11. Ceza Dairesi 2016/1283 E. , 2018/2049 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat ... İletişim isimli cep telefonu bayisinin sahibi ve sorumlusu olan sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında; 03.04.2012 tarihli ekspertiz raporunda, abonelik sözleşmelerindeki katılan adına atılan imzaların katılanın eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, işyeri çalışanı o…
**11. Ceza Dairesi 2016/1283 E. , 2018/2049 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat ... İletişim isimli cep telefonu bayisinin sahibi ve sorumlusu olan sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında; 03.04.2012 tarihli ekspertiz raporunda, abonelik sözleşmelerindeki katılan adına atılan imzaların katılanın eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, işyeri çalışanı olan tanık ...'ın alınan beyanında, abonelik sözleşmelerini sanığın isteği üzerine düzenlendiğini söylemesi ve suçtan elde edilen menfaatin sanığa ait olması karşısında; suçun sübut bulduğu gözetilerek, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip sanığa önödeme önerisinde bulunulmasında ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.