Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------------- müvekkili arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca söz konusu şirkete kredi kullandırıldığını, davalı tasfiye memurunun da sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip borçlu şirket ve kefil hakkında İstanbul 18.İcra Müdürlüğü ----------- ve İstanbul 10.İcra Müdürlüğü ----------- sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğlerinin iade olduğun
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ortağı olduğu............. sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı Tasfiye Halinde ...... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin olağan genel kurulunda 25.06.2013 tarihinde şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atanmasına karar verildiğini, ortaklar kurulu toplanarak sicilden terkin kararı alındığını ve bu karar ilan edilmek suretiyle Ticaret sicilinden davalı şirketin kaydının silindiğini, şirket tasfiyesi yapılırken şirketin malik olduğu ....... model.......marka, ........ plaka sayılı araç unutularak sehven tasfiye işlemi yapıldığnıı, ........ plaka sayılı araç Tasfiye Halinde ...... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin malvarlığı olup iş bu malın satışının yapılması yada hurdaya çıkarılabilmesi için Tasfiye Halinde ...... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin yeniden sicile ihyasının gerektiğini belirterek ...... sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ...... ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden ticaret siciline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK.m32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğunun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.