1. Ceza Dairesi 2026/853 E. , 2026/1999 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/5062 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.03.2024 tarihli ve 2024/17172 Soruşturma, 2024/…
1. Ceza Dairesi 2026/853 E. , 2026/1999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/5062 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.03.2024 tarihli ve 2024/17172 Soruşturma, 2024/10748 Karar numaralı evrakı ile şüpheli hakkında şikâyetçiye yönelik kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçi tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 10.06.2024 tarihli ve 2024/5062 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 10.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/38037 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2564 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2564 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüpheli arasında olay tarihinde okulda meydana gelen olayla ilgili yürütülen soruşturma evresi sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, "dosya içeriğinde ...'in BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin kati hekim raporu düzenlenmiş olsa da, raporda sağ baldır dış yüzeyde 1 cm'lik ekimoz görüldüğünün belirtildiği, beyanında ise sol bacağının arkasına tekme attığını demek suretiyle sol ayak ayak kısmına darbe geldiğini belirttiği, ayrıca beyanında yüzünde çizikler olduğunu belirtmiş olsa da, fiziki muayenesinde ve kati hekim raporunda bu durumun belirtilmediği, raporda belirtilen kızarıklıkların ise ...'in, ...'e yönelik eylemi sırasında oluşmuş olabileceğinin değerlendirildiği, bu nedenle darp eyleminin gerçekleştiğine ilişkin müşteki ...'in beyanı ile uyumlu adli hekim raporunun bulunmadığı, ...'in taraflarla ilgili diğer iddiaların ise tarafsız kamu tanığı ile desteklenmediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya arasında mevcut adli rapor doğrultusunda şüphelinin kasten yaralama suçunu işlediğine dair kamu davası açmak için yeterli şüphenin oluştuğunun anlaşılması karşısında, şüphelinin eylemine ilişkin dellilerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." ve Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında şikâyetçiye yönelik kasten yaralama suçundan özetle; ..tarafların aynı okulda görev yaptıkları ...‘in olay tarihinden bir gün önce ... ile yapmış olduğu görüşmede kendisinin daha önce aynı okulda görevli öğretmen ... ile olan mesajlaşmalarını öğrenmesini ...‘e anlatması üzerine ...’in olay günü agresif tavırlar sergilemek suretiyle ...’i kolundan çekiştirmek suretiyle öğretmenler odasına mutfak bölümüne doğru götürmeye çalıştığı, ...’in bu duruma direndiği, aralarında tartışma yaşandığı, her ne kadar ... ...’in kendisini darp ettiğini, tahta saplı bıçağı elinde sallayarak kendisine hakaret ve tehditte bulunduğunu belirtmişse de; müştekinin beyanını destekleyen bir delinin dosyada bulunmadığı, dosya içerisinde ...‘in BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığını ilişkin kati hekim raporu düzenlenmiş olsa da raporda sağ baldır dış yüzeyde 1 cm'lik ekimoz görüldüğünü belirtildiği, ...'in beyanında ise sol bacağının arkasına tekme attığını demek suretiyle sol ayak kısmına darbe geldiğini belirttiği, ayrıca beyanında yüzünde çizikler olduğunu belirtmiş olsa da fiziki muayenesinde ve kati hekim raporunda bu durumun belirtilmediği, raporda belirtilen kızarıklıkların ise ...'in ...’e yönelik eylemi sırasında oluşmuş olabileceğini değerlendirildiği, bu nedenle darp eylemnin gerçekleştirildiğine ilişkin ...'in beyanı ile uyumlu adli hekim raporunun bulunmadığı şeklindeki gerekçelerle şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli, inandırıcı ve şüpheden uzak kanıt elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Oysa, şikayetçinin beyanları ile kısmen uyumlu adlî muayene raporu ve tanık ...'in aralarında arbede olduğuna dair beyanlarına göre kasten yaralama suçundan kamu davası açılması gerektiği hâlde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şüpheli hakkında verilen Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 10.06.2024 tarihli ve 2024/5062 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.