19. Hukuk Dairesi 2012/11630 E. , 2013/9707 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak h…
**19. Hukuk Dairesi 2012/11630 E. , 2013/9707 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili davalı yanca müvekkiline iki adet bononun ödenmesi için ihbarname gönderildiğini bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve lehdar ile hiçbir hukuki ilişkileri bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, imzanın davacıya ait olduğunu bononun lehdar hanesinin açık olarak dava dışı ...’ten alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, her ne kadar bonolardaki imzaların davacıya ait olduğu anlaşılmış ise de, bonoların lehdar hanesi açık olarak düzenlendiği ve düzenlenirken kambiyo senedi vasfında olmadığı bu nedenle davalının meşru hamil sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Tedavüle çıkartılırken unsurları tam olmayan, tarafların doldurma yetkisine uygun bir şekilde lehdar veya daha sonraki hamiller tarafından tamamlanmasını uygun gördükleri, doldurulunca baştan itibaren bütün unsurları tam bir bono gibi geçerli sayılan bono açık bonodur. Açık bonoda taraflar imza dışında bütün unsurlarını bilerek açık bırakıp bunların daha sonra herhangi bir hamil tarafından doldurulmasını, böylece tedavüle çıkartılırken geçerli bir bononun oluşturulmasını amaçlamışlardır. Somut olayda, davacı imza inkarında bulunmuş ise de yapılan incelemede imzaların davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı bonoların lehdar hanesinin açık olarak (açık bono) kendisine verildiğini ve tedavüle lehdar hanesinin doldurularak çıkarıldığını bildirmiş olup bu durumda davalı meşru hamildir. Bu durumda mahkemece kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.