Başvuru, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi ve eksik incelemeye istinaden karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
1- Başvuru, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi ve eksik incelemeye istinaden karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.2- Başvurucu Van Albayrak Hudut Alay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmaktayken rahatsızlanması üzerine hastaneye sevkedilmiş ve hakkında düzenlenen 19/10/2010 tarihli sağlık raporunda "Her İki Kulakta 4000 (Dahil) Frekanstan İtibaren 60 DB Üzerinde Sensörinöral İşitme Kaybı" tanısıyla "TSK'da görev yapamaz." kararı alınmıştır. 20/12/2010 tarihi itibarıyla başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetleriyle (TSK) ilişiği kesilmiştir. Sağlık kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; başvurucunun rahatsızlığının vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediğine, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun maddesi uyarınca adi malul olduğuna karar verilmiştir. Başvurucu rahatsızlığının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinden bahisle hakkında 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uyarınca vazife malulü sayılması talebinde bulunmuş talebinin zımnen reddedilmesi üzerine Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 23/2/2018 tarihli kararla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; 26/12/2017 tarihli ara karar ile başvurucunun maluliyetine neden olan rahatsızlığın görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediğinin saptanması amacıyla Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulundan uyuşmazlığa ilişkin rapor alındığı belirtilmiştir. Alınan raporda; yüksek frekanslardaki sensörinöral işitme kaybının görevi sırasında oluşmuş olabileceği, fakat daha öncesinde odyometri değerlendirmesi ve olay tutanağı olmadığı için işitme kaybının görev sırasında olup olmadığının belirlenemediği tıbbi kanaatine varıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği ifade edilmiştir. Bu durumda; başvurucunun maluliyetine neden olan rahatsızlığının görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporla da ortaya konulamadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, başvurucunun söz konusu maluliyetine neden olan, ancak görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği ortaya konulamayan rahatsızlığının, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden 3713 sayılı Kanun'da tanımlanan şekilde terör eylemine muhatap kalması sonucu meydana gelmediği, dolayısıyla anılan Kanun hükümlerinden yararlandırılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı vurgulanmıştır. Başvurucu, hükme esas alınan raporun kendisine tebliğ edilmediğini, gerekli belgelerin çalıştığı kurumdan alınmadığını ve Sosyal Güvenlik Kurumunun bildirdiği evrakla yetinildiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 8/10/2020 tarihinde Mahkeme kararını hukuka uygun bularak istinaf talebini reddetmiştir. Başvurucu nihai hükmü 5/11/2020 tarihinde öğrendikten sonra 26/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.