TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2023 NUMARASI : 2021/737 Esas 2023/107 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraflar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulma…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/782 Esas 2025/1522 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/782 KARAR NO : 2025/1522 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2023 NUMARASI : 2021/737 Esas 2023/107 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraflar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmaksızın Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/394 Esas 2015/108 karar sayılı ilamından doğan alacağın tahsili için Çanakkale 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1305 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde icra dosyasına 22.02.2018 tarihinde 99.317,97 TL ödeme yapıldığını, iş bu dava ile müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödenen 99.317,97 TL ve dava dosyasına ödenen harç ve gider avansları 1.898,10 TL toplam 101.216,07 TL bedelin ...'tan rücuen tahsilini talep ettiklerini, ...'ın 02.04.2022 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştime Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığını, bu gelişmeler ile birlikte dağıtım bölgeleri yeniden belirlenerek Türkiye'de 21 dağıtım bölgesi oluşturulduğunu, ...'ın hissedarı olduğu ... Elektrik'in Bursa merkez olmak üzere Balıkesir, Çanakkale ve Yalova il sınırlarında faaliyet göstermek üzere 01.03.2005 tarihinde kurulduğunu, ... ile ... Elektrik arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi akdedildiğini, 01.09.2010 tarihinde Hisse Alım Sözleşmesi imzalanarak ve ... Elektrik'in hisseleri satılmak suretiyle özelleştirme sürecinin tamamlandığını, müvekkili şirket 2006 yılı itibariyle işletme hakkını devraldığından bu dönemden önce gerçekleşen işlemler bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen dava konusu tutarlara ilişkin işler 2003 tarihinde gerçekleştirildiğinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağının sözleşme hükümleri ile sabit olduğunu, sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddelerinde açıkça ...'ın sorumlu olduğunun hükme bağlandığını, sözleşmenin akdedildiği tarih olan 2010 yılından önce gerçekleştirilen her türlü işlem bakımından sorumluluğun ...'a ait olduğunu iddia ederek 101.216,07 TL tutarındaki alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazı ile birlikte, huzurdaki davaya dayanak Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/394 E. 2015/108 K. Sayılı kararının konusunun davacı şirket ile dayanak davanın davacısı ... arasında imzalanan endeks okuma işine ilişkin ihtilafların giderilmesi talebine ilişkin olduğunu davacı vekilinin dayanak davada hastaneye İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesi kesilen fatura bedellerinin tahsilini iş bu dava ile talep etmekte ise de kendi bilançosundan kalan hatalı kalemi dayanak dava ile ödediğini, dolayısıyla müvekkili kurumun bir kusurunun olmadığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin tüzel kişiliklerinin sonlandırılarak İl Müdürlüklerine dönüştürüldüğünü ve tüm hak ve borçları ile birlikte ... EDAŞ'a bağlandığını, bu nedenle İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkili ... Genel Müdürlüğüne ait olacağı iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 01.03.2005 tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde ... Genel Müdürlüğünün değil ayrı tüzel kişiliğe sahip Elektrik Dağıtım Müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren -taraflar tacir olmakla- avans faizi hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 101.134,57 TL 'nin 99.317,97 TL'sinin 22/02/2018 tarihinden 1.816,60 TL'sinin 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İİSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, devir öncesinde sonuçlanmış ve ödemesi yapılmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişiler tarafından ödeme olarak tespit edilen 1.504,60 TL ödemenin büyük kısmının gider avansı olduğu dikkate alındığında davacı tarafça iade alınan kısım bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, rücuya dayanak mahkeme kararında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin dikkate alınması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 2012/394 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... tarafından 10.08.2012 tarihinde ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine açılan davada; davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.ile Çanakkale merkez ve ilçelerine ait bölgelerde Endeks Okuma işinin 3.Şahıslara Endeksör Yaptırılmasıyla İlgili Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme eki teknik şartname uyarınca davalı tarafından her ay belli kodlara ilişkin ödeme yapıldığını fakat belli kodlara ilişkin ödeme yapılmadığı belirterek Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4588 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali için açılan ve Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesince Aralık 2003- Nisan 2005 hak ediş dönemlerinde 11 sayacın okunup Tedaşa geliniz, 13 bina yıkık ve 19 az tüketim var kodlu bildirimler yönünden davacının vermiş olduğu hizmetin karşılıksız olamayacağı kanaatine varılarak Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4588 E. Sayılı dosyasındaki itirazının 41.001,41 TL asıl alacak, 7.380,25 TL KDV olmak üzere 48.381,66 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 18.01.2018 tarih 2015/9228 Esas 2018/114 Karar sayılı ilamı ile onandığı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2019 tarih 2018/782 Esas 2019/3170 Karar sayılı ilamı ile de karar düzeltme isteminin reddine karar verilmekle 02/07/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Çanakkale İcra Dairesi'nden 2018/1305 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... tarafından, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/394 Esas 2015/108 Karar sayılı ilamına dayanılarak icra takibi başlatıldığı, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin icra dosyasına 22/02/2018 tarihinde 99.317,97 TL ödediği görülmüştür. 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, mahkemece davacının rücu isteminin kabulü halinde davacının davalı ... adına Çanakkale 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/1305 E.sayılı dosya borcuna istinaden 22.02.2018 tarihinde yaptığı 99.317,97 TL tutarındaki ödeme ve Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/394 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama giderlerine ilişkin ödenen tutarın 1.816,60 TL'sinin rücu edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; rücu davasına dayanak olayın Aralık 2003- Nisan 2005 hak ediş dönemlerine ilişkin endeks okuma işinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki işletme devir hakkı sözleşmesinin 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde ... tarafından yürütülen dağıtım faaliyetinden kaynaklandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere davacının davalı ... adına Çanakkale 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/1305 E.sayılı dosya borcuna istinaden 22.02.2018 tarihinde yaptığı 99.317,97 TL tutarındaki ödeme ve Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/394 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama giderlerine ilişkin ödenen tutarın 1.816,60 TL'sinin rücu edebileceği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesine dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarı davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Öte yandan, hisse satış sözleşmesinin 9.4. maddesinde "...İşletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde hisse satış sözleşmesi karşısında işletme hakkı devir sözleşmesinin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan tutar üzerinden hesaplanan harç, vekalet ücretinde herhangi bir hata bulunmadığı gibi davacı tarafından yapılan ve dosya içerisinde belgeli olan giderler gözetilerek hüküm altına alınan yargılama gideri miktarında da herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2023 tarihinden itibaren ise bu sınır 17.830,00 TL'dir. Davacı vekili 101.216,07 TL'nin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, mahkemece 101.134,37 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, davacı yanca istinafa konu edilen miktarın 81,70 TL'ye yönelik olması nedeniyle 16/02/2023 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun m.346/1 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176) Bu durumda, HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise miktar yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İlk derece mahkemesi hükmü HMK'nun 341/2. maddesi gereğince reddedilen kısım yönünden kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-İstinafa başvuran davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcı ve 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 671,90 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 6,908,50 TL harçtan peşin alınan 1.727,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.181,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde davalı yönünden Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere; reddedilen miktar dikkate alındığında davacı yönünden HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -