Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.03.2006 tarihinden itibaren davalı Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'ye (...) ait ve envanterinde kayıtlı römorkörlerde çalıştığını, dava tarihi itibarıyla çalışmaya devam ettiğini, ...'ın bu römorkörleri çalıştırma işini başka firmalara ihale ettiğini, işçilerin aynı yerde çalışmaya devam ettiklerini, asıl işverenin ... olduğunu, diğer davalı... Altyapı İnşaat Denizcilik AŞ (... Altyapı Şirketi) ile ... İş Sendikası aras…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yaptığı işin niteliği ile dava konusu işçilik alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktalarındadır. 1. Davalı... Altyapı Şirketi ile ... İş Sendikası arasında yapılmak istenen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıkması üzerine, Yüksek Hakem Kurulunun 03.07.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararı kapsamında şartları düzenlenen toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacak talepleri dava konusu edilmiş olup davacı vekili; davalı Şirketler arasında yapılan iş alımına ilişkin sözleşmenin gerçek bir iş alımını içermediğini, bu ilişkinin işçi teminine yönelik olduğunu, bu nedenle taraflar arasında tesis olunan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olması nedeniyle davalı ...'ın diğer davalı Şirket ile birlikte sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... vekili ise 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin düzenlenmediğini ve davalılar arasında 4734 sayılı Kanun çerçevesinde tesis edilen usule ve mevzuata uygun bir hizmet alım ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı... Alt Yapı Şirketi çalışanlarının işçilik alacaklarından müvekkili Kurumun sorumlu olmadığını savunmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince; davalılar arasında 854 sayılı Kanun kapsamında bir hizmet alım sözleşmesi bulunsa da hizmet alım amacı olmaksızın yapılan sözleşmenin işçi temini amacı taşıdığı ve muvazaalı olduğu, gemiadamları tarafından işçilik alacaklarının davalı ...'tan da talep edilebileceği kabul edilerek karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce; gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş olup olmadığı tespitinin önem taşıdığı, Mahkemece alanında uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten bilirkişi raporu alındıktan ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildikten sonra sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesince alınan heyet raporu doğrultusunda davacının yaptığı işin asıl iş kapsamında olduğu ve dava konusu alacak kalemlerinden davalı ...'ın da sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3. 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre; bu Kanun kapsamında olan idarelerin mal veya hizmet alımları ile yapım işleri için ihaleye çıkılmadan önce uymaları zorunlu hususlara, Kanun'un 62. maddesinde yer verilmiş olup 62/1-(e) hükmü aşağıdaki şekildedir: "(Değişik: 20/11/2017-KHK-696/83 md. Aynen kabul: 1/2/2018-7079/78 md.) 1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. 2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. 3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." Dairemizin bozma gerekçesinde açıklandığı üzere; 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmünün 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önceki metninde; idarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması hâlinde personel çalıştırılmasına dayalı yardımcı işlere ilişkin hizmetler için ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Kanun metninin 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesi mümkündür. 4. Gemiadamı davacının yaptığı iş nazara alındığında; LNG gemisinin davalı... Altyapı Şirketi (yüklenici) çalışanları (gemiadamı davacı) tarafından iskeleye yanaştırılmasının ardından, yüklenici firmanın işinin sona erdiği, geminin bağlanması akabindeki teknik sürecin ... personelince yapıldığı, gemide yer alan LNG'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin tamamlanması sonrasında, yine ... personelince boşaltım kolları sökülerek geminin iskeleden ayrılmaya uygun hâle getirildiği ve yüklenici firma yeniden devreye girerek palamar personelince halatlar yerinden çıkarılarak, gemi römorkörler vasıtası ile iskelenin açığına alınıp geminin limandan ayrılma manevrasının tamamlandığı, dolayısıyla kılavuzluk, romorkorcülük ve palamarcılık hizmetlerinin yalnızca ....'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin başlamasından önce ve tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen hizmetler olduğu, bu hizmetlerin tesiste yürütülen boşaltma, depolama, gazlaştırma, geri yükleme işlemlerinin bir parçası olmadığı, hammadde yüklü bir geminin yanaştırılması ve uzaklaştırılmasının ...'ın anılan tesiste yürüttüğü faaliyetin asli parçası olmadığı, sonuç itibarıyla gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu kanaatine varılmıştır. 5. Her ne kadar Dairemizin 02.12.2021 tarihli ve 2021/11842 Esas, 2021/16075 Karar sayılı kararında farklı sonuca varılmış ise de Dairemizce konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde; 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmünde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, ileri sürülen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı, bozma sonrası alınan bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmenin isabetsiz olduğu ve dosya delil durumu ile örtüşmediği anlaşılmış olup davanın, davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle davalı ...'ın işçilik alacaklarından sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.