11. Ceza Dairesi 2024/5294 E. , 2025/3813 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.01.2024 tarihli ve 2023/284767 Soruşturma, 2024/5799 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/90 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/236 Değişik İş sayılı ka
**11. Ceza Dairesi 2024/5294 E. , 2025/3813 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.01.2024 tarihli ve 2023/284767 Soruşturma, 2024/5799 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/90 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/236 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18280 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98169 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98169 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2024 tarihli kararı ile; "Salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı, zira dosya içerisinde suçun sübutuna etki edecek delil mahiyetindeki tebligatın denetime elverişli şekilde bulunmadığı, Yine şüphelinin defterleri ibraz ettiği yönündeki beyanları karşısında ifadesinde geçen isimler dinlenilmeden, suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadığı'' gerekçeleriyle iddianame iade edilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "....Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter belge ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında 19/10/2023 tarihli vergi suçu raporunun ve komisyon mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar dosya içerisinde suçun sübutuna etki edecek delil mahiyetindeki tebligatın denetime elverişli şekilde bulunmadığı, yine şüphelinin defterleri ibraz ettiği yönündeki beyanları karşısında ifadesinde geçen isimler dinlenilmesi gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2024/90 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...salt vergi tekniği raporuna dayanılarak iddianamenin düzenlendiği, hiçbir delil araştırılması yapılmadığı, zira dosya içerisinde suçun sübutuna etki edecek delil mahiyetindeki tebligatın denetime elverişli şekilde bulunmadığı, yine şüphelinin defterleri ibraz ettiği yönündeki beyanları karşısında ifadesinde geçen isimler dinlenilmeden, suçun sübutuna etki edecek deliller toplanmadan, mahkemeden kovuşturma aşamasında adeta delil toplanılması istenir ve soruşturma yapılması gerektirircesine eksik düzenlendiğinden..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2024 tarihli ve 2023/284767 Soruşturma, 2024/5799 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 19.10.2023 tarihli ve 2023/20013-281 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 187 064 5069 vergi kimlik numaralı mükellefi olup, özel güvenlik faaliyeti ile iştigal eden ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi olan şüpheliye, 2018, 2019 ve 2020 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı talebini içerir isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen, defter ve belgelerin süresi içerisinde ibraz edilmediğinden bahisle atılı suçtan cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.01.2024 tarihli ve 2023/284767 Soruşturma, 2024/5799 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmış ise de; isteme yazısının e-tebligat yoluyla tebliğine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olduğu, bununla birlikte şüphelinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Vergi Suçları Soruşturma Bürosunda müdafi huzurunda alınan ifadesinde özetle, defter ve belgelerin ibrazı talebini içerir tebligatın şirket müdürü... tarafından ... ...'a iletildiğinin, ...'ın ibraz edilecek evrakın kapsam ve niteliğine ilişkin olarak ... ile mail yoluyla görüştüğünün, evrakı teslim alacak personelin izinli olması ve iş yoğunluğu gibi nedenlerle daireye götürülen belgelerin teslim alınmadığının, devamında konunun mahkemeye intikal ettiğinin kendilerine iletildiğinin, defter ve belgelerin hazır olduğunun, istenildiği takdirde ibraz edebileceklerinin bildirmesi ile bir kısım maillerin çıktılarının dosyaya sunulması karşısında, adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, şirket müdürü..., ... ... ve ...'nun olayla ilgili bilgilerine başvurularak, şüphelinin savunmasında belirtilen hususların ilgili vergi dairesi müdürlüğü nezdinde de araştırılması suretiyle, iddianamenin iadesi nedenleri arasında sayılan ve suçun sübutuna mutlak surette etki edecek nitelikteki delillerin toplanmasından sonra, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.