11. Ceza Dairesi 2011/10197 E. , 2012/13350 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 35. maddelerinin uygulanarak sanıkların 9'ar ay hapis cezası ile cezalandılmalarına Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin, Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdürlüğünün 01.03.2006 gün ve 1748 sayılı yazısına göre; 04.12.2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüş, eylemin suç tarihi itibariyle …
**11. Ceza Dairesi 2011/10197 E. , 2012/13350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 35. maddelerinin uygulanarak sanıkların 9'ar ay hapis cezası ile cezalandılmalarına Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin, Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdürlüğünün 01.03.2006 gün ve 1748 sayılı yazısına göre; 04.12.2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüş, eylemin suç tarihi itibariyle uygulama olanağı bulunmayan 765 sayılı TCK’nun 504/3. maddesine uygun olduğundan bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya toplanan delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticesinde oluşan inanç ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2010/11-17 esas 2010/65 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı TCK'da karşılığı bulunmayan ‘banka kredi kartlarının kötüye kullanılması’ suçunun 5237 sayılı TCK’nun 245. maddesinde düzenlendiği, anılan maddenin birinci fıkrasında; ‘başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır’ hükmünün bulunduğu, maddenin gerekçesinde ise; “madde, banka veya kredi kartlarının hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını, bu yolla çıkar sağlanmasını önlemek ve failleri cezalandırmak amacıyla kaleme alınmıştır” denilmek suretiyle bu suçun yasaya konulmasının amacının açıklandığı, Yasa maddesindeki düzenleme karşısında; a- Başkasına ait banka veya kredi kartının her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, b- Kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kartın kullanılması veya kullandırılması, c- Kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde TCK’nun 245/1. maddesinde yazılı olan suçun oluşabileceği, maddede yer alan “her ne suretle olursa olsun” ifadesi ile banka veya kredi kartının yasalarda suç oluşturmayan eylemlerle ele geçirilmesinin kastedildiği, bu düzenleme ile yasa koyucunun, banka ya da kredi kartının failin eline hukuka uygun yollardan geçmesi halinde doğabilecek duraksamaları gidermek istediği ve bu ele geçirme hukuka uygun olsa bile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılmasını yaptırıma bağladığı, 5237 sayılı TCK’nun 141/1. maddesinde ise; “zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alma” eyleminin ‘hırsızlık’ olarak tanımlandığı,