DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3614 E. , 2024/1753 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3614 Karar No : 2024/1753 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... II - (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ... Valiliği 3- ... Kaymakamlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/9411, K:2022/4100 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşıl…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3614 E. , 2024/1753 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3614 Karar No : 2024/1753 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... II - (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ... Valiliği 3- ... Kaymakamlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/9411, K:2022/4100 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; kurumlarında uygulanan Tıp Sekreterliği kurs programının uygulamadan kaldırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemlerinin, Küçükçekmece Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemlerinin iptali ile bu işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 90.874,14 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi zararın tazmini ve Tıp Sekreterliği kurs programının yeniden uygulamaya konulması ve kursiyerlerine tekrar sertifika alma hakkı verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/9411, K:2022/4100 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2019 tarih ve E:2018/1632, K:2019/3010 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; Davacının maddi tazminat istemi yönünden; Olayda, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren özel kurslarda uygulanmakta olan Tıp Sekreterliği kursları için yeni dönem açılışlara izin verilmeyeceğine karar verildiği ve söz konusu işlemin de davacıya 11/07/2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte ise de; bu arada davacı tarafından; Tıp Sekreterliği kurs programının devam edeceği düşüncesiyle kursiyer kaydı yapıldığı, söz konusu kurs programında usta öğretici olarak görev yapmak üzere N.Y.P. adlı kişiyle sözleşme imzalandığı, Küçükçekmece Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, söz konusu usta öğreticiye geçici olarak göreve başlama izni verildiği, 08/07/2011 tarihinde kursun eğitime başladığı ve aynı gün kursiyer listesinin ve ders programının kurs müdürü tarafından, onaylanması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sunulduğu, Küçükçekmece Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle de, kursiyer listesinin ve ders programının onaylandığının anlaşıldığı, Her ne kadar, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunsa bile; Tıp Sekreterliği kurs programının devam edeceği düşüncesiyle kursiyer kaydı yapıp eğitim faaliyetine başlayan davacının, geç bilgilendirilmesi nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın, idareye güven ve istikrar ilkesi çerçevesinde tazmini gerektiği, Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Tıp Sekreterliği kursuna başvuran 15 kişilik listenin onaylanması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği ve bu listenin onaylandığı görülse de; davacının bu listeden 11 kişi ile kurs ücreti olan 1.000,00-TL karşılığında sözleşme imzaladığı ve bu ücretlerin bir kısmının peşin alındığı geri kalanın da taksitlere bölündüğünün görüldüğü, Bu durumda, davacının Tıp Sekreterliği kurs programı için sözleşme imzaladığı 11 kursiyerin toplam kurs ücreti olan 11.000,00-TL'nin maddi tazminat olarak davalı idarelerce davacıya, dava tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, Kursiyerlerden alınacak ücretin içerisinde kurs sebebiyle yapılacak her türlü giderlerin de bulunduğu göz önüne alındığında, Tıp Sekreterliği kursu için alınan öğretmenin ücretinin de bu giderler arasında bulunduğu anlaşıldığından bu istem ile, dava konusu işlem ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan vergi ve prim borçlarının yapılandırmasının bozulduğu gerekçesiyle uğranıldığı ileri sürülen zararının karşılanması isteminin de reddedilmesi gerektiği, Davacının manevi tazminat istemi yönünden; Manevi tazminatın, idarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle kişilerin manevi değerlerinde bir eksilme durumunda duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının giderilmesi aracı olduğu, bir başka anlatımla; manevi tazminatın, idarenin mali sorumluluğuna gidilmesi suretiyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa maddi edimlerle telafi edilmesi olduğu, manevi zarar ise, kişinin şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme olup; kişinin kendisinin veya yakınlarının şan, şeref, kişilik hakları ve vücut bütünlüğüne yönelik eylem ve işlemler nedeniyle duyduğu derin ruhsal ve bedensel acı, üzüntü olarak tanımlandığı, kişilerin manevi varlıklarında oluşan eksilmeyi ifade eden manevi zararın tazmin edilebilmesi için; şeref, haysiyet, kişilik hakları veya vücut bütünlüğüne yönelmiş bir saldırının varlığının gerektiği, Davacının Tıp Sekreterliği kurs programının uygulamadan kaldırıldığı konusunda geç bilgilendirilmesi nedeniyle; açılmış olan kurs programını iptal etmek zorunda kalması, kursiyerlerini kaybetmesi ve onlara karşı mahcubiyet yaşaması nedenleriyle sıkıntı ve üzüntü duyduğunun açık olduğu görüldüğünden, idarelerin kusuru ve doğurduğu sonuçlar göz önüne alınarak takdiren 7.500,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, 11.000,00-TL maddi tazminatın davanın açılış tarihi olan 05/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.500,00-TL manevi tazminatın dava açılış tarihi olan 05/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 15 kursiyer listesi onaylanmasına karşın 11 kişi üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, aradan 10 yıl geçmesi nedeniyle bazı evrakları temin edemediği, 10 yılı aşan dava sürecindeki zararlarının yasal faiz ile karşılanmasının mümkün olmadığı, ticari faize hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, yargılama sonucu itibarıyla aleyhine üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, olayda maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, dava dilekçesinde belirtilen maddi tazminat kalemlerinin muhtemel zarar niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer yandan, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/12/2017 tarih ve E:2012/7822, K:2017/9543 sayılı kararı ile davanın kısmen ehliyet ret, kısmen incelenmeksizin ret, kısmen esastan ret ile sonuçlanması nedeniyle, davalı idare lehine 1.800,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2019 tarih ve E:2018/1632, K:2019/3010 sayılı kararıyla, anılan kararın davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarının bozulması üzerine verilen kısmen kabul, kısmen ret kararında maddi tazminat isteminin reddedilen kısmı yönünden tekrar davalı idare lehine 4.500,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği görülmekte olup, mükerrerliğe yol açılamaması bakımından ilk kararda hükmedilen tutarın bozmaya uyma kararında hükmedilen tutardan mahsup edilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davacının maddi ve manevi tazminat isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/9411, K:2022/4100 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zararı ifade eder. Dolayısıyla hizmet kusuruna dayalı tazminat istemlerinde, tazmin edilecek zararın, malvarlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde bulunması gerekmektedir. Dava konusu olayda, davacı tarafından; 15 kişilik kursiyer listesinin iptali nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 14.929,02-TL, kamu kurumlarına olan borçlarını ödeyemez duruma düşürülmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 73.666,77-TL ve usta öğretici N. Y. P.'ye ödenen 2.279,35-TL olmak üzere toplam 90.874,14-TL maddi zararın tazmininin istenildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren özel kurslarda uygulanmakta olan Tıp Sekreterliği kursları için yeni dönem açılışlara izin verilmeyeceğine karar verildiği, bu kararın davacıya 11/07/2011 tarihinde tebliğ edildiği, Tıp Sekreterliği kursları için yeni dönem açılışlara izin verilmeyeceği hususunda geç bilgilendirilen davacının Tıp Sekreterliği kurs programının devam edeceği düşüncesiyle kursiyer kaydı yapıp eğitim faaliyetine başladığı ve yaklaşık 2 ay sonra faaliyetinin durdurulduğu görülmekte olup, kursun faaliyette bulunduğu süreye tekabül eden kursiyer ücretleri ile bu süre için usta öğretici N. Y. P.'ye ödenen 1.876,00-TL'nin gerçek zarar kapsamında olduğu ve davacıya ödenmesi gerektiği, kursiyer ücretlerinin diğer kısmı ile kamu kurumlarına olan borçlarını ödeyemez duruma düşürülmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 73.666,77-TL zararın ise muhtemel zarar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Tıp Sekreterliği kurs programının devam edeceği düşüncesiyle kursiyer kaydı yapıp eğitim faaliyetine başlayan davacının, kursun faaliyette bulunduğu sürede alması gereken kursiyer ücretlerinin ve bu süre için usta öğretici N. Y. P.'ye ödediği 1.876,00-TL'nin tazmini gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz. KARŞI OY XX- Dava konusu uyuşmazlığın, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren özel kurslarda uygulanmakta olan Tıp Sekreterliği kursları için yeni dönem açılışlara izin verilmeyeceğine ilişkin işlemlerin iptali ile maddi ve manevi zararlarının karşılanmasına yönelik olması; Daire kararında sonuç olarak, dava konusu işlemler yönünden davanın kısmen ehliyet yönünden reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen esastan reddine karar verilmesi, maddi ve manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi karşısında, davalı idare lehine tek bir avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, manevi tazminat isteminin kısmen reddine karar verildiğinden bahisle, davalı idare lehine ikinci kez vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, davacının bu kısma yönelik temyiz isteminin kabulüyle, Daire kararının reddedilen manevi tazminat istemine bağlı olarak davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum. KARŞI OY XXX- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir. Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.