1. Hukuk Dairesi 2009/4097 E. , 2009/5185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SARAY (TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H... E...'in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla 671 sayılı parselini muvazaalı olarak ölünceye kadar bakım akti ile oğlu olan davalılara temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, temlikin
**1. Hukuk Dairesi 2009/4097 E. , 2009/5185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SARAY (TEKİRDAĞ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları H... E...'in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla 671 sayılı parselini muvazaalı olarak ölünceye kadar bakım akti ile oğlu olan davalılara temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, Borçlar Yasasının 18.maddesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Miras bırakan H... E... 'in 18.08.2004 tarihinde vefat ettiği mirasçıları olarak davanın taraflarını bıraktığı, murisin 671 sayılı parselini 08.05.1995 tarihinde noterden 28.02.1997 tarihinde tapuda oğulları olan davalılara ölünceye kadar bakma akti ile temlik ettiği kayden sabittir. Bireylerin yaşlanma ve yaşlılıkta yalnız kalma korkuları ölünceye kadar bakma sözleşmesinin doğumuna yol açmıştır.Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri ivazlı sözleşme türlerinden olup nitelik itibarıyla güvence sağlayan akitlerdendir. Bu tür akitlerin hedefi maddi bir destek elde etmek değil bakım alacaklısının sosyal durumuna uygun bir bakım elde etmektedir. Borçlar Yasasının 511.maddesi, bakım alacaklıları yönünden gerçek kişi olması dışında özel bir nitelik öngörülmemiştir.Bakım alacaklılarının akit sırasında özel bakıma muhtaç olmasını aramak yasada yer almayan bir unsuru ilave etmek olur.Bu ihtiyacın akitten sonra doğması yada alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş olması da aktin geçerliliğine etkili olmaz. Öte yandan, her ne kadar evladın gücünün elverdiğince ebeveynine yardımcı olması özel bazı koşulların gerçekleşmesi durumunda yasal bir görev olabileceği düşünülebilirse de, bu yardım ve bakım genelde yasal zorunluluk olmaksızın daha çok insancıl yönü ağır basan, belki de evrensel bir ahlak kuralıdır. Tüm bu açıklamalara karşın kural olarak bu tür sözleşmeye dayalı temliklerin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi mümkündür. Somut olaya yukarıdaki ilkeler uyarınca baktığımızda; ölünceye kadar bakma aktinin yapıldığı tarihde murisin 65 yaşında olduğu, bakımının davalılar tarafından yapıldığı, kanser hastalığına yakalandığı ve bu hastalıktan öldüğü, diğer çocuklarının murisle ilgilenmedikleri, murisin müstakil malik olduğu başka taşınmazlarının da bulunduğu, mal kaçırmayı amaçlasaydı o taşınmazlarını da temlike konu edebileceği, çekişmeli taşınmazın davalılara temlikinin makul sınırlar içinde kaldığı miras bırakanın sağlığında akte aykırılıktan herhangi bir dava açmadığı, ayrıca davalı Hüseyin'in miras bırakan adına sosyal güvenlik karnesi çıkarttığı anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı dolayısı ile muvazaalı olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.