6. Hukuk Dairesi 2010/10045 E. , 2010/12705 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının ve kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine …
**6. Hukuk Dairesi 2010/10045 E. , 2010/12705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının ve kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 10.5.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 8. maddesinde kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorunda olduğu, özel şartlar 19. maddesinde de bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiraların muacceliyet kespedeceği ve gelecek kiraların tahsili yoluna gidileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, Kartal 6. İcra Müdürlüğü’nün 2006 / 3459 sayılı dosyasında 31.5.2006 tarihinde yaptığı icra takibi ile Nisan-Mayıs 2006 ayları kirasının ödenmediğini belirterek bu aylar kirası ile birlikte 10.5.2006-10.5.2007 arası kira parası, sözleşmenin 23.maddesi gereğince ilk yıl kira bedeli ve aynı madde uyarınca 10.000 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalılar, kiralananın 10.4.2006 tarihinde tahliye edildiğini belirterek kira ve tazminat borçlarının olmadığını ileri sürmüşlerdir. Dosyada davalılar tarafından sözleşmenin feshedileceğine ve kiralananın tahliye edileceğine ilişkin keşide edilmiş bir ihtarname bulunmamaktadır.Davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır. Davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davalılar kiralananın 10.4.2006 tarihinde tahliye edildiğini savunmakla birlikte davacı sözleşmenin 10.5.2006 tarihinde yenilenmesinden sonra 9.7.2006 tarihinde kiralanan anahtarlarının iş yerinin kapısının altından atılarak taşınmazın tahliye edildiğini ileri sürmüştür.Kiralanan anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. Bu husus tanık beyanları ile kanıtlanamaz Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Davalılar tahliye tarihini kanıtlayamadıklarına göre bu konuda davacının beyan ettiği gibi kiralananın 9.7.2006 tarihinde tahliye edildiği kabul edilmelidir.Davalı kiracıların kira parasından sorumluluğu tahliye tarihine ve ondan sonra da taşınmazın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadardır. Mahkemece yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de taşınmazın ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceği üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece yeniden kiraya verilebilecek süre konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve bozma sebebine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.