Başvuru, itiraz öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rağmen daha sonraki kararda bu haktan yararlandırılmaması ve daha ağır sonuçlar doğuran cezaya hükmedilmesi nedenleriyle kazanılmış haklara saygı ve aleyhe bozma yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir I
Başvuru, itiraz öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rağmen daha sonraki kararda bu haktan yararlandırılmaması ve daha ağır sonuçlar doğuran cezaya hükmedilmesi nedenleriyle kazanılmış haklara saygı ve aleyhe bozma yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir Başvuru 8/5/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: 1974 doğumlu olan başvurucu, serbest meslek sahibi olduğunu ve Ankara’da ikamet ettiğini belirtmektedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/9/2012 tarihli iddianameyle 23/7/2011 tarihinde işlendiği iddia olunan basit yaralama suçundan başvurucunun cezalandırılması talebiyle aynı yer Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Ankara Sulh Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 21/11/2013 tarihli ilk kararıyla başvurucunun atılı suçtan neticeden 000 TL adli para cezasıyla cezalandırılması gerektiği belirtilerek 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Karara başvurucu müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine Ankara Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 20/12/2013 tarihli ve 2013/618 Değişik İş sayılı karar ile itirazın kabulüne karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili bölümü şöyledir: “...Her ne kadar sanık Ertuğrul Yaban hakkında basit yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş ise de;Sanığın savunmasının alındığı 05/06/2013 tarihli celsede hakkında CMK maddenin uygulanmasını kabul etmediği anlaşılmakla; sanık müdafii tarafından yapılan İTİRAZIN KABULÜNE, Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 21/11/2013 tarih 2013/178 esas 2013/573 sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hükmün açıklanması hususunda gereğinin ifası için yargılama dosyasının mahkemesine iadesine...” İtiraz üzerine kararın kaldırılması sonucunda yeniden yapılan yargılamanın 8/4/2014 tarihli oturumunda başvurucu, beraatine karar verilmesini talep ettikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rıza gösterdiğini beyan etmiştir. Mahkeme 8/4/2014 tarihli ikinci kararıyla başvurucunun atılı suçtan sonuç olarak 000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un maddesinin uygulanmasına yer olmadığına kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:“Sanığın, 05/06/2013 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan etmesinin ardından, sehven hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin sanık müdafinin yaptığı itirazın, sanığın CMK maddesinin uygulanmasını kabul etmediği gerekçesiyle kabulünden sonra yapılan yargılama sırasında, 08/04/2014 tarihli duruşmada sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği anlaşılmakla birlikte; bu talebin kabulü, hakkın kötüye kullanılmasına zemin hazırlamak niteliğinde olacağından, sanık hakkında CMK maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.” Nihai karar, başvurucuya 8/4/2014 tarihinde tefhim edilmiştir. Başvurucu 8/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5271 sayılı Kanunu’nun maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları şöyledir:“(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.…(Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.”