14. Hukuk Dairesi 2008/518 E., 2008/1796 K. 14. Hukuk Dairesi 2008/518 E., 2008/1796 K. - ALACAĞIN TEMLİKİ - ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT YAPIM SÖZLEŞMESİ- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 162 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 163 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 167 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 364 ] "" Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2002 gününde verilen dilekçe ile adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve elatmanın…
14. Hukuk Dairesi 2008/518 E., 2008/1796 K. **14. Hukuk Dairesi 2008/518 E., 2008/1796 K.** **- ALACAĞIN TEMLİKİ - ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT YAPIM SÖZLEŞMESİ**- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 162 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 163 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 167 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 364 ] **"İçtihat Metni"** Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2002 gününde verilen dilekçe ile adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.10.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, yüklenicinin temliki işleminden kaynaklanan mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir. Davalılardan yüklenici Muhittin savunmada bulunmamış, diğer davalı arsa sahiplerinden olan Cevat, yüklenicinin sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmede ona devri kararlaştırılan 333 payın yüklenici tarafından küçültülerek yapıda daha fazla bağımsız bölüm meydana getirildiğini, kendisine verilmesi öngörülen altı adet bağımsız bölümden ancak ikisini teslim aldığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 30.09.1988 tarih ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacıya teslim yapılmadığından, bu haliyle davacının dayandığı adi yazılı 01.11.2001 günlü sözleşme geçersiz olduğundan, dava reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Eldeki davanın özelliği gereği, üzerinde öncelikle durulması gereken sorun, yüklenicinin yaptığı temlik işleminin geçerli olup olmadığıdır. Alacağın temliki ve borcun nakli Borçlar Kanunu'nun 162-181. maddelerinde düzenlenmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici fınans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölüm veya bölümlerin onun tarafından daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür. Aslında arsa sahibinin kural olarak Borçlar Kanunu'nun 364. maddesi uyarınca eserin tesliminde vermesi gereken arsa payını, inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi, yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek fınans sağlaması, arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırması demektir.