T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:31/10/2023 Davanın Türü:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Alanya İcra ... Esas) Dava Tarihi:09/05/2023 Karar Yazım T:30/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:31/10/2023 Davanın Türü:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Alanya İcra ... Esas) Dava Tarihi:09/05/2023 Karar Yazım T:30/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili tarafından, taraflar arasındaki anlaşma gereğince, davacının mobilya işlerini yapmasına ve teslim etmesine karşın faturaya dayalı alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında başlatılan icra takibinin, davalının haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, taraflar arasında belirtilen adreste yapılacak mobilya işi ile alakalı olarak herhangi bir akdi ilişkinin mevcut olmadığını, faturada belirtilen malların davalı şirkete teslim edilmediğini, tek başına fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin kanıtı olmadığını, davacının taraflar arasında akdi bir ilişkinin var olduğunu, bu akdi ilişki neticesinde üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, yani faturada yazılı malı teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakatlarının olmadığını, davanın haksız olduğunu ve davalı şirketin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, davacı tarafın eser sözleşmesi nedeniyle iş bedelinin tahsili için icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açtığı, davanın, itirazın iptali davası olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi olduğundan, ispat külfetinin normal bir alacak davasındaki ile aynı olduğu, bu bağlamda belirtmek gerekirse, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesi gereğince ispat yükünün, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafta olduğu, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı/iş gören tarafından gönderilen faturanın alıcı/karşı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebileceği, ancak, eğer fatura alıcının/karşı tarafın ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı/iş gören alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı takibe konu işleri yaptığını iddia etmekte, davalı ise akti ilişkiyi inkar ettiği, davacının yapılan işlere ilişkin yazılı bir eser sözleşmesi sunamadığı, eser sözleşmesinin geçerliliğinin ilke olarak herhangi bir şekil şartına tabi olmadığı, eser sözleşmesinde de senetle ispat zorunluluğuna ilişkin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin ticari defterler gibi diğer kesin kesin delillerle ispatlanması gerektiği, davacı yazılı sözleşme gibi taraflar arasındaki eser sözleşmesine ilişkin kesin bir delil de sunamadığı, davaya ve takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının mali müşavir bilirkişinin raporu ile belirlendiği, davalının da ticari defterinde kayıtlı olan davaya konu olmayan 07/03/2022 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli fatura nedeni ile diğer faturalar için de sırf bu fatura nedeni ile akdi bir ilişkinin varlığını kabul etmek de mümkün olmadığı, ispat kuralları çerçevesinde bu hususun ayrıca ispatlanması gerektiği, davacı tanık deliline dayanmış ise de, davalı tanık dinletilmesine açıkça muvafakat etmediğinden, davanın miktarı itibari ile tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiği, yerel mahkeme tarafından ispat yükünün yanlış değerlendirilerek, ispat yükü davalıda olduğu halde davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin yasalara ve hakkaniyete uygun olmadığı, dava ve delil dilekçelerinde davacı şirket tarafından yapılan işin tespiti için keşif yapılmasının ve ismini bildirdikleri tanıklarının dinlenilmesini talep ettikleri halde, mahkemece bu hususun hiç değerlendirilmediği, bunlar yapılmadan karar verilmesinin yasalara ve yerleşik yargı uygulamalarına açıkça aykırı olduğu, eserin tesliminin hukuki bir işlem değil, hukuki bir fiil olduğundan, kural olarak her türlü kanıtla, bu arada tanıkla dahi ispat edilebileceği, delilleri toplanmaksızın bu konudaki taleplerinin reddedilerek ve dikkate alınmayarak esasa ilişkin hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iddiaya göre, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1. Davacı tarafın iddiasına göre, taraflar arasında mobilya yapım işine dair eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalı taraf ise, akdi ilişkiyi inkar etmektedir. Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin varlığı ve işin yapılıp teslim edildiğinin ispat külfeti yükleniciye, eser bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise iş sahibine aittir. 3.2. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artışa tabi tutulmaktadır. 3.3. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. 3.4. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. 3.5. Sözleşme ilişkisi davacı tarafça usulünce ispat edildiği takdirde, sözleşmenin kapsamı, yapılan ve yapılmayan işler her türlü delil ile ispatlanabilir. İş bedelinin önceden kararlaştırıldığı ispatlanamadığı taktirde de, işin yapıldığı tarihteki mahalli rayice göre bedelin belirlenmesi gerekir. 3.6. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapor denetime ve hükme esas alınmaya elverişli nitelikte bulunmamaktadır. 3.7. Somut olayda, davacı vekili delil olarak 25/04/2022 tarihli 51.896,00 TL tutarındaki (KDV hariç 47.200,00 TL) fatura ve 26/04/2022 tarihli 119.333,20 TL tutarındaki (KDV hariç 107.540,00 TL) 2 adet faturaya dayanmaktadır. Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevabı ekinde gönderilen 2022 yılı Nisan ayına ait davanın taraflarının BA ve BS formlarının incelenmesinde her iki tarafın bildirimlerinde iki adet belgeye dayalı KDV hariç 154.740,00 TL tutarında mal ve hizmet bedeli bildiriminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Ön inceleme duruşmasında mahkemece mali müşavir bilirkişiye BA-BS formlarıyla ilgili olarak takibin dayanağı faturaların kayıtlı olup olmadığı konusunda rapor düzenleme görevi verildiği halde, mali müşavir bilirkişi tarafından bu hususta inceleme yapılmamıştır. Takibin dayanağı olan ve 2022 yılı Nisan ayında düzenlenen iki adet faturanın KDV hariç toplam bedeli 154.740,00 TL'dir. Bu nedenle, Alanya Vergi Dairesi Müdürlüğüne yeniden yazı yazılarak, söz konusu BA-BS formlarının dayanağı olan belgelerin suretlerinin dosya içerisine getirtilmesi ve mali müşavir bilirkişiden bu hususta ek rapor alınması gerekmektedir. Rapor sonucuna göre, akdi ilişkinin ispatlanamadığının mahkemece kabulü halinde, yemin deliline dayanan davacı tarafa, akdi ilişkinin mevcudiyeti hususunda, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalıdır. Neticeten akdi ilişkinin ispatlandığının kabulü halinde, bu konuda gösterilen tanıkların da usulünce çağrılarak dinlenmesi ve bu şekilde tüm bu deliller toplandıktan sonra gerekirse sözleşmenin kapsamı ve işin bedeli konusunda mahallinde keşif yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, esasa etkili bu deliller toplanıp değerlendirilmeden sonuca gidilmiş olması doğru olmamıştır. 3.8. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 30/01/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...