(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3811 E. , 2009/11107 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, belediye sınırları dahilinde kalan hemzemin geçide, davalının yükümlülüğünde olan idareli takım montajı ve aydınlatmanın kendiler…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3811 E. , 2009/11107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, belediye sınırları dahilinde kalan hemzemin geçide, davalının yükümlülüğünde olan idareli takım montajı ve aydınlatmanın kendileri tarafından yapıldığını ileri sürerek, maliyet bedeli 10.433 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığı 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da Yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz. Davalının 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur. Davacı ... ise, 28.10.1984 tarihli 18559 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ana statüsü gereğince, ve 233 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin 3. bendi ile kararnamenin ekindeki listeye göre, TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesinde de, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tâbi, ancak genel muhasebe kanunu ile devlet ihale kanunu hükümlerine ve sayıştayın denetimine tabi değildir. Ana statüsünün 3. maddesinin 2. ve 3. bentlerinde, kuruluşun kanun hükmünde kararnamenin ana statü hükümleri saklı kalmak üzere, özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu, genel muhasebe kanunu, devlet ihale kanunu hükümlerine ve sayıştayın denetimine tâbi olmadığı belirtilmiştir. 5018 sayılı kanuna ekli genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerini gösteren (1) sayılı cetvelde de TCDD Genel Müdürlüğü gösterilmemiştir. O halde, davacı ...'nin, 3533 sayılı Yasada gösterilen daire ve kuruluşlardan olmadığı sonucuna varılmaktadır. Öyle olunca, TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü mecburi hakem yargılamasına da tâbi değildir. Dairemiz eski uygulamalarında, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünü mecburi hakem yargılamasına tâbi olarak kabul etmiş ise de , son uygulamalarında mecburi hakeme tâbi olmadığı kabul edilerek bu doğrultuda karar verilmektedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde de hakem sıfatı ile mahallin yüksek dereceli hukuk hakimi görevli değildir. Davaya bakmak, genel mahkemelerin görevi içinde kalır. Kural olarak, 3533 sayılı yasaya göre verilen kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz, ancak kararı veren hakeme itiraz edilebilir ise de, görev kamu düzenine ilişkin olup, bu konuda kazanılmış hakda olmaz yargılamanın her safhasında re'sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle, Dairemizce sehven verilen bozma kararına uyularak verilen görevsizlik kararı gereğince, davaya hakem sıfatıyla bakılması da sonuca etkili değildir. Hakemin, görevini aşarak yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Yukarıda bir nolu bentte açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, 8.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.