Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/13802 E. , 2024/7488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/13802 Karar No : 2024/7488 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Atatürk Üniversitesi ... Fakültesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığ
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/13802 E. , 2024/7488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/13802 Karar No : 2024/7488 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Atatürk Üniversitesi ... Fakültesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde uyarı cezası aldığı, ceza yargılaması neticesinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, HAGB kararının Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223. maddesinde sayılan hüküm ve kararlardan olmadığı, mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda kamu görevlisi olarak çalışmasına engel sayılan haller arasında olmadığı, bir kişinin aynı suçlama nedeniyle iki kez yargılanamayacağı ve iki ayrı ceza hükmü tesis edilemeyeceği, ByLock programını kullanmadığı, Bank Asya'da hesabının olmadığı, herhangi bir dergi veya gazete aboneliğinin olmadığı, 17-25 Aralık süreci öncesinde maddi imkansızlıklar sebebiyle yapının evlerinde kaldığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, özel hayatın gizliliği ve korunması ile kişisel verilerin korunması hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan; "... etkin pişmanlıkta bulunan sanık (davacı) örgütün dershanesine gittiğini, üniversite eğitimi aldığı dönemde örgüt evlerinde kaldığını, kaldığı örgüt evindeki kişilerin kod adı kullandıklarını, mezun olduktan sonra örgütün hakim-savcı çalışma evlerinde kaldığı, İnönü Üniversitesinde araştırma görevlisi olduğu, araştırma görevlisi olduğu dönemde de zaman zaman örgütsel toplantılara katıldığıını, Ankara iline araştırma görevlisi olduğu dönemde dil kursu için geldiğini, bu kurs için geldiğinde de örgüte ait evlerde kaldığını beyan etmekle sanığın (davacının) bu beyanlarını destekler nitelikte teşhis tanığı S.T.'nin 'Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben araştırma görevlisiydim, .... Sanıkla (davacıyla) üniversitede 2006-2007 yılları arasında o dönem cemaat olarak bilinen yapının öğrenci evinde birlikte kalmıştık. Bu dönemde sonra evlerimiz ayrıldı, bağlantımız da koptu, ....Sonrasında 2011 yılının Şubat-Mayıs ayları arasında yine yapının Hakim-Savcı çalışma evlerinde birlikte kalmıştık. 2011 Nisan ayında sınav oldu, sınavdan sonra sonuçlar açıklanmadan herkes memleketine gitmek zorundaydı ve ayrıldık. Sonrasında yine 2011 Kasım-2012 Nisan-Mayıs aylarına kadar da yine araştırma görevlilerinin kaldığı evlerde kalmıştı. O dönemde ben de araştırma görevlisi olmuştum, orası düzenli kalınan bir yer değildi ancak sohbet oluyordu, bu evde sanığı (davacıyı) görüyordum. Benim o dönem kod adım yoktu, sonrasında isim benzerliğinden dolayı M. diyorlardı. Sanığın (davacının) kod adı yoktu, herkes ... olarak tanıyordu. ..' şeklinde, teşhis tanığı P.D.'nin 'Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben Hakim Adayı'ydım, adaylık dönemimde meslekten ihraç edildim. 17. Dönem Hakim Adayı'ydım. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 2007-2011 yılları arasında okudum. Hakkımda FETÖ/PDY'den işlem yapıldı, ...Ben üniversite döneminde 2007-2011 yılları arasında o dönem cemaat olarak bilinen yapının evlerinde kalmıştım. Sanık (davacı) benim üst dönemimdi. Sanık (davacı) da bu yapının evlerinde kalıyordu, bir süre aynı evde de kaldık, sanığı (davacıyı) bu nedenle tanırım. Sanığın (davacının) bir süre ev ablalığı yaptığını biliyorum. Sanık (davacı) ilköğretim öğrencileriyle ilgileniyordu ancak Bölge İlköğretim Mesulü gibi bir görevi olduğunu bilmiyordum. Evdeki birçok kişi de ilköğretim öğrencileriyle ilgileniyordu. Ben bu şekilde öğrencilerle ilgilenmedim. Sanıkla (davacıyla) birlikte kaldığımız dönemde sanık (davacı) dışında öğrencilerle ilgilenen birisinin olduğunu hatırlamıyorum. .... Sanığı (davacıyı) ... adıyla biliyorduk, herhangi bir kod adı yoktur. ..' şeklinde, teşhis tanığı K.'nin '...Sanık (davacı) ile üniversite okuduğum dönemde bir süre o dönem cemaat olarak bilinen yapının evlerinde birlikte kaldım. ..' şeklinde, teşhis tanığı H.E.Ç.'nin 'Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. .... Ben Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 2009-2013 yılları arasında okudum. Sanık (davacı) benim üniversiteden üst dönemimdi, ben 1. sınıftayken sanık 4. sınıftaydı. Sanık (davacı) ile o dönem cemaat olarak bilinen yapıya ait evde bir dönem birlikte kalmıştık. Sanık (davacı) eve gelip giden ilköğretim öğrencilerinin takibini yapıyordu. Evin ablası başka bir fakültede okuyan F. isimli şahıstı. Sanığın (davacının) bir kod adı yoktu, kendisini ... olarak tanıyorduk. ...' şeklinde, ...Sanığın (davacının) etkin pişmanlık kapsamındaki ikrara dayanan savunmasına, dosyada mevcut teşhislere, teşhis beyanının ayrıntılı ve detaylı anlatımlara dayanmasına, kolluk araştırma tutanağına diğer beyan ve delillere itibarla sanığın (davacının) lise yıllarında FETÖ/PDY dershanesine gittiği dönemde örgüt mensuplarıyla irtibat kurduğu, Ankara ilinde üniversite eğitimi için geldiği 2006-2010 yıllarında örgüte ait birden fazla evde kaldığı, örgütün talimatıyla sanığın (davacının) güvenlik güçlerinin kontrolü ve dikkatinden kaçmak amacıyla her yıl farklı örgüt evlerine geçiş yaptığı, üniversite döneminde ilköğretim çağındaki çocuklarla ilgilendiği, mezun olduktan sonra örgütün tespit edilebilen yargıda örgüt adına faaliyette bulunacak hakim savcıların yetiştirildiği 160 adet hakim savcı adayları yetiştirme evlerinden ikisinde uzun süreli kaldığı, bu evlere gelen kişilerin de kod adı kullandıkları, örgütün içerisinde yer aldığı, daha sonra örgütün yönlendirmesi ile akademisyenliğe geçiş yaptığı, örgütün emir ve talimatlarını yerine getirdiği, örgütle organik bağının olduğu, örgüt disiplinine göre hareket ettiği böylelikle sanığın (davacının) örgütsel hiyerarşi içerisinde örgütsel faaliyetlerini yürüttüğü, ..bu suretle FETÖ/PDY örgütünün üyesi olduğu, örgütün emir ve talimatlarını yerine getirdiği, diğer örgüt mensuplarıyla bir eylem bütünlüğü içinde terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmeye elverişli eylemlerde bulunduğu, bu surette müsnet suçun sübuta erdiği ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.