11. Hukuk Dairesi 2021/8415 E. , 2023/2372 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/493 Esas, 2021/1098 Karar HÜKÜM: Esastan ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ta…
**11. Hukuk Dairesi 2021/8415 E. , 2023/2372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/493 Esas, 2021/1098 Karar HÜKÜM: Esastan ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2015/11536 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bono üzerindeki şirket kaşesi üzerinde imzası olan ...'ın müvekkili şirkette iki ay süre ile şirket yetkilisi olarak görev yaptığını, ancak ...'ın şirket yetkilisi olarak göründüğü tarihleri kapsayan yetki kararında imzası bulunan ortak ... 'ın imzasının sahte olduğunu, ...'ın iki ay gibi kısa sürede sürekli olarak şirketi borç altına sokan sahte senetler imzalayarak şirketi dolandırdığını, bono lehtarı ile müvekkili şirketin hiçbir alışverişinin olmamasına rağmen müvekkili şirketin bu senet karşılığında davalıdan nakden para almış gibi gösterildiğini, konu ile alakalı olarak suç duyurularının bulunduğunu ileri sürerek mezkûr icra takibinin iptaline, müvekkil şirketin takip dayanağı bono ile borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, davacının iddialarının müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil etmek için şirket yetkilileri ile defalarca görüştüğünü, davacı şirketin piyasaya çok miktarda borcu olduğunu, şirket merkezinin ve yetkililerin sürekli olarak değiştiğini, ...'ın müdür olarak atanmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak ilan edildiğini, bononun geçerli olduğunu, davalı tarafından şirkete verilen borç karşılığı senedin tanzim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI