9. Ceza Dairesi 2021/12669 E. , 2024/6289 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/289 E., 2016/131 K. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayı…
**9. Ceza Dairesi 2021/12669 E. , 2024/6289 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/289 E., 2016/131 K. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1.b,103/3, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 103/1, 53. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin babasının kızına inanmadığından duruşmalara katılmadığına, GSM kayıtları getirtilse sanığın savunmalarının doğru olduğunun anlaşılacağına, sanığın mağdurenin ailesinin evine gelmesini istemediğine, sanığın annesininde mağdurenin ailesi ile konuşmadığına ve gelmelerini istemediğine, mağdurenin sanığın çocuklarına kötü örnek olduğuna, Uşak Devlet hastanesinin evraklarını eksik olduğuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdurenin beyanlarına itibar edilemeyeceğine, mağdurenin eylem sırasında çığlık atmadığına, mağdure ve annesinin mağdur olduğu izlenimi vermeye çalıştığına, sanığın ifadelerinin istikrarlı olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin sanığa iftira attığına, facebook kayıtlarının mağdurenin şikayet konusu olayı uydurduğunu gösterdiğine, sanık hakkında sadece şikayetçi iddiasının söz konusu olduğuna, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Mağdurenin başka delillerle doğrulanmayan çelişkili ve soyut beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Olayın intikal şekli süresi, beyanlarda ki istikrar, olay kurgusu, sanıkla mağdure arasında herhangi bir husumetin bulunmaması göz önüne alındığında temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile hükmün bozulması yönündeki Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, "çocuğun cinsel istismarı" suçuna ilişkin sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı "Mağdurenin başka delillerle doğrulanmayan çelişkili ve soyut beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan" ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına yönelik kararına katılmıyorum. Mağdure ...’in ablası olan Halime ile birlikte sanığın evine gittiği, burada sanığın eşi ve mağdurenin ablası olan ... ile bir süre oturdukları, gece yağmur yağınca sanık ile evli olan ablasının evinde kaldıkları, o sırada geceleyin çalışan gece eve saat 02:00’de gelen sanığın kanepede yatan baldızı olan mağduru görerek yanına gidip onun dudaklarından öptüğü, tişörtünün altından göğüslerine bakmaya çalıştığı ve kıyafetinin altından elini sokup poposunu ellemek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu, odaya gelen ablası ...’nin etkisi ile sanıktan kurtulduğu, başka bir odaya gittiği, sabah olunca da ablası ...’ye bu olayı anlattığı, onun da ...’a anlattığı, daha sonra ... ve eşi ile kayınvalidesi arasında kavga çıktığı anlaşılmakla, Mağdurun olayın olduğu ilk andan hüküm verilinceye kadar istikrarlı ve ayrıntılı ifadelerinde eniştesi sanığın kendisini öptüğünü ve dokunduğunu beyan etmesi, eniştesi sanık ile aralarında sanığa iftira atmasını gerektirecek ispatlanan somut delil olmaması, mağdurun beyanlarını doğrular müşteki beyanı ve tanık Halime’nin ifadeleri dikkate alındığında mahkeme kararının kabul edilen gerekçe ile onanması gerektiği kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.