DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/45 E. , 2024/1107 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/45 Karar No : 2024/1107 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Barosu Başkanlığı KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Huk. ve Mevz. Genel Müd. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218, Temyiz No:2022/322 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/45 E. , 2024/1107 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/45 Karar No : 2024/1107 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Barosu Başkanlığı KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Huk. ve Mevz. Genel Müd. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218, Temyiz No:2022/322 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine ilişkin 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ile 9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini tespit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ve 3. fıkrasında yer alan “uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler; Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunarak Resmî Gazete’de yayımlanır.” ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218, Temyiz No:2022/322 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine, 46. maddesine, 48. maddesinin 2. ve 7. fıkralarına; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 97. ve 100. maddelerine yer verildikten sonra, Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Baro tarafından açılan davada, Dairelerinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine davacı Baro Genel Sekreteri Av. ... tarafından Baroyu temsil yetkisinin bulunduğuna dair belge ibraz edilmeksizin imzalanan 01/09/2022 kayıt tarihli dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurulduğu, bu haliyle temyiz dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi esaslarına uygun bulunmadığı gerekçesiyle ve 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olarak düzenlenmiş temyiz dilekçesinin 15 (on beş) gün içinde verilmek üzere temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, anılan kararda temyiz dilekçesinin 15 (on beş) gün içinde verilmediği takdirde temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceği ihtarının davacı Baroya bildirildiği, süresinde yenilenen 28/03/2023 kayıt tarihli ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na hitaplı temyiz dilekçesinin davacı Baro Başkan Yardımcısı Av. ... tarafından imzalandığı, Av. ...'ın davacı Baro Başkan yardımcısı olduğunu gösterir Yönetim Kurulu Kararının dilekçe ekinde yer almasına rağmen Av. ...'ın davacı Baroyu temsile yetkili olduğuna dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, ayrıca temyiz dilekçesinin tanzim edildiği sırada baro başkan yardımcısının baro başkanının yetkilerini kullanabileceği durumlar arasında sayılan baro başkanın bulunmaması yahut baro başkanlığının boşalması hallerinin var olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı görüldüğünden 27/04/2023 tarihli ara kararı ile Av. ...'ın temsile yetkili olduğunu gösterir bilgi ve belgelerin (yetki belgesi, vekâletname, Baro Yönetim Kurulu kararı vb.) ya da temyiz dilekçesinin düzenlendiği tarihte 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 100. maddesinde belirtilen hallerden biri mevcut ise, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin davacı Barodan istenildiği, davacı Baro tarafından gönderilen 25/07/2023 kayıt tarihli ara kararı cevabına ilişkin dilekçe ekinde sadece Av. ...'ın davacı Baro Başkan yardımcısı olduğunu gösterir Yönetim Kurulu Kararının gönderildiği, Av. ...'ın davacı Baroyu temsile yetkili olduğuna dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği gibi 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 100. maddesinde belirtilen hallerden birinin mevcudiyetine dair bir bilgi ve belgeye de yer verilmediği görülmekle davacı Baro tarafından temyiz dilekçe ret kararı üzerine yenilenen temyiz dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği, bu hususun ara kararı ile davacı Baroya bildirilmesine rağmen aykırılığın giderilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Danıştay Onuncu Dairesince verilen 14/06/2022 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218 sayılı karara karşı temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyaya sunulmuş bulunan 28/03/2023 tarihli ve Manisa Barosu Başkanı Av. ...'ya ait imza ile sunulmuş bulunan dilekçede, imzaya yetkiyi içeren evraklar ile birlikte temyiz dilekçesinin yeniden sunulduğu; yine 18/07/2023 tarihli ve Manisa Barosu Başkanı ... 'nın imzası ile sunulmuş dilekçe ekinde 20/10/2022 tarihli Yönetim Kurulu Kararının sunulduğu; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 97. maddesinde baroyu temsil yetkisinin düzenlendiği ve anılan Kanunun 100. maddesinde baro başkan yardımcısının, baro başkanının bulunmadığı hallerde başkana ait yetkileri kullanabileceğinin düzenlendiği; dosyaya sunulmuş olan 20/10/2022 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile temyiz dilekçesini sunan Av. ...'nun Manisa Barosu Genel Sekreteri, Av. ...'ın ise Manisa Baro Başkan yardımcısı olduklarının açıkça anlaşıldığı; öte yandan, temyize konu kararın esas yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın esas yönünden usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2 Danıştay Onuncu Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218 sayılı kararının temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin aynı Dairenin temyize konu 04/10/2023 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218, Temyiz No:2022/322 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, "tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyaldları veya unvanları..."nın gösterileceği; 14/3 maddesinde, dilekçelerin, "görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Yasa'nın 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları" yönünden sırayla inceleneceği; 15/1-d maddesinde ise, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıklarının belirlenmesi veya ehliyetli olan şahsın avukatı olmayan vekili tarafından dava açılmış olması durumunda, otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği; aynı maddenin beşinci fıkrasında da birinci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği; anılan Kanun'un 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aynı maddede sayma suretiyle belirtilen davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği takdirde, eksikliklerin 15 gün içinde tamamlatılması hususunun kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunacağı, bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa anılan mercilerce temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verileceği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyiz dilekçesinin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediğinin anlaşıldığı hâllerde ise söz konusu kararın dosyanın gönderildiği daire veya kurul tarafından kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 97. maddesinde, baroyu temsil etmek, mahkeme ve resmi dairelerde baroyu temsil edecek ve savunacak avukatları tayin etmek baro başkanının görevleri arasında düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 100. maddesinde, Baro Başkan yardımcısının baro başkanının bulunmadığı zamanlarda veya baro başkanlığı herhangi bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar başkana ait yetkileri kullanacağı ve görevleri yerine getireceği hüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; Manisa Barosu Başkanlığı tarafından, 20/03/2021 tarih ve 31429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine ilişkin 19/03/2021 tarih ve 3718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ile 9 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini tespit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme” ve 3. fıkrasında yer alan “uygulanmasının durdurulduğu ve sona erdiği tarihler; Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunarak Resmî Gazete’de yayımlanır.” ibarelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218 sayılı kararına karşı davacı Baro tarafından sunulan 01/09/2022 tarihli ilk temyiz dilekçesinin davacı Baronun Genel Sekreteri Av. ... tarafından imzalandığı; Daire tarafından yapılan 29/11/2022 tarihli ara karar üzerine sunulan ikinci temyiz dilekçesinin ise davacı Baro Başkan Yardımcısı Av. ... tarafından imzalandığı; bunun üzerine, Daire tarafından, 27/04/2023 tarihli ara kararı ile Av. ...'ın temsile yetkili olduğunu gösterir bilgi ve belgelerin (yetki belgesi, vekâletname, Baro Yönetim Kurulu kararı vb.) ya da temyiz dilekçesinin düzenlendiği tarihte 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 100. maddesinde belirtilen hallerden biri mevcut ise, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin davacı Barodan istenildiği fakat anılan ara kararda, "aynı yanlışlığın tekrar edilmesi halinde temyiz edilmemiş sayılacağına dair" ihtarın yer almadığı; davacı Baro tarafından gönderilen 25/07/2023 kayıt tarihli ara kararı cevabına ilişkin dilekçe ekinde sadece Av. ...'ın davacı Baro Başkan yardımcısı olduğunu gösterir Yönetim Kurulu Kararının belgesinin sunulması üzerine Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, temyiz dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Temyiz dilekçesinde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsile yetkili kişilerin gösterilmesi zorunluluğu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi hükmü gereği olup, temyiz dilekçesi üzerinde yapılan ilk inceleme sonucu saptanan usule aykırılık nedeniyle verilecek karar, Yasa'nın 48.maddesinin 2. fıkrasında açık bir biçimde düzenlenmiştir. Bu itibarla, Danıştay Onuncu Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218 sayılı kararına karşı davacı tarafın temyiz etme iradesini içeren ve davacı Baro Genel Sekreteri Av. ... tarafından Baroyu temsil yetkisinin bulunduğuna dair belge ibraz edilmeksizin imzalanan 01/09/2022 kayıt tarihli ilk temyiz dilekçesi ile anılan dilekçenin reddi üzerine davacı baro tarafından sunulan ve davacı Baro Başkan Yardımcısı Av. ... tarafından imzalanan 28/03/2023 kayıt tarihli ikinci temyiz dilekçesinde aynı yanlışlığın tekrar yapıldığından bahsedilemeyeceği çünkü anılan iki dilekçenin farklı baro yetkilileri tarafından imzalandığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ve 48. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, "3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi ve yeniden verilen temyiz dilekçede aynı yanlışlığın yapıldığı (noksanlığın giderilmediği) takdirde temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği"ne karar verilmesi gerekirken, Daire tarafından, doğrudan "temyiz edilmemiş sayılmasına" yönelik verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenler, Danıştay Onuncu Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/1539, K:2022/3218, Temyiz No:2022/322 sayılı kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.