T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE :... ÜYE :... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : ... Esas- .... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat G.K…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE :... ÜYE :... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : ... Esas- .... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat G.KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'in maliki olduğu, .... sevk ve idaresindeki ....plakalı araç ile 13/08/2021 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken maliki .... ve sürücüsü ... olan ....plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, tam kusurlu olarak maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkillerinin ciddi şekilde yaralandığını, kaza sebebiyle ....'in hayati tehlikesi bulunacak şekilde ağır yaralanıp günlerce yoğun bakımda kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, müvekkiline pert bedeli doğrultusunda hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı .... Sigorta AŞ'ye 06/10/2021 tarihinde bakiye pert bedeli ile geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı tedavi giderleri talebi ile başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığını, şimdilik 50,00 TL pert bedelinin .....dışındaki davacıların yaralanması sebebiyle şimdilik 10,00'ar TL geçici, 10,00'ar TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 10,00'ar TL tedavi giderinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili tarafından sunulan 12.02.2024 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; ayrı ayrı talep ettikleri 10 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini ... için 2.863,58 TL'ye, ayrı ayrı talep ettikleri 10 TL'lik kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini ... için ise 247.777,56 TL'ye, talep ettikleri 50,00 TL'lik bakiye pert bedeli taleplerini 35.600,00 TL'ye yükselterek davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiş, aynı gün harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ... için talep edilen 247.777,56 TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 386.173,44 TL'ye, ayrı ayrı talep edilen 10,00 TL'lik tedavi gideri talebini ... yönünden 800,00 TL'ye, ... yönünden 1.200,00 TL'ye, .... yönünden 320,00 TL'ye yükselterek davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, aynı gün harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatının tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, davacıya kaza sonucu SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın bu nedenlerle reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;"Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-35.600,00 TL pert bedelinin davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-386.173,44 TL kalıcı iş göremezlik maddi tazminatının davalı .... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,(sakatlanma/ölüm teminat limiti kapsamında) 3-Davacı ....'in 10,00 TL'lik geçici iş göremezlik maddi tazminat isteminin REDDİNE, 4-800,00 TL tedavi giderinin davalı .... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,(tedavi teminat limiti kapsamında) 5-1.200,00 TL tedavi giderinin davalı ... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,(tedavi teminat limiti kapsamında) 6-Davacı ....'in 10,00 TL'lik geçici iş göremezlik maddi tazminat istemi ve 10,00 TL'lik kalıcı iş göremezlik maddi tazminat isteminin REDDİNE, 7-320,00 TL tedavi giderinin davalı .... Sigorta AŞ'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 19/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ....e VERİLMESİNE,(tedavi teminat limiti kapsamında) 8-Davacı ....'in 10,00 TL'lik geçici iş göremezlik maddi tazminat istemi ve 10,00 TL'lik kalıcı iş göremezlik maddi tazminat isteminin REDDİNE, 9-Davacı ....'in 10,00 TL'lik geçici iş göremezlik maddi tazminat istemi, 10,00 TL'lik tedavi gideri ve 10,00 TL'lik kalıcı iş göremezlik maddi tazminat isteminin REDDİNE," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan 27/12/2022 tarihli kusur bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, ... yönünden tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlenen rapor ile belirlendiğini, yeterli uzman hekim bulunmayan heyetten alınan rapor olması sebebi ile karara esas alınmasının mümkün olmadığını, maluliyet raporuna itirazları giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli ''Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' gereğince Adli Tıp Kurulu 2.İhtisas Dairesinden maluliyet raporu alınması sadece 3 adli tıp uzmanından oluşan, alanında uzman hekimlerin bulunmadığı ve maluliyet raporu düzenleme yetkisi olmayan Adnan Menderes Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlandığını, mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının henüz 4 yaşında olduğunu ve iyileşme oranının yetişkinlere göre fazla olduğunu, davacının yara izinin boyutu dikkate alındığı zaman Yönetmelik kılavuzunda yer alan tespit yöntemine göre maluliyetin oluşmayacağının açık olduğunu, davacı çocukluk çağında olup, vücudunun kendini onarma ve yenileme ihtimali nazara alındığında, raporda mevcut olduğu değerlendirilen skarın kalıcı olup olmadığı, iyileşme ihtimali bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, davacı .... için pasif dönem hesabının çalışanlara uygulanan asgari ücrete göre hesaplanmasının yerinde olmadığını, aktüer hesaplaması yapılırken 1.8 teknik faiz kullanılması gerekirken prograsif rant kullanılmasının hatalı olduğunu, bu hususa ilişkin itirazlarının giderilmediğini, Anayasa iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, kaza tarihi 13/08/2021 olup, 27/11/2020 poliçe tanzim tarihi kapsamında TRH 2010 yaşam tablosu ile 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacı .... için müterafik kusuru nazara alınmadan karara verilmesinin yerinde olmadığını, davacının, çocuk bağlama sisteminde taşınmış olması halinde dava konusu zararın ve yaralanmanın meydana gelmeyeceğini yahut çok daha az bir yaralanmanın meydana geleceğinin sabit olduğunu, bu sebeple, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece bir tazminat belirlenmesi halinde; belirlenecek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığını, davacıların tedavi giderlerine yönelik hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedaviye ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, ayrıca tedavi giderleri müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, davacının talep ettiği bedel faturalı - belgeli tedavi gideri olup müvekkili şirketin sorumluluğundan çıkarıldığını, tüm faturalı tedavi giderleri SGK sorumluluğunda olup söz konusu giderler için davacının SGK'dan talep etmesi zorunlu olup, müvekkili şirketin davacı taleplerinden sorumlu olmasının mümkün olmadığını, davacılar ... ve ... lehine bir tazminata hükmedilirken, müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğine ilişkin beyan ve itirazlarının yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, ...lehine hükmedilen pert bedeli yönünden davacı tarafın 2 yıllık zamanaşımı süresini kaçırmış olup buna ilişkin itirazlarının yerel mahkeme tarafından incelenmediğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davacıların davasının reddini, yargılama giderlerinin ve istinaf masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesi ile özetle, yerel mahkeme tarafından dava konusu kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi için aldırılmış olan bilirkişi raporunda kazanın en ince ayrıntıları ile irdelendiğini, karşı yan araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK madde 52/A kuralını ihlal etmiş olduğunu, tali ve %40 oranında kusurlu olduğu, müvekkilinin ise 2918 sayılı KTK madde 84/H kuralını ihlal etmiş olduğunu, asli ve %60 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı aynı doğrultuda olup birbiri ile çelişmediğini, bilirkişi raporu denetime uygun olarak Yargıtay içtihatları çerçevesinde hazırlandığını, bilirkişi tarafından 17.250,00 TL ödeme yapılmış olduğu belirtilmişse de pert bedeline ilişkin hem müvekkiline hem de taraflarına ulaşan herhangi bir ödeme bulunmadığını, davalı tarafından da dosyaya herhangi bir dekont sunulmadığını, davalı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, maluliyet raporlarının Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığını, aktüerya bilirkişi raporu ise maluliyet raporu doğrultusunda TRH 2010 progresif rant esas alınarak hazırlandığını, ATK'dan alınan raporlar Yargıtay içtihatları çerçevesinde, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olarak hazırlandığını, ATK raporları ve aktüerya raporu hazırlanırken usulüne uygun yöntemin esas alındığı da yerleşik yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, tedavi giderlerinden sorumlunun Sosyal Güvenlik Kurumu olduğu iddia edildiğini, bu iddiaların mesnetsiz olduğu ve gerçeği yansıtmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, araçta meydana gelen hasar miktarı, belirlenen pert bedeli tazminatı, geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri poliçe limiti göz önünde bulundurularak bilirkişi raporu doğrultusunda tarafımızca bedel artırım dilekçesi sunulduğunu, yerel mahkeme tarafından bedel artırım dilekçesi ve teminat limitleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, davalının bu konudaki itirazlarının herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla istinaf başvurusu talebinin reddi ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E. ve ....K. sayılı ilamının onanmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi gider alacağından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacılar ...., ..... ve .....yönünden yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunup, ihtiyari dava arkadaşlığında karar kesinlik sınırı, her davacı için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu çerçevede; mahkemece, yapılan yargılamada; araç sahibi ....lehine hükmedildiği değerlendirilen 35.600,00 TL pert bedeli, .... lehine hükmedilen 1.200,00 TL tedavi gideri, .... lehine hükmedilen 320,00TL tedavi giderine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket de aleyhine verilen maddi tazminat tutarları yönünden istinaf talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından hükmün verildiği tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 341/2. Maddesinde; "Miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nun Ek 1. Maddesinin 1. Fıkrasında;"200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. Fıkrasında (7550 sayılı yasa ile değişiklik öncesi) parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı husus düzenlenmiş bulunmaktadır. Öte yandan konuya ilişkin Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 gün ve 2023/4-931 Esas, 2025/491 Karar sayılı kararında özetle, "... 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan ve 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik karşısında, dava tarihindeki parasal sınırların mı yoksa karar tarihindeki parasal sınırların mı esas alınacağı konusu irdelendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı tarihi itibariyla kanun yoluna başvuru hakkı doğmuş olup dolayısıyla ortada HMK'nın 448. maddesi anlamında tamamlanmış bir usul işlemi bulunmaktadır. 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinde yapılan değişikliğin ne şekilde uygulanacağı, başka bir deyişle derdest davalarda uygulanıp uygulanmayacağı yönünden bir geçiş hükmü de öngörülmemiştir. Öte yandan verildiği anda yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre miktar itibariyla kesin olan yani temyiz yolu kapalı bulunan bir kararın sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenleme kapsamında değişen parasal sınırlara göre kesin olup olmadığının değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.... Neticeten eldeki davada 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında kararın temyizi kabil olup olmadığının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı, değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi itibariyla değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır..." denilmiştir. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu ilk derece mahkeme kararının verildiği 08.05.2025 tarihi için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 40.000,00-TL olmuştur.Davalı tarafça istinafa konu edilen miktarlar hükmün verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle davalı şirket yönünden davacılar ...., .... ve ....'e ilişkin davanın kabulüne karar verilen kararlar yönünden hüküm tarihindeki miktar itibarı ile kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacılar ..., .... ve ... yönünden HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı .... yönünden ise davanın reddine karar verildiği ve mezkur davacıya ilişkin de istinaf talebi bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesi sadece davacı ..... yönünden yapılmıştır. .... yönünden yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Kusura ilişkin itirazın incelenmesinde: Söz konusu olay nedeniyle tutulan trafik kaza tespit tutanağında; her iki tarafa da kusur atfedildiği, işbu istinafa konu dosyada aldırılan 27/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı sürücü....in %60 asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ....'nun %40 tali kusurlu olduğunun rapor edildiği anlaşılmaktadır. ....Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden inceleme talebi ile son halinin incelenmesi neticesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 22.08.2022 tarihli raporda da; davacı sürücü ....'in asli kusurlu, dava dışı sürücü ...'nun tali kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında ve de davalı tarafın belirttiği şekilde bir çelişkiye rastlanılamaması karşısında davalı tarafın kusura ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı ...'in maluliyetine ilişkin itirazın incelenmesinde: Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. - 2022/9633 K.) Ancak yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren çocuklar için özel gereksinim değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerecektir. Bu kapsamda eldeki dosya konusu kaza 13/08/2021 olup, bu tarihte Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin geçerli olduğu anlaşılmasına göre, davacı çocuğun maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde yapılan atıf uyarınca kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi (Yargıtay 4. HD'nin 2023/9912 esas v e2023/12650 karar sayılı ilamına göre) gerekmekle hükme esas alınan ve Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.05.203 ve 16.12.2024 tarihli raporlar bu yönüyle hükme elverişli olduğu anlaşılmakla mezkur maluliyet raporlarının mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Keza, maluliyet raporu Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınmasının yeterli olduğu, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınma zorunluluğu bulunmamaktadır. Hesap raporuna ilişkin itirazın incelenmesinde: Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) Dosya kapsamına kazandırılan ve hükme esas alınan 06/02/2025 tarihli aktüer raporu tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant sisteminin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Müterafik kusura ilişkin itirazın incelenmesinde: Davalı tarafın müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, araçta bulunanların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatı davalı sigorta şirketinin üzerindedir.Mahkemece de emniyet kemerinin takılı olmadığının tespiti yapılamadığı gerekçesiyle müterafik indirim talebi reddedilmiştir. Ancak, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin sürücülerin ve yolcuların koruyucu tertibat kullanma mecburiyeti başlıklı 150. maddesinde “M1, M1G, N1, N1G, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Buna göre davacı çocuk ....in yaralanmasına ilişkin, olaya ilişkin ceza dosyası (....Asliye Ceza Mahkemesi .... esas) ve dosya içerisinde bahsi geçen görüntüler de dosyaya kazandırılıp ve eldeki dosya kapsamı incelenerek, mezkur davacının araç içerisinde yolculuk yaparken Yönetmelik maddesinde açıklandığı üzere özel donanımlı tertibatla taşınıp taşınmadığı araştırılarak ve de bunun yaralamada etken olup olmadığının değerlendirilip gerekirse bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınıp, karar yerinde tartışılarak sonucuna göre tazminat miktarından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi gerekirken bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz bulunduğundan buna yönelik davalı vekilinin itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/16809 esas, 2016/8135 karar sayılı kararı) Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun; davacılar ...., .... ve .... yönünden HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince ayrı ayrı usulden reddine, davacı .....yönünden ise duruşma yapılmadan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar kapsamında hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi ve kaldırma nedenine göre sair istinaf yasa yolu başvuru nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin, davacılar ...., ....ve .... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik istinaf taleplerinin (dilekçesinin) HMK'nın 341/2 ve 352. maddeleri gereğince MİKTAR İTİBARIYLA ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davalı vekilinin davacı .... bakımından istinaf talebinin KABULÜ İLE; ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/05/2025 tarih, ....Esas ....Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan 7.243,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-İstinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/12/2025 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.