9. Ceza Dairesi 2021/15118 E. , 2023/3522 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1148 E., 2015/740 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan sanık ... hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte…
**9. Ceza Dairesi 2021/15118 E. , 2023/3522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1148 E., 2015/740 K. SUÇLAR : Cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan sanık ... hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Katılan sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/1148 Esas, 2015/740 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun), 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık ... hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un, 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 51 inci maddesi birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.08.2020 tarihli ve 14-2020/73974 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Katılan sanık ... hakkında cezanın alt sınırdan verilmesine, cezada indirim cihetine gidilmesine, indirimler için gerekçenin yeterli olmadığına, cezanın ertelenmesinin de yerinde olmadığına yönelik olduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Katılan mağdureler olay günü ... ... Caddesi üzerinde yürüdükleri sırada katılan sanık ... ve yaşı küçük olması nedeniyle ayrı soruşturma yürütülen ...'nin mağdurelere ıslık çalarak laf atmak suretiyle tacizde bulundukları, olay esnasında yakınlarında bulunan ve mağdurelerin mahalle komşuları olan sanıklar ... ve ...’in diğer sanıklara sizin ananız bacınız yok mu diyerek müdahele ettikleri ve bunun üzerine sanıklar ..., ... ile katılan sanık ... arasında tartışma yaşandığı, tartışma esnasında katılan sanık ...'in katılan sanık ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı şeklinde olay kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Katılan sanık ... hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan sanık ...'in temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemece sanığın, katılan mağdurelere yönelik eylemlerinin cinsellik içermemesi karşısında mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. KARAR A. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan sanığın temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/1148 Esas, 2015/740 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.