Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2527 E. , 2024/3528 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2527 Karar No : 2024/3528 TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR) : 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... A.Ş.'de göre…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2527 E. , 2024/3528 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2527 Karar No : 2024/3528 TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR) : 1- DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... A.Ş.'de görev yapmakta iken özelleştirme uygulamaları sonucu 27/09/2010 tarihinde nakle tabi personel olarak Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Tekirdağ Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğüne naklen atanarak 14/01/2011 tarihinde görev başlayan davacı tarafından; 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi ve 406 sayılı Kanun'un Ek 29. maddesi gereğince fark tazminatı ödemesinde, 5473 sayılı Kanun'la getirilen ve 5793 sayılı Kanun'la güncellenen ek ödemenin maaşına ilave edilerek ödenmesi talebiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin 28/04/2014 ve 07/11/2014 tarihli işlemlerin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2018/3850, K:2021/6911 sayılı kararıyla, Mahkemelerince daha önce verilen kararın, "07/11/2014 tarihli dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının 15/09/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının onanması; "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 15/09/2014 tarihinden öncesi yönünden tazminat isteminin kabulüne" ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerektiği; başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesinin mümkün olduğu; dosyanın incelenmesinden, 2010 yılında Devlet Personel Başkanlığına bildirilerek, davalı idarede 14/01/2011 tarihinde göreve başlayan davacı tarafından, denge tazminatı tutarının fark tazminatı ödemesinde dikkate alınması, mahrum kalınan tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle en son 12/06/2014 tarihinde idareye yapılan başvurunun 07/11/2014 tarihli işlem ile reddi üzerine 29/12/2014 tarihinde bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlıkta, davanın başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde açılmadığı anlaşılmakla birlikte, idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süre geçirilmeden dava açıldığı anlaşıldığından; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi isteminin, dava tarihinden geriye doğru 120 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihinden (15/09/2014) öncesine yönelik kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin 15/09/2014 tarihinden önceki döneme ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; temyize konu kararın mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hizmet gereklerine, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği; temyize konu kararda davalı idare aleyhine hüküm kurulmadığından ve temyiz dilekçesinde daha önce kesinleşen kısma yönelik temyiz isteminde bulunulduğundan, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi incelendiğinde; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemine gelince; Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, kanun yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunması; bir başka ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki bir menfaatinin bulunması gerekir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere temyiz, yargı yerince verilen bir kararın hukuka aykırılığı halinde bozulması amacıyla yasa koyucu tarafından getirilmiş bir kanun yolu olup; İdare Mahkemesince lehine karar verilen tarafça bu yolun kullanılması düşünülemeyeceği gibi, Mahkeme kararının "daha önce temyiz ve karar düzeltme incelemesi sonucunda onanarak kesinleşen" kısımlarının, yeniden temyizen incelenmesi de yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlıkta ilk olarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "kısmen iptal-kabul, kısmen süre ret kararı" verildiği, bu kararın iptal-kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2018/3850, K:2021/6911 sayılı kararıyla, söz konusu kararın "dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının 15/09/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının onandığı; "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 15/09/2014 tarihinden öncesi yönünden tazminat isteminin kabulüne" ilişkin kısmının ise bozulduğu, aynı Dairenin 04/04/2023 tarih ve E:2023/669, K:2023/1677 sayılı kararıyla da, davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddedildiği; böylece Mahkeme kararının "07/11/2014 tarihli dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının 15/09/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının kesinleştiği; bozulan kısım yönünden ise, İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin 15/09/2014 tarihinden önceki döneme ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine" karar verildiği; bu kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği, söz konusu kararda davalı idare aleyhine hüküm olmadığı ve yargılama giderlerine yönelik olarak da temyiz dilekçesinde davalı idare tarafından hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı, hukuka aykırılık iddialarının bütünüyle kesinleşen kısma yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı; temyize konu kararın bozulmasında, davalı idarenin korunması gereken hukuki bir yararının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddi ile yukarıda özetlenen gerekçeyle "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebinin 15/09/2014 tarihinden önceki döneme ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi" yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.