3. Ceza Dairesi 2011/3782 E. , 2011/5394 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 1-Mağdur ... hakkında tanzim olunan ve hükme esas alınan 21.04.2010 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporuna göre, batına ve göğse nafiz yaralanması sonucu ameliyat edildiğinin, dalağa spelenektomi uygulanarak…
**3. Ceza Dairesi 2011/3782 E. , 2011/5394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 1-Mağdur ... hakkında tanzim olunan ve hükme esas alınan 21.04.2010 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporuna göre, batına ve göğse nafiz yaralanması sonucu ameliyat edildiğinin, dalağa spelenektomi uygulanarak çıkarıldığının, bu nedenle yaşamının tehlikeye maruz kalıp, dalağın alınmasının organ işlevinin kaybı olarak nitelendirildiğinin, böylece mağdurda birden fazla ağırlaşan neticenin aynı anda gerçekleştiği bu durumda en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı yani organ işlevnin kaybına sebebiyet vermekten sanığı sorumlu tutup, hakkında 5237 sayılı yasanın 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddeleri ile uygulama yapılmasıyla yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı uygulama yapılması, 2-Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılıktan kurulan hükümde ise; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinden sanıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşuları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır. Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise; daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayımızda objektif koşul oluştuğu halde, kararda 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde faile ilişkin olarak öngörülen şartları içermeyen ve yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının reddine dair karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.