9. Hukuk Dairesi 2023/3376 E. , 2023/6769 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve katılma yolu ile davacı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derec…
**9. Hukuk Dairesi 2023/3376 E. , 2023/6769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve katılma yolu ile davacı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.03.2003-14.08.2015 tarihleri arasında davalı Şirkette genel müdür yardımcısı unvanıyla çalıştığını, davalı Şirket tarafından istifaya zorlandığını, kendisine istifa etmesi hâlinde kıdem tazminatı tutarında ödeme dâhil işçilik alacaklarının ödeneceği sözünün verildiğini, işten ayrılmak istemediği hâlde kendisine yapılan baskı ve kötü referans verilerek ... bulamayacağı korkusu ile haklarını aldığına dair bir ibraname de imzalayan davacı işçinin yazılı istifasını verdiğini, ancak kendisine taahhüt edilen ödemelerin hiçbirinin yapılmadığını, davalı Şirkette davacı işçi dışında aynı yöntemle istifa ettirilen başka çalışanların da olduğunu, ancak istifa eden diğer işçilere kıdem tazminatları ve diğer hak edişlerinin ödendiğini, davacı işçinin sayısız kez hafta tatili de kullanmadan çalıştığını, haftalık 25-40 saat, aylık 100-160 saat fazla çalışma yaptığını, davacı işçinin tam olarak bilmemekle birlikte kullanmadığı 70 günü ... yıllık izninin bulunduğunu, buna ilişkin yıllık izin ücreti alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacı işçinin davalı Şirkette birinci derece imza yetkili ve işveren vekili olduğunu, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, ücretine fazla çalışma ücretinin de dâhil olduğunu, davacının davalı Şirkette çalıştığı süre boyunca hak ettiği hâlde kullanmadığı yıllık izin hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI