9. Hukuk Dairesi 2017/6315 E. , 2018/9206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde, 21.09.1991
**9. Hukuk Dairesi 2017/6315 E. , 2018/9206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde, 21.09.1991-13.05.2013 tarihleri arasında çalıştığını, dayanışma aidatı ödediği ... Sendikası ile davalı arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesi bulunduğunu, işverenin 31.08.2004 tarihinde işten çıkış ve işe giriş yaptığını, bundan sonra hak ettiği yıllık izinleri yeni işe girmiş bir işçi gibi hesaplayıp eksik kullandırdığını, oysa müvekkilinin aynı işverenin aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkili adına ... 1. İş Mahkemesi'nin 2007/502 Esas-2008/609 Karar sayılı kıdem teşvik primi davasında müvekkilinin kıdem süresinin ilk işe giriş tarihinden itibaren dikkate alınması gerektiğine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, 4857 sayılı Yasanın emredici nitelikteki 54. maddesine göre müvekkilinin ilk işe girdiği tarih dikkate alınarak kıdemi ve buna bağlı olarak yıllık izninin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek; yıllık izin ücreti ile yıllık izin ücretinin TİS 15/A-B maddeleri gereğince davalı işverence ödenmemesi nedeni ile gecikme ücretinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının aynı mahiyetteki ... 2. İş Mahkemesi'nin 2009/623 esas sayılı dosyasında davasından feraget ettiğini, işe giriş tarihinin 01.09.2004 olduğunu, işyerindeki faaliyet konusunun değişmesi nedeni ile rafineri faaliyetinde istihdam edilen tüm personelin iş akdine son verildiğini ve depolama faaliyetinde çalışmak isteyen personelin yeni görevlere müracaat etmesi ile bundan sonra yapılacak seçim çerçevesinde yeni işe alınacak personelin belirlenmesine karar verildiğini, bu çerçevede ... Sendikası ile yeni şartlara uygun bir toplu iş sözleşmesi de yapıldığını, iş akdi o dönem feshedilen işçilere haklarının ödendiğini, kıdem olarak 01.09.2004 tarihinin esas alınarak uygulandığını, ayrıca paket ödemesi de yapıldığını, kağıt üzerinde bir feshin söz konusu olmadığını ve davacının 31.08.2004 tarihli ibraname ile müvekkilini ibra ettiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte, Toplu İş Sözleşmesi uyarınca ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağı bulunduğunu, bu nedenle yine Toplu İş Sözleşmesi uyarınca gecikme ücretine de hak kazandığını ileri sürmüştür. Gecikme ücreti alacağının istenmesinin yargılama şartına bağlı olup olmadığı ve davacının gecikme ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece, "Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacının 21/09/1991 ile 31/08/2004 ve 01/09/2004 ile 13/05/2013 tarihleri aralığında iki dönem halinde davalı yanında çalıştığı tartışmasızdır. 4857 sayılı kunun 54. maddesi uyarınca davacının hak kazanacağı yıllık ücretli iznin hesabıda bu iki dönem birleştirilerek değerlendirme yapılmıştır. İlk dönem tarafların uzlaşmasıyla sonlanmış olduğundan davalı tarafa davacının yıllık ücretli izin süresinin tespitine esas kıdem süresi ile yıllık ücretli izin süresinin tespitine esas kıdem süresi ile ilgili olarak tereddüte düşmesi de kabul edilebilir bulunduğundan TİS'in 15/B maddesinin olayın çözümünde uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır." gerekçesi ile yıllık izin ücreti alacağı talebi kabul edilmesine karşın, gecikme ücreti alacağı talebi reddedilmiştir. Taraflar arasında geçerli olan 01.01.2013-31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi 15. maddesinde ücretin ödenme zamanı düzenlenmiştir. TİS 15/A maddesine göre “İşten ayrılmalarda işçilerin bu Toplu Sözleşme ve ilgili kanun hükümleri uyarınca almaları gereken her türlü hakları işten çıkış işleminin yapıldığı gün ödenir. Emeklilik halinde ödemenin zamanı ilgili sosyal güvenlik kurumundan getireceği belgenin işverene verildiği gündür. Bu durumda tevsik yazısının işverene verildiği tarihi takip eden ilk işgünü içinde ilgili işçiye hakları ödenir.” TİS 15/B maddesinde “İşten ayrılmalarda ilgili işçilerin her türlü haklarının ödenmesi A bendinde hükümlenen ödeme süresini aşarsa işçiye gecikilen her bir gün için çalıştığı kabul edilerek ve çalışmaksızın bir normal gündelik ödenir.” hükmü bulunmaktadır. TİS 15. madde gereğince işçinin, TİS ve ilgili kanun hükümleri uyarınca alması gereken her türlü hakkın, işten çıkış işlemi yapıldığı gün ödemesi gerekmektedir. TİS'nde, ödeme zamanının gelmesi dışında; hesaplanabilirlik, ihtilafsız olma, bilirkişi incelemesi gerektirmesi gibi herhangi bir koşul öngörülmemiştir. Dolayısı ile mahkemenin; davalının, kıdem süresi ile ilgili olarak tereddüte düşmesinin kabul edilebilir olduğu gerekçesi ile TİS 15/B maddesinin olayın çözümüne uygulanmayacağına hükmetmesi yerinde değildir. Gecikilen her gün için TİS 15/B maddesine göre günlük bir yevmiyenin gecikme ücreti olarak verilmesi gerekir. Ödenecek gecikme ücreti cezai şart niteliğinde olduğundan çıplak yevmiye üzerinden hesaplanmalıdır. Ancak cezai şart niteliğinde olmakla, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 182. maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 161/son maddesi) uyarınca uygun bir indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Mahkemenin, TİS 15/A ve B maddelerinde düzenlenmeyen gerekçelerle, gecikme ücreti alacağını reddetmesi hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.