Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4695 E. , 2024/4247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4695 Karar No : 2024/4247 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. V. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından;
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4695 E. , 2024/4247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4695 Karar No : 2024/4247 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. V. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; 20/06/2006 tarihinde satın aldığı ... marka... plakalı araca, yurtta kalma süresi bitmesine rağmen çıkışının yapılmayarak sahte belgelerle satışının yapıldığının tespit edilmesi üzerine el konulduğundan bahisle uğradığı iddia edilen zararına karşılık (aracın rayiç değerine karşılık) 15.000,00 TL maddi tazminatın el konulma tarihi olan 29/08/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu ve (Kapatılan) Onbeşinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulun 05/04/2016 tarih ve E:2011/7643, K:2016/1840 sayılı bozma kararına uyularak, yapılan ara kararlar neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...esasına kayıtlı açılan davanın aynı Mahkemenin ... esaslı dosyasıyla birleştirildiği, mezkûr dosyanın ise ...Ağır Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği; Ticaret Bakanlığı'ndan gelen cevapta ise ilgili aracın yurtta kalma süresinin dolduğu 31/03/2002 tarihinden sonra olayla ilgili adli makamlarca işlem başlatılmasına kadar emniyet birimlerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığının görüldüğü, her ne kadar ilgili gümrük idaresi tarafından Emniyet birimlerine bildirimde bulunulmadığı görülmekte ise de; kaçak yollarla yurda girişi yapılan veya yurtta kalma süresi bitmesine rağmen sahte belgelerle yurtta kalması sağlanan araçlar ile ilgili olarak alınmış bir müsadere kararı olmaksızın, aracı trafik kayıtlarına güvenerek alan kişiler yönünden bir zarar oluşmadığı, bu durumda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı göz önüne alındığında; davacının aracın iadesini talep eden şahıslar arasında yer almadığı, ayrıca davacıya ait araç hakkında verilen bir müsadere kararı bulunmadığı bu nedenle davacının uğramış olduğu bir zarardan söz etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; Gümrük idaresi tarafından Emniyet birimlerine bildirimde bulunulmadığı tespit edildiği halde araç hakkında verilen bir müsadere kararı bulunmadığı yönünde ve bir önceki karardaki aynı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği, idarenin hizmet kusurunun bertaraf edildiği, trafik tescil kayıtlarına güvenerek aracı satın aldığı, aracın 29/08/2009 tarihinde müsadere altına alındığı, o günden beri emniyetin otoparkında bulunduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren 2577 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, ... model ... marka, ... şase numaralı aracın, taşıt giriş formuna kayden Kapıkule Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünden ... isimli Bulguristan uyruklu şahıs tarafından 02/10/2001 tarihinde yurda girişinin sağlandığı, Türkiye'de yasal kalma süresi 31/03/2002 tarihinde bitmesine rağmen yurt dışı edilmediği, aracın 13/11/2001 tarihinde ... plaka ile İstanbul Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde tescilli gösterilerek ... isimli şahsa satıldığı ve ... sayılı plakayı aldığı, Üsküdar 5. Noterliğince ...'e yapılan satış işlemine ilişkin belgenin noterlikçe düzenlenmediği ve plakanın başka bir araç tarafından kullanıldığının, ... adında bir kişinin kaydına da rastlanılmadığının tespit edildiği, aracı en son 20/06/2006 tarihli noter satışı ile davacının aldığı, davacıya kadar aracın bir çok kez el değiştirdiği, durumun Emniyet birimlerince davacıya bildirilmesi üzerine davacı tarafından getirilen aracın, taraflarca müştereken imzalanan 29/08/2009 tarihli "Muhafaza Altına Alma Tutanağıyla" polis memurlarına teslim edildiği, davacı tarafından, aracın yurtta kalması ve satışının sağlanmasının davalı idarelerin kusurlarından kaynaklandığı ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararına karşılık 15.000,00 TL maddi tazminatın el konulma tarihi olan 29/08/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdareler, yasalarla kendisine verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Motorlu araçların trafiğe tescilinden amaçlanan, bu araçlar üzerinde tasarruf güvenliğinin sağlanmasıdır. İdarenin bu hizmeti yerine getirirken, kayıtların düzenli tutulması, taşıtların model, motor ve şasi numaraları ile tescili istenen aracın karşılaştırılması ve bunun yanında sunulan belgelerin doğruluğunun araştırılması önem taşımaktadır. Uyuşmazlıkta, yurt dışından ülkeye kaçak eşya sokulmasını önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olan davalı idarelerin, dava konusu aracın sahte belgelerle trafik siciline tescilinin yapılmasında üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyerek, yükümlü oldukları hizmeti kusurlu işlettikleri anlaşılmaktadır. Buna göre; yurda giriş yaptıktan sonra süresinin dolması üzerine yurt dışına çıkarılması gereken aracın, farklı plaka ile trafik siciline tescil edildiği, tescile güvenerek aracı satın alan iyiniyetli 3. kişi durumunda bulunan davacının, sahte belgelerle bu aracın tescil edildiğinden bahisle araca yargı kararının uygulanması suretiyle el konulması nedeniyle uğradığı zararının hizmet kusuru ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, idarenin tazminat ödemekle sorumlu tutulabilmesi için kusurlu eylemin yanı sıra davacının zararının da doğmuş olması gerekmekte olup, uyuşmazlıkta, davacı üzerine kayıtlı araç hakkında kaçak olduğu gerekçesiyle verilen el koyma kararı bir idari işlem niteliğinde olmakla birlikte bu idari işlemin davacının zararına doğrudan yol açmayacağı, yapılan soruşturmanın ardından açılan ceza davası sonucunda aracın kaçak olduğunun mahkeme kararı ile sabit olması ve müsadere kararı verilmesi veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar alınması durumunda zararın ortaya çıkacağı, aksi durumda ise aracın davacıya iade edileceği ve bu durumda da aracın bedeline ilişkin olarak bir zararın meydana geldiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Bu hususun tespit edilebilmesi için yapılan 02/05/2024 tarihli ara kararında, dava konusu aracın davacı adına kayıtlı olup olmadığının, aracın mülkiyetinin kamuya geçirilip geçirilmediğinin sorulması üzerine Emniyet Müdürlüğünden gelen cevap ve eklerinin incelenmesinden; aracın davacı adına kayıtlı iken 07/10/2020 tarihinde Orta Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Ergazi Tasfiye İşletme Müdürlüğünce e-ihale yolu ile davacı dışındaki üçüncü bir kişiye satışının yapıldığının bildirildiği, ekli evrak arasında yer alan faturadan da aracın 29.490,68 TL 'ye satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu aracın, davalı idare tarafından e- ihale yolu ile satışının yapıldığı anlaşıldığından davacının araç üzerindeki mülkiyet hakkının ortadan kaldırıldığı, dolayısıyla oluşan zararın davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.