Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2789 E. , 2024/3010 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2789 Karar No : 2024/3010 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Barosu Başkanlığı İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı ta
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2789 E. , 2024/3010 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2789 Karar No : 2024/3010 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Barosu Başkanlığı İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarihli ve E:... K:... sayılı ... Barosu Disiplin Kurulu kararının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında FETÖ/PDY Terör Örgütüne üye olma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararıyla davacının terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği sabit bulunarak neticeten 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı ve sabıkasız olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Ceza Mahkemesince yürütülen kovuşturmada, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne katılışından itibaren bilgiler vermesi, bylock isimli programı kullandığını kabul edip bu programı kimin yüklediğini söylemesi ve bu şahsı teşhis etmesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, ceza mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sebebiyle zikredilen kararın hükme dönüşmediğinden disiplin cezasında esas alınamayacağı bilinmekle birlikte bu karardan bağımsız olarak yürütülecek disiplin kovuşturmasına engel teşkil etmeyeceğinden, davacı hakkında ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak yürütülen disiplin kovuşturmasında davacının 1136 sayılı Kanun kapsamında disiplin suçu işlediği sabit görülerek takdir yetkisi kapsamında cezalandırma yoluna gidildiğinin anlaşıldığı, diğer taraftan işlemin takdir yetkisi kapsamında tesis edilecek bir işlem olup olmadığının değerlendirilmesinde, üyelerinin meslek kurallarına uygun davranmasından sorumlu olan idarenin meslek kurallarına uymayan üyelerine verdiği disiplin cezasında fiilin ağırlığına göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarını takdir etmekte serbest olduğundan, davacının disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemin takdir yetkisi kapsamında kaldığının açık olduğu, bu durumda, yapılan disiplin soruşturması ile elde edilen delillerden davacının eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından, bu fiilin karşılığı olan ve idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen 1 yıl 6 ay 22 gün süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin onanmasına dair dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliğince temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuş olup diğer davalı Kayseri Barosu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının "1 yıl 6 ay 22 gün süre ile işten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri Barosu Disiplin Kurulu kararının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarmanın, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlandığı, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 21/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları..." hükmüne yer verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu ve Avukatlık Kanunu hükümleri uyarınca avukatlık mesleği, ''Ticari bir iş/faaliyet'' değil ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının yapmış olduğu serbest meslek faaliyetinin, geçimini temin ettiği gelir getirici bir iş olarak pekala ticari faaliyet olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen "1 yıl 6 ay 22 gün süreli işten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin de avukatın ticari faaliyetinin (mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle, bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davacının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine yönelik aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.