9. Hukuk Dairesi 2019/6023 E. , 2019/17194 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı Bakanlıkça davacı Şirkette yapılan incelemede, merkez a…
**9. Hukuk Dairesi 2019/6023 E. , 2019/17194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davalı Bakanlıkça davacı Şirkette yapılan incelemede, merkez adresinin ofis olarak kullanıldığı ve personel işleri, faturalandırma, gemiye ait evrak tanzimi ile yönetim gibi işlerin yapıldığı, ayrıca ... adresinde faaliyet gösteren ... Deniz Taşımacılık A.Ş işyerinin olduğu ve bu işyerinde de yurtdışına çıkan tırlara gümrüksüz akaryakıt satışı yapıldığı, ayrıca ... /... adresinde ... Deniz Taşımacılığı A.Ş.nin irtibat bürosunun bulunduğu ve işyerlerinde yapılan işlerin İş Kolları Tüzüğü’nün 20 sıra numaralı Deniz Taşımacılığı işkolunda yer aldığının tespit edilerek, işyerlerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle İş Kolları Tüzüğü’nün 20 sıra numaralı Deniz Taşımacılığı iş koluna girdiğine ve yapılan bu tespitin Resmi Gazete’de yayımlanmasına 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 4.maddesi gereğince karar verdiğini, davalı Bakanlığın bu kararının yerinde olmadığını, davalı Bakanlığın bir kısmı tespitlerini yanlış yaptığını, bir kısım tespitlerini ise doğru değerlendirmeyerek davacı Şirketin işyerinde yürütülen işlerin işkolu tespit ederken hataya düştüğünü, bu itibarla davalı idarenin müvekkili Şirketin işyerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle İş Kolları Tüzüğünün 20 sıra numaralı Deniz Taşımacılığı işkoluna girdiğine ilişkin kararının hatalı olduğunu, tespiti yapılan işyerinde işlerin yürütümü için ağırlıklı olarak büro personeli çalıştığını, ağırlıklı işin büro işi olduğunu, yürütülen işlerin niteliği itibarıyla, İşkolları Tüzüğünün 17 sıra numaralı "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar “ işkolunda yer alması gerektiğini bildirerek, davacı şirket ve bağlı işyerlerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle işkolları tüzüğünün 20 sıra numaralı işkoluna girdiğine ilişkin tespit kararının iptali ile anılan işyerindeki işlerin Tüzüğün 17 sıra numaralı işkoluna girdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı Bakanlık vekili; davanın süre yönünden resen incelenmesi gerektiğini, dava konusu işyerinde keşif yapılması halinde olayın netlik kazanacağını, irtibat bürosunun bulunduğu ve işyerlerinde yapılan işlerin İş Kolları Tüzüğünün 20 sıra numaralı “Deniz Taşımacılığı” işkolunda yer aldığının tespit edildiğini, buna ilişkin 2012/29 sayılı işkolu tespit kararının 01.06.2012 tarih ve 28310 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığını, mahkemece ilgili idarelerden celp edilecek belgelerde görüleceği üzere davacının davasında yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın evleviyetle usulden, neticeten de esastan reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporlarına dayanarak davalı Şirkete ait ticaret sicil kayıtları, SGK hizmet dökümleri ve personel listeleri incelendiğinde; davalı Şirkete ait aynı adreste, aynı faaliyet konusunda 8 firmanın bulunduğu, davacı ....' nin bunlardan biri olduğu, davacı şirketin İstanbul' da kayıtlı; bina işyeri olarak bir şirket merkezinin ve birde SGK' da tescil edilmiş bir gemi personeli işyerinin bulunduğu, şirket merkezinde görev yapan personelin iş müfettişlerinin raporlarında da belirtildiği ve unvanlarından da (Genel Müdür, Personel Müd., Muhasebe Müd., Avukat...) görüldüğü üzere personel ve muhasebe işleri, gemiye ait evrak tanzimi ve yönetim gibi işlerin yapıldığı, gemi işyerinde çalışan işçilerin ise yine unvanlarından anlaşılacağı üzere gemi üzerinde çalışan, işyeri geminin içi olan çalışanlardan oluştuğu tespit edilmektedir (Kaptan, Yağcı, Gemici...), davalı şirketin ... Şubesine ait personel listeleri ve SGK hizmet dökümleri sunulmamış olsa da ticaret sicil kayıtlarından faaliyet konusunun diğerleri ile aynı olduğnun tespit edildiği, davacı işyeri, sahip olduğu her iki işyerinin (merkez bina işyeri ve gemi personelinin işyeri), ticaret sicil kayıtlarındaki ana faaliyet konularının ve yönetim kurulunun aynı olması, şirketler arası organik bağ olması nedeniyle, işletme statüsünde değerlendirilerek; davacı işyerinin merkez ofisinin de, İş Kolları Tüzüğü’nün 20 sıra numaralı "Deniz Taşımacılığı" işkolunda olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığı davacı işyerinin yaptığı iş itibarıyla iş kolları tüzüğünün hangi sıra numarasındaki iş koluna girdiğinin tespitine yönelik olduğu, davalı Bakanlık tarafından yapılan tespite göre davacının yaptığı işin deniz taşımacılığı iş koluna girdiği tespit edildiği, davanın yasal 15 günlük sürede açıldığı, dosya içeriği dikkate alınarak yapılan tespitin doğru olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılması için uzman heyette oluşan bilirkişilerden rapor alındığı, buna göre; davacıya ait ticari defterler, ticaret sicil kayıtları, işçi hareketleri, satışlar ve diğer hususların incelettirildiği, davacı işveren Şirketin her türlü deniz taşıtı işletme, kiralama, taşıma ve taahhüt işleri yapma, gemi imal etme, liman inşa etme veya işletme işleri yaparak, bunları turistik amaçla kullanmak, kiraya vermek, satın almak, satmak bunlar üzerinde her türlü aynı ve şahsi haklar tesis etmek, ulusal ve uluslararası sularda nakliye taahhütlerinde bulunmak ve benzeri hizmetleri yapmak ana sözleşmede yazılı bulunan hususlar olduğu, düzenlenen faturalarda deniz taşımacılığına yönelik kiralama bedellerinin yer aldığı da tespit edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İş Kolları Tüzüğünün 20 sıra numarasında yer alan gemi ve benzeri taşıtlarla denizlerde, göllerde ve akar sularda her türlü yük ve yolcu taşıması işe bunlara bağlı deniz işlerinde çalışan ve Deniz İş Kanununa tabi gemi adamları ve gemi adamı yeterlilik belgesine sahip kimselerin ve şehir ve körfez hatları iskelelerinde çalıştırılan iskele görevlilerinin yaptığı işler, deniz taşıtları ile yapılan liman hizmetleri olarak belirlendiği, bu durumda esas işin niteliği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede Bakanlık tespitinin Tüzüğün 20 sıra numarasında yer alan sıralamaya girdiğinin tespiti yönündeki belirlemesi doğru kabul edildiği, Tüzüğün 3. maddesi kapsamında "Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır" hükmünün de birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4 ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir. Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, işkolu tespiti T.C. ...'nca yapılacaktır. T.C. ...'nca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür. 6356 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. İşkolu tespit davalarında, her işverenin işyerinin bağımsız işyeri olarak kabul edilip, o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibariyle işkolu tespiti gerekir. Alt işverenin işkolu tespiti asıl işverenin yaptığı işe göre belirlenmez. Alt işverenin işkolu tespitinin, asıl işverenden ayrı olarak yapılması gerektiği gibi, alt işverene ait işyerinde yapılan işlerin, asıl işverene ait işyerinde yapılan işlere yardımcı iş olarak değerlendirilmesi de doğru olmaz. 6356 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde öngörülen, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de, asıl işin dâhil olduğu işkolundan sayılacağı kuralı, bir işyeri sınırları ve organizasyonu içerisinde yürütülen işler için önem taşır. Yoksa birbirinden ayrı işyerlerinde farklı işkoluna giren işler yapılıyorsa asıl iş yardımcı iş kavramı geçerli olmaz. Alt işveren işçileri ise, alt işverene ait bağımsız işyeri çalışanları olduklarından, bağlı bulundukları işkolunun, asıl işverenden ayrı olarak belirlenmesi gerekir. Nitekim 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 4. maddesinin gerekçesinde “Bir işyerinde yürütülen yardımcı işin alt işveren tarafından üstlenilmesi halinde, bu iş artık asıl işveren yönünden yardımcı iş olarak kabul edilemez. Bu işler alt işveren bakımından asıl iş kabul edilir ve işkolu buna göre belirlenir” şeklinde anılan durum açık olarak belirtilmiştir. Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 26.05.2015 tarihli ilamı ile; davacı Şirket ile bağlantısı ortaya konulmadan, dava dışı ... Deniz Taşımacılığı A.Ş şirketine ait işyerlerinin davacı Şirketin bağlı işyeri olduğu değerlendirilerek 20 sıra numaralı Deniz Taşımacılığı işkolunda tespit edildiği, ancak yapılan yargılamada davacı Şirket ile dava dışı Şirketin organik bağ içinde olup olmadığı, şayet organik bağ varsa bu işyerlerinin davacı Şirkete ait bağlı işyerleri içinde mi yoksa ayrı bir işyeri mi içinde olduğu hususlarının açıkça ortaya konulmadığı açıklanarak, bu kapsamda yapılacak tespite göre bu işyerlerinin davacı Şirkete ait olduğu belirlenirse niteliğinin değerlendirilmesini, şayet ayrı işyerleri kabul edilirse faaliyet alanlarına göre işkolunun ve yetkili mahkemenin belirlenmesi için bozulmuştur. Dosya içeriğine göre; Davacı ....’nin merkez adresinin ofis olarak kullanıldığı ve personel işleri, faturalandırma, gemiye evrak tanzimi ile yönetimi gibi işlerin yapıldığı, Şirkete ait olan ve İstanbul Limanı’na bağlı gemi ile tır taşımacılığı suretiyle (Ro-Ro) gemi işletmeciliğinin yapıldığı anlaşılan bu işyerinin İşkolları Tüzüğü’nün 20 sıra numaralı “Deniz taşımacılığı” işkolunda yer aldığına ilişkin tespitin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu işyerine ilişkin tespit Dairemizin bozma ilamına da konu olmamıştır. Yargılamanın geldiği bu safhada asıl sorun, kayıtlarda dava dışı ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. ait görünen Musalla Mah. Çeşme 1107 Sk. ... adresinde faaliyet gösteren ve Atatürk Cad. Ak İşhanı No. 105 .../... adresinde faaliyet gösteren işyerleri için “Deniz taşımacılığı” işkolunda yapılan tespitin yerinde olup olmadığına ilişkin olup, Dairemizin bu nedenle yaptığı bozma sonrası yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu da bu meselenin çözümü için yeterli değildir. Keza, Mahkemenin “Davacı işyeri, sahip olduğu her iki işyerinin (merkez bina işyeri ve gemi personelinin işyeri), işletme statüsünde değerlendirilerek; davacı işyerinin merkez ofisinin de, İş Kolları Tüzüğünün 20 sıra numaralı "Deniz Taşımacılığı" işkolunda olması gerekmiştir.” gerekçesi de hukuken isabetli değildir. Zira işkolu tespiti davalarında, Şirkete ait işyerinin işletme statüsünde olup olmadığı uyuşmazlığın çözümünde etkili olmayıp işverenin işyerlerinin bağımsız işyeri olarak kabulü halinde o işyerinde yapılan işlerin niteliği itibariyle işkolu tespiti gereklidir. Yine, dava dışı Şirket ile davacı Şirketin aynı grup şirketlerinden olduğu anlaşılmakla birlikte ticaret sicil kayıtlarından faaliyet konularının aynı olması aralarında organik bağın varlığının kabulü için de tek başına yeterli değildir. Mevcut delil durumuna göre Atatürk Cad. Ak İşhanı No. 105 .../... adresinde faaliyet gösteren işyerinde, yurtdışına çıkan tırlara gümrüksüz akaryakıt satışı yapıldığının ve Atatürk Cad. Ak İşhanı No. 105 .../... adresindeki işyerinin de irtibat bürosu olduğundan hareketle tespitin yapıldığının anlaşılması karşısında, bu işyerlerinin İstanbul adresinde faaliyet gösteren işyerinden bağımsız bir işyeri olduğu ve faaliyet konularının da tamamen farklı olduğu izlenimi edinilmektedir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacı Şirket ile dava dışı ... Deniz Taşımacılığı A.Ş. arasında organik bağ olup olmadığının tereddüde mahal verilmeksizin ortaya konulması, şayet organik bağ saptanırsa mahallinde keşif icra edilerek ...’deki işyerlerinde fiilen hangi işin yapıldığının öncelikle tespiti ile buna göre İstanbul’daki işyerine bağlı işyeri mi yoksa bağımsız işyeri mi olduğunun belirlenmesi, bağımsız işyeri olarak değerlendirilmeleri halinde ise yetkili mahkemenin buna göre tespitinden ibarettir. Eksik araştırma, yeterli ve yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi tekrar bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.