Ceza Genel Kurulu 2014/251 E. , 2015/287 K. "" Mahkemesi : ... Asliye Ceza Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...’nin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 39/2-c, 43/1, 31/3, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 8 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim altına alınmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...sayılı…
**Ceza Genel Kurulu 2014/251 E. , 2015/287 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Asliye Ceza Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...’nin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 39/2-c, 43/1, 31/3, 62 ve 51. maddeleri uyarınca 8 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile denetim altına alınmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay .... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile; “Dosya içeriğine, toplanan delillere ve oluşa uygun kabule göre, sanık ...’nin hırsızlık suçuna doğrudan katıldığı gözetilmeyerek, hakkında 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi yerine, 39/2-c maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nun 39/2-c maddesinin uygulanmaması halinde belirlenecek olan ceza miktarı kısa süreli hapis cezası olamayacağından 5237 sayılı TCK’nun 50/1. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır” eleştirisiyle onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ... gün ve ... sayı ile; “…Sanık ...'nin suça doğrudan katıldığında Başsavcılığımız ile Yüksek Daire arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İtiraza konu edilen husus, sanık hakkında 39/2-c maddesi uygulandığında 8 ay 20 gün olarak tayin edilen hapis cezası doğrultusunda 51. madde hükmü uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine karar verilirken belirlenen denetim süresine ilişkin bulunmaktadır. Yanlış uygulama ile 8 ay 20 gün olarak tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza doğrultusunda 1 yıl olarak belirlenen denetim süresi 51. madde hükümlerine uygun görünmekte ise de; sanığa eleştiri doğrultusunda 1 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası tayin olunduğunda, 5237 sayılı Kanunun 51/3. maddesinde yer alan ‘cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz’ hükmü karşısında ceza miktarından az olamayacağından 1 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına göre kanuna aykırı bir süredir. Ceza miktarı yönünden CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak söz konusu ise de, denetim süresi yönünden bir kazanılmış hak istikrarlı uygulamalar ile kabul edilmemektedir. Zira denetim süresi sanık için aynı zamanda lehe bir uygulamadır. Bu sebeple, sanık Süleyman hakkında ceza miktarının doğru hesaplanması ve bu hesaplanacak süreye göre de 5237 sayılı TCK’nun 51/3. maddesindeki denetim süresinin belirlenmesi gerekmektedir” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.