T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1719 - 2026/295 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1719 KARAR NO : 2026/295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/243E.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1719 - 2026/295 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1719 KARAR NO : 2026/295 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/243E., 2021/350K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 11/02/2026 YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında 31/10/2018 tarihinde imzalanan sözleme kapsamında "1 Aşçı, 1 Aşçı Yardımcısı, 3 Bulaşıkçı Ve 3 Garson Olmak Üzere Toplam 8 Kişi İle Yemek Pişirme, Bulaşık Yıkama Ve Garsonluk Hizmet Alım İşi" nin müvekkili tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin sözleşmeden sonra üstlenmiş olduğu işi gerek sözleşmeye gerek idari ve teknik şartnameye uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalı idare tarafından 22/11/2018 tarihli yazı ile sözleşmenin feshedildiğini ve fesih kapsamında müvekkiline ait 22.000 TL teminat tutarının gelir olarak kaydedildiğini, davalı idarenin iş bu kararının iptali istemiyle Ankara 17 İdare Mahkemesi'nin 2018/2268 Esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu Danıştay 13. Dairesi'nin 2019/2578 Esas 2020/441 Karar sayılı ilamı ile müvekkili şirketin sözleşmenin feshedilmesi ve teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin iptaline kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini ancak hukuka aykırı fesih işlemi neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin ihale nedeniyle elde edeceği kardan ve diğer alacak haklarından mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.100 TL tazminatın sözleşmenin fesih tarihi olan 22.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 22/01/2021 tarihli dilekçesi ile; alacak talebini 15.772,93 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili özetle: Mevzuat hükümlerinin incelenmesinde, terör örgütlerine iltisaki yahut bunlarla irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin doğrudan, dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendilerini veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılmayacağını, bu durumun tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, akdedilen sözleşmenin feshedileceği ve kesin teminat ile varsa ek kesin teminatların gelir kaydedileceğinin düzenlediğini, davacı şirketin ortaklarından ... isimli şahsın ... hesap kayıtlarının olduğu, terör örgütü ile irtibat ve iltisakın bulunduğunun tespit edildiği, müvekkili idarenin bir Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğunu, anılan tarihlerde yasaya uygun olarak tesis edilen işlemler nedeniyle davacının maddi-manevi tazminat talebinin yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "... Taraflar arasında 01.11.2018-31.10.2019 arası dönemini kapsayan yemek pişirme, bulaşık yıkama ve garsonluk hizmet alım işine ait 31.10.2018 tarihli ve 315.458,64 TL bedelli sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafça sözleşmenin 4735 sayılı yasanın 21. ve 22. maddeleri uyarınca feshedildiği ve 22.11.2018 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği, davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin kararın iptali istemine ilişkin Ankara 17. İdare mahkemesinin 2018/2268 E. sayılı dosyasında açılan davada verilen 28.95.2019 tarih ve 2019/1164 sayılı davanın reddine dair kararın, Danıştay 13. Dairesinin 12.02.2020 tarih ve 2019/2578 E., 2020/441 K. Sayılı ilamı ile bozularak, dava konusu işlemin iptaline kesin olarak verildiği, davacı şirket ortağı ... hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne yardım ettiğinden bahisle Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 20187161 esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında ise 04.07.2019 tarih ve 2019/309 sayılı karar ile sanığın beraatına dair karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacı eldeki davada, davalı tarafından sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini ileri sürerek, haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu kar kaybı ile manevi zararlarının tahsili istemiştir. Danıştay 13. Dairesinin 12.02.2020 tarih ve 2019/2578 E., 2020/441 K. Sayılı kararı ile taraflarca imzalan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği belirlenmiştir. Danıştay kararı kesin nitelikte olduğundan davacı haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu zararı talep etmekte haklıdır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının imzalanan sözleşme ile her halde sözleşme bedelinin %5'i ile %25'i oranında kar elde edeceği, davacının %5 kar oranına göre 15.772,93 TL, %25 kar oranına göre ise 78.864,66 TL kar kaybının olabileceği bildirilmiştir. Davacı yan davadaki talebini, %5 oranı üzerinden hesaplanan 15.772,93 TL yükseltiğine dair bedel arttırım dilekçesi sunmuştur. Taraflarca imzalanan sözleşmeye konu ihale bedeli olan 315.458,64 TL'nin içinde yüklenici karının da olduğu, kar hesabına ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı, yapılan işin niteliği, sözleşme süresi nazara alındığında davacı yüklenicinin kar mahrumiyetinin %5 olarak yapılan hesaplanma Mahkememizce makul bulunarak davacının kar mahrumiyeti 15.772,93 TL olarak kabul edilmiştir. Böylece davacının maddi tazminat talebinin 15.772,93 TL üzerinden kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacı ortaklarından ... isimli şahsın ... hesap kayıtlarının olduğunun, terör örgütü ile irtibat ve iltisakın bulunduğunun tespit edildiğini, firma ile sözleşmelerin feshedildiğini, yine fesih kararları doğrultusunda 4735 sayılı Kamu ihale Sözleşmeleri Kanununun 21, 22 ve 26'ncı maddelerinde belirtilen hükümler çerçevesinde işlemlerin tesis edildiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/161 esas, 2019/309 karar sayılı dosyası henüz kesinleşmediğini bildirerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle tashih ile davalının vekalet ücreti talebine göre karar verilmiş olmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.077,45 TL'den peşin olarak alınan 329,60 TL'nin mahsubu ile kalan 747,85 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/02/2026 Başkan Üye Üye Katip