-7 Ekimde Kur'an, Kur'an kursu cami yaktılar. Hiç Kürt, Müslüman cami yakar mı? Ateist, Zerdüşt, Marksist olan Ermeniler yakar. Bunlar Kur'an'a, camiye düşmanlar... Seçimden sonra Ermeni PKK'yı tarihe gömeceğiz..." şeklindeki ifadeler de başvurucu tarafından davacının Ermeni milletini aşağılama ve kötü gösterme amacı ile yapmış olduğu açıklamalara örnek olarak gösterilmiştir. Kışkırtıcı bir üslup benimseyen davacı tarafından hukuk yollarının kendisi ile aynı görüşte olmayan bireyleri yıldırmak amacı ile kullanıldığını, bugüne kadar binlerce kişiye karşı dava açıldığını ifade eden başvurucu, bu bağlamda hakkında açılan davanın da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) görülen dava sonucunda davanın kısmen kabulüyle başvurucunun 500 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Davacının önceki bazı beyanlarında başka kişiler hakkında da Ermeni oldukları yönünde aşağılayıcı ifadelerde bulunması nedeniyle bu sözleri eleştiri ve ifade açıklaması amaçlı olarak kullandığını savunmaktadır. Davacının konumu, siyasi kişiliği itibariyle kamuoyu gündemine yansımış söz ve davranışları nedeniyle bunlara karşı yapılacak eleştirilere katlanması beklenir. Ancak bu eleştirilerin düşünce açıklaması ve eleştiri sınırları içinde kalması doğrudan kişiliğe yönelen ağır ve aşağılayıcı ifadeler içermemesi gerekir. Davacının gerek davaya konu yazıdan önceki sözü, gerekse önceden kamuoyuna yansımış sözleri sonrasında kendi kökeni de Ermeni olan davalı tarafından kullanılan davaya konu sözlerin önemli bir bölümün ağır eleştiri nitelikli olmakla birlikte 'iğrenç' sözü içerdiği anlam itibariyle (insanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren) ifade açıklaması ve eleştiri sınırları dışında doğrudan davacının kişiliğine yönelik aşağılama niteliğindedir. Bu nedenle davalının hukuka aykırı biçimde davacının kişilik haklarına zarar vermiş olduğundan manevi tazminattan sorumludur." Kararı temyiz eden başvurucu temyiz dilekçesinde; manevi tazminata hükmedilebilmesi için sözlerin muhatabı olan kişinin kişilik değerlerine yönelik haksız bir saldırının bulunması gerektiğini, dava konusu paylaşımlarda bulunmasının esas sebebinin davacının önceki eylemleri olduğunu, kullandığı sözlerin Mahkeme tarafından bağlamından koparılıp yalnızca "iğrenç" kelimesine odaklanılarak manevi tazminata hükmedildiğini belirtmiştir. Kararı inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi 11/12/2018 tarihli ilamla hükmün onanmasına karar vermiştir. Bu karar başvurucuya 8/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Sorumluluk” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Koray Çalışkan, B. No: 2014/4548, 5/12/2017, §§ 17-23; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, §§ 29-