3. Hukuk Dairesi 2021/5888 E. , 2021/13033 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin imzaladıkları sebze ekim sözleşmesinden doğan vecibe…
**3. Hukuk Dairesi 2021/5888 E. , 2021/13033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı şirketin imzaladıkları sebze ekim sözleşmesinden doğan vecibelerini yerine getirmediğini, bozuk tohum teslim ettiği için sözleşmede belirtilen malın üretilemediğini, ürün alınamaması nedeniyle müspet ve menfi zarara uğradığını, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/60 Değişik İş sayılı dosyası ile müspet zararının 21.204,61 TL olarak belirlendiğini, ayrıca kira ödediğini, sulama çapalama ve bakım masrafı yaptığını, davalının kusurları nedeniyle tahmini 40.000 TL zarara uğradığını; öte yandan beklediği verimi alamamaktan ya da hiç alamamaktan da menfi zararı doğduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27/02/2020 tarihli ve 2017/3787 Esas 2020/2957 Karar sayılı kararıyla; “Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir. Bu nedenle mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakılması gerekirken, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davacı tarafça zararın varlığı 29/05/2013 tarihinde öğrenildiği halde 5553 sayılı kanundaki altı aylık süre geçirilerek davanın 10/04/2014 tarihinde açıldığı; öte yandan, davacının bozuk tohum ve fide verildiği yönündeki iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 141/1 maddesinde tarafların yargılamada iddia ve savunmalarını ne zamana kadar değiştirebilecekleri düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, iddia ve savunmanın genişletilmesi yahut değiştirilmesi mümkündür. Yine HMK’nın 144/2 maddesinde, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. Bu anlamda ıslah, karşı tarafın rızasının olmadığı durumlarda yasağın başladığı andan itibaren iddia ve savunmaları değiştirme noktasında taraflar için tek çare olmaktadır.