T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/136 KARAR NO : 2025/2545 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2016/426 E. - 2023/747 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat, Cezai Şart Alacağı Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticare…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/136 KARAR NO : 2025/2545 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2016/426 E. - 2023/747 K. DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat, Cezai Şart Alacağı Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/11/2023 Tarih ve 2016/426 Esas - 2023/747 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 31/01/2011 ve 20/01/2012 tarihlerinde iki adet taşıma sözleşmesi adı altında sözleşme imzalandığını, iş ilişkisinin normal şartlarda iyi niyetli olarak devam ettiğini, sonrasında tarafların anlaşarak 10/10/2015 ve 26/10/2015 tarihinde iki adet fesih ve ibra protokolü ile sözleşmeleri feshettiklerini, davalının fesihten sonra müvekkili firma ile aynı bölgede aynı işi yapan başka bir firma ile çalışmaya başladığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmelerinde, davalının her ne sebeple olursa olsun 1 yıl içinde aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamülleri üreten firmada çalışmayacağını, aksi halde cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşme gereği son bir yıllık hak ediş ücretinin hesaplandığı kadarı ile 100.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, ayrıca davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin, müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL cezai şart bedeli ile 5.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.04.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiş, 08.08.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 139.849,52 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında imzalanan taşıma sözleşmelerine istinaden müvekkilinin 29/01/2009 tarihinden itibaren ürün taşıma işi yaptığını, taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 2009 yılında imzalandığını, daha sonra 2012 yılında sözleşmenin yenilendiğini, müvekkili firmanın sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, cezai yaptırımların fahiş olduğunu, yapılan ilk sözleşmede taşınan ürün bedelinin %8, ilerleyen zamanlarda %4'e düşürüldüğünü, müvekkilinin de bu durumda zarar etmeye başladığını, taraflar arasında ücret konusunda anlaşma sağlanamadığından fesih ve ibra protokolü yapıldığını, müvekkilinin ticari faaliyetlerini sürdürmesi için en iyi bildiği iş olan nakliye işini başka bir firma ile anlaşarak yapmaya başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmelerin 10/10/2015 ve 26/10/2015 tarihli iki adet fesih ve ibra protokolü ile feshedilmesinden sonra sözleşmelerin, "Taşıyıcının Yükümlülükleri" başlığını taşıyan bölümünün T maddesini ihlal ederek aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve müşteri portföyü aynı olan dava dışı şirketle çalışmaya başladığı, sözleşmelerin anlaşma ile feshedilmiş olmasının sözleşmelerdeki davalının yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, davalı vekilinin cezai şartın fahiş olduğunu bildirmesine rağmen cezai şart uygulanmasının müvekkili şirketin mahfına neden olacağı yönünde iddia ve delil ortaya koymadığını, davacı vekili tarafından maddi tazminata ilişkin davadan feragat edildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, cezai şarta yönelik davanın kısmen kabulü ile 134.849,42 TL cezai şart alacağının, 10.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 05.05.2016 tarihinden, 124.849,42 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 08.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkil şirketin, davacı şirketle işe başladığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı TBK hükümlerinin daha başlangıçtan itibaren geçersiz olan bir sözleşmeye uygulanmasının mümkün olmadığını, baskın güç olarak sözleşmeyi hazırlayan taraf olan davacı lehine tek taraflı olarak düzenlenen cezai yaptırımların hukuka aykırı olduğunu ve aynı zamanda oldukça fahiş bulunduğunu, müvekkili Şirket yetkililerinin, yapılan bu fesih işlemleri sırasında sözleşmeden kaynaklanan işi devretmekle ilgili tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini ve sonrasında müvekkil şirkete bağlı iki aracın da işi bıraktığını, akabinde davacı Şirketin, hiçbir alacağı kalmadığı için müvekkilinden aldığı açık senedi iade ettiğin ve araçlar üzerindeki rehin kaydını da kaldırdığını, yasaya aykırı şekilde tesis edilmiş olan rekabet yasağı hükümlerini kabul etmemekle birlikte, hizmet sözleşmesi işveren tarafından sonlandırılan müvekkil şirketin, ticari hayatını devam ettirebilmek için bildiği işi yapmak zorunda olduğunu, bu nedenle müvekkil Şirket yetkililerinin geçimlerini temin edebilmek amacı ile ellerinde olan yegane işi yaptıklarını ve araçlarının frigolu araç olması nedeniyle yine benzer nakliye işini başka bir firma ile anlaşmak sureti ile sürdürdüklerini, müvekkilinin yeni başladığı firmanın, davacıdan farklı firmalara hizmet veren bir üretici olduğunu, rekabet yasağının olduğu dönemde, davacının ürün satışı yapmadığı ... mağazalarına ürün taşımacılığı yapıldığını, davacının hiçbir müşterisine taşıma işi yapılmadığını, yani rekabet yasağını bozacak hiç bir durum yaşanmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı maddi tazminat ile cezai şart alacağına ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinden sonra sözleşmedeki yükümlülüğüne aykırı olarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren şirketle çalıştığı gerekçesiyle cezai şarta ilişkin talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi mevcut olup, söz konusu taşıma sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağından kaynaklanan uyuşmazlığın, Türk Borçlar Kanunu ya da Türk Ticaret Kanunu'nda, taşıma işlerine özgü olarak düzenlenmiş bir rekabet yasağı hükmü olmadığından, genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuunun, kanunun gösterdiği hudut dairesinde serbestçe tayin olunacağı, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddesinde de, bir akdin mevzuunun gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır hükmü getirilmiştir. Sözleşmenin tarafları, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın miktarını belirlemede özgür iseler de, bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez. 818 sayılı BK'nın 19, 20. maddeleri anılan özgürlüğün sınırını çizmiştir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetin sahip olduğu düzenlenmiş olup, yasalardaki ayrık düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla çalışma özgürlüğü kısıtlanamaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmelerinde, "Taşıyıcı, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun sona ermesini izleyen bir yıl içinde iş sahibi ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten bir firmada ücretli, bayii veya her hangi bir başka sıfatla çalışmayacağını veya yönetiminde görev almayacağını beyan, taahhüt ve kabul eder. Araçlarını bu tür firmaya kiralayamaz ve/veya satamaz. Bu işleri birinci dereceden kan ve/veya sihri hısımları adına da yapamaz, yaptıramaz. Taşıyıcı, müşteriler, iş sahibinin çalışanları ve işle ilgili diğer kişiler dışında hiç kimse ile işbu sözleşme ile ilgili olarak herhangi bir işi yapamaz.Bu maddede yer alan yükümlülüklere uymayan taşıyıcı son bir yıllık hak edişi kadar cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere söz konusu hüküm, davalının ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini önleyecek nitelikte zaman, yer ve işin nevi noktasında duruma göre uygun bir sınır dahilinde düzenlenmemiştir. Bu haliyle davalının imzaladığı taşıma sözleşmelerinde düzenlenen rekabet yasağı hükmü, çalışma özgürlüğünü kısıtlar nitelikte olduğundan, sözleşmenin bu hükmü geçersiz olup, geçersiz olan bu hükme göre cezai şart talep edilmesi mümkün değildir. Nitekim, yine işbu davanın davacısı olduğu ve somut uyuşmazlıktaki rekabet yasağı hükmü ile çok benzer bir hükme dayalı olarak açılan davada verilen mahkeme kararının temyiz incelemesine ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.06.2014 tarih, 2014/5899 E., 2014/11910 K. sayılı ilamında da, aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının cezai şarta ilişkin talebinin açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu açıklanan nedenle yerinde görülmüştür. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/11/2023 gün ve 2016/426 Esas - 2023/747 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Maddi tazminat talebine ilişkin davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Cezai şarta yönelik davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 170,78.TL ve 100,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 344,62.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 200,00.TL posta masrafı ile 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 938,00.TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85.TL maktu ve 2.033,04.TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...