6. Hukuk Dairesi 2023/3462 E. , 2024/2379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3369 E., 2023/636 K. BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2009/144 ESAS, 2009/184 KARAR NOLU KARAR DOSYASI; DAVALILAR : 1- ... Vekili Avukat ... 2- O... Vekili Avukat ... 3- ... DAVA TARİHİ : 18.06.2006 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/688 E., 2019/534 K. 1- İlk derece mahkemesince, tarafl
**6. Hukuk Dairesi 2023/3462 E. , 2024/2379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3369 E., 2023/636 K. BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2009/144 ESAS, 2009/184 KARAR NOLU KARAR DOSYASI; DAVALILAR : 1- ... Vekili Avukat ... 2- O... Vekili Avukat ... 3- ... DAVA TARİHİ : 18.06.2006 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/688 E., 2019/534 K. 1- İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin sözleşmenin sahte olduğunun tespiti ile kooperatif üyeliğinin tespiti, dairenin rayiç değerinin tahsiline ilişkin asıl ve birleşen davada, davacının ortaklık payının devrine dair belge aslı bulunamasa da fotokopi üzerinde yapılan imza incelemesine göre belgedeki imzanın davacıya ait olmadığı, asıl ve birleşen dosyada davalıların kesin süreye rağmen belge aslını sunmadığı, bu nedenle HMK'nın 220. maddesi gereğince ortaklık payının devrine ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü gerektiği, payı devreden ve devralanın gerçekten o şahıslar olup olmadığını denetlemeyen davalı kooperatifin sahte imza ile ortaklık payının devrinden sorumlu olduğu, birleşen davada davalıların gerekli özen ve dikkati göstermeleri halinde usulsüz devir işlemini bilebilecek durumda olduklarından, bu davalıların da usulsüz devir işleminden sorumlu oldukları, Yargıtay'ın altılı formül hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği tazminat tutarının 130.104,00 TL olduğu, ancak davacının davasını ıslah etmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl davada davacı vekilince birleşen davada davada davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı, sahte imza ile üyeliğinin devredildiğini ileri sürdüğünden, devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ancak verilen kesin süreye ve süresinde belge sunulmazsa imzanın kendisine ait olmadığına dair davacının iddiasının kabul edileceğine dair ihtara rağmen davalı kooperatifçe belge aslının sunulmadığı mahkemece HMK'nın 220/3 fıkrası gereği, devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığının kabul etmesinin yerinde olduğu ayrıca davalı kooperatif devir esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden davacının uğradığı zarardan da sorumlu olduğu, diğer taraftan üyeliği sahte imza ile devredilen ve kendisine bağımsız bölüm teslim edilmeyen davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği. hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, kendisine bağımsız bölüm teslim edilemeyen davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarı 130.104,00 TL olarak hesaplandığı, ancak dava değerinin 100.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, mahkemece 100.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği; birleşen dosya davalısı... ... kooperatif ortaklığını diğer davalı ......dan devralmış olup, devrin kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından, mahkemece birleşen davada davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabul edilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle, asıl davada davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla davalı kooperatiften tahsili ile davacıya verilmesine; birleşen dava yönünden davalılar ... ve Müslüm Kutlaay yönünden davanın kabulü ile, 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosyada tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla bu davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davda davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine birleşen davada davalı ... ...'ya yapılan devrin kötü niyetli yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığı hususu bir arada değerlendirildiğinde davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcın davacıdan alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.