11. Hukuk Dairesi 2013/11295 E. , 2014/10570 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2008/187-2012/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan .... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunl…
**11. Hukuk Dairesi 2013/11295 E. , 2014/10570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 tarih ve 2008/187-2012/129 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan .... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, ....'nin ıslah çalışmaları ve ana kolektör hattı inşaatının davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalı .... İnşaat A.Ş'ye ihale edildiğini, ....'nin ıslah çalışmaları sırasında yağan yağışların köprü menfezini kapatması ve bu dereye bağlanan kanalizasyon rögarlarının bakımsız ve tıkalı olması sonucu derenin yatağından taştığını, 13-14.10.2007 tarihlerinde İstanbul'da meydana gelen yağışlar ve dere yatağındaki davalı şirketin neden olduğu olumsuzluklarla birlikte yağmur ve kanalizasyon sularının dere yatağından taşması sonucu müvekkili şirkete sigortalı işyerinin ve içindeki emtianın hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalıya yapılan ödeme sonucu müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, şimdilik 444.639,19 TL hasar tazminatının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı iddiası nazara alındığında olayın hizmet kusuruna dayalı olup, davanın tam yargı olarak idari yargıda açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının iddia ettiği hasarın meydana geldiği yerle ilgili olarak müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği bir yükümlülüğünün bulunmadığını, meydana gelen zararda müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasara sebebiyet veren taşkının meydana gelmesinde en önemli etkenin köprülerin kesit yetersizliğinin zamanında giderilmemesi, işin özellik ve niteliğine göre öncelikli olarak ihalesi yapılarak inşaatı gerçekleştirilmek ve daha sonra da dere ıslahı yapılmak sureti ile köprü geçişlerindeki iyileştirmelerin yapılmaması olup, zararın oluşumundan sonraki tarihte söz konusu işin davalı yükleniciye İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından ihale edildiği, idari eylem ve işlem neticesinde zarar meydana geldiği iddiasının hizmet kusuruna yönelik olduğu ve bundan dolayı tazmin sorumluluğunun da doğal olarak tam yargı davasının konusunu oluşturduğu, tam yargı davalarının ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna