9. Hukuk Dairesi 2016/21958 E. , 2016/16232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y
**9. Hukuk Dairesi 2016/21958 E. , 2016/16232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait işyerindeki çalışması nedeniyle meslek hastalığına tutulduğu, iş akdinin haksız ve önelsiz olarak işveren tarafından feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti alacağını istemiş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının sağlık rapor süresinin bitiminde izinsiz ve mazeretsiz olarak devamsızlık yapması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. C)Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 11/03/2015 tarih ve 2013/14919 E., 2015/9974 K. sayılı ilamı ile; "...Davacının manevi tazminat talebinin dayanağı meslek hastalığı olup bu talebinin değerlendirilmesine ilişkin usul ve verilecek kararın temyiz mercii farklıdır. Bu nedenle manevi tazminat talebine ilişkin dava tefrik edilip ayrıca değerlendirilmelidir..." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak manevi tazminat talebi tefrik edilmiş, yapılan yargılama sonucu, davacının SGK'ya meslek hastalığı nedeniyle başvurusunun bulunmaması ve meslek hastalığından dolayı sağlığının bozulduğunu ispatlayamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dava tarihi 29/11/2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 01/04/2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olup bozma nedeni yapılmamıştır. 2-Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğinin incelenmesinde, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca 22/05/2015 tarih ve 2015/3700 sayı ile; "sigortalının işitme kaybının mesleki olmadığına, sinovit ve temosinovit diğer (önkol) hastalığının mesleki olduğuna, maluliyetinin gerekmediğine, başka birisinin bakımına muhtaç olmadığına..." şeklinde karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü (Kurum Sağlık Kurulu) tarafından 22/06/2015 Tarih 0395 sayı ile ''Adı geçenin Tenosinovit ve sinovit, diğer ön kol, mesleki hastalığı tespit edilmiştir.'', "MKGAO % 0 (yüzdesıfır) tespit edilmiştir" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Türk Hukukunda manevi tazminatı ele alan TBK 56 ve 58. (BK 47 ve 49.) maddelerinde manevi zararın ağırlığı koşulu aranmamaktadır. Ancak alalede bedeni acılar için manevi tazminata hükmedilmesi de doğru değildir. (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/ Altop, S.656)" (Mustafa Kılıçoğlu- Tazminat Hukuku- Ankara 2014-S1196 vd.) "Hakim, manevi tazminatı takdir ederken hususi halleri dikkate alacaktır. Hakimin manevi tazminat takdiri konusunda geniş bir takdir yetkisi olduğu kabul edilmelidir. Zararın ağırlığı, zarar görenin çevresinin kişiye bakışındaki değişiklik, zarar görenin yaşam kalitesindeki azalmanın oranı, pisikolojik etkileşimin ağırlığı, tarafların ekonomik gücü hakim tarafından dikkate alınacak ve manevi tazminat takdir edilecektir. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu geçici veya sürekli iş göremez durumuna gelen sigortalı, Borçlar Yasasının 47. maddesine göre manevi zararın giderilmesini isteyebilir. Diğer bir dayanak 26/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Anılan maddeye ve İçtihadı Birleştirme Kararına göre manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem, 2-Zarar, 3-Zarar ile eylem arasında illiyet bağı, 4-Eylemin Hukuka aykırı olması, 5-İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur. 6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının 56. maddesinde manevi tazminatın yasal dayanağı düzenlenmiştir. Sigortalı; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma düşmeyebilir. Ancak kaza sonucu örneğin, ayağı kırılan bir işçinin aylarca raporlu kalması durumunda veya meslek hastalığına yakalandığı tespit edilen sigortalının bu hastalığının henüz sürekli iş göremezlik derecesine ulaşmamış olması durumunda, bu olay nedeniyle üzüntü duymayacağı söylenemez. O halde, iş göremezlik oranının %0 olduğu bu gibi durumlarda da manevi tazminat hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir" (Mesut Balcı - İş Kazası Veya Meslek Hastalığından Doğan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları Uygulaması- Ankara 2011 - Sayfa 1057-1058) "Maluliyet oranı % 0 olsa dahi davacının iş kazası neticesi oluşan rahatsızlık nedeniyle üzüntü ve elem duyacağı, vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu, ruh bütünlüğünün ihlali, sinir bozukluğunun oluşması kaçınılmaz olup, manevi tazminatın düzenlendiği TBK 56. (Borçlar Kanununun 47.) maddesinde belirtilen cismanı zarar koşulunun somut olayda oluştuğu kuşkusuzdur. Hal böle olunca, maluliyetin olmadığından bahisle mahkemece manevi tazminata hükmedilmemesi yersizdir". (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Esas No: 2006/4815, Karar No: 2006/7231, 3 Temmuz 2006 tarih) Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, davacının tedavi dosyası ve sağlık raporları getirtilerek davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan gerekçelerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.