7. Ceza Dairesi 2021/24763 E. , 2023/744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Orman İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Orman İdaresinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören Orman İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkı
**7. Ceza Dairesi 2021/24763 E. , 2023/744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Orman İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Orman İdaresinin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören Orman İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suçtan Zarar Gören Orman İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Orman İdaresi lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın taraf olmadığı dava dosyası kapsamında yapılan keşif sonucu hazırlanan eksik bilirkişi raporları dikkate alınarak hüküm kurulduğuna, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında keşif sırasındaki fiili duruma yer verilmediğine, 3. Sanığın atılı eylemi gerçekleştirmediğine, Baki Yakışır'ın şirketin fiili işletmecisi olduğuna, eylemin süreklilik arz etmediğine, sanığın mahkumiyetine dair yeterli delil bulunmadığına, 4.Hükmün adli para cezasına hükmedilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bölümlerinde çelişki olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.26.07.2012 tarihli suç tatanağına göre, Baki Yakışır'ın yetkilisi olduğu işletmenin maden işletme sahasında yapılan kontrolde orman alanında izinli saha içinde ve dışında toplam 127 m2 lik alana inşaat atıkları döküldüğünün tespit edilmesi üzerine Baki Yakışır hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir. 2. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/97 Esas sayılı dosyasında Baki Yakışır hakkında yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.12.2014 tarihli raporda dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, orman alanında maden işletme izin sahası sınırları içinde ve dışında 127 m2 lik alana hafriyat döküldüğü, inşaat artığı ve hafriyat atılan sahanın evveliyatında orman örtüsü bulunmadığından örtü zararı oluşmadığı tespit edilmiş, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda da suça konu alanın 127 m2 olduğu tespit edilmiştir. 3. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli, 2014/97 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararı ile sanık Baki Yakışır'ın beraatine ve suç tarihinde işgale konu alanın Bekirli Kum Çakıl Madencilik Hafriyat Nakliye İnş. San. Tic. Ltd. Şti tarafından kullanıldığı anlaşıldığından gereğinin ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 15.01.2018 tarihli, 2017/6274 Esas, 2018/7 Karar sayılı ilâmıyla sanığın hükümden sonra öldüğünün anlaşılması gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmıştır. 4. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.05.2015 tarihli yazısı ekinde Bekirli Kum Çakıl Madencilik Hafriyat Nakliye İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin yetkililerine ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin adı geçen şirketle ilgili kısımları gönderilmiştir. 5. Bekirli Kum Çakıl Madencilik Hafriyat Nakliye İnş. San. Tic. Ltd. Şti yetkilisinin sanık ... olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 6. Sanık şirketin müdürü olduğunu, şirket işlerini yürüten kişinin Baki Yakışır olduğunu beyan etmiştir. 7. Baki Yakışır ile sanığın yetkilisi olduğu şirket arasında, maden ruhsatının imtiyaz hakkının devrine ilişkin düzenlenen noter onaylı 14.09.2011 tarihli rödovans sözleşmesi dava dosyasında mevcuttur. 8. Suç konu yere ilişkin orman kadastro haritası ve orman kadastro sonuçlandırma tutanağı askı mazbatası örneği dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, 1.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Orman İdaresi yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, 2. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilen sanık hakkında, denetim süresi içinde suç işlemesi ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığı ve şartlarının bulunmadığı gerekçe olarak gösterilmesine rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması, 3. 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen 10 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 300 gün yerine 150 gün adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdiren 20,00 TL üzerinden hesaplanması neticesinde sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması, 4. 5271 sayılı Kanunu'nun 67/5. maddesi gereği bilirkişi raporuna itiraz hakkı bulunmasına rağmen raporların sanığa tebliğ edilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve suçtan zarar gören Orman İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2023 tarihinde karar verildi.