9. Ceza Dairesi 2021/15662 E. , 2023/3354 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Şikayetçi sanığın katılan mağdura karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu ve temyi…
**9. Ceza Dairesi 2021/15662 E. , 2023/3354 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Şikayetçi sanığın katılan mağdura karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Şikayetçi sanığın katılan mağdureye karşı cinsel taciz ile sanık ...'ın şikayetçi sanığa yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararı ile; a) Şikayetçi sanığın katılan mağdureye yönelik cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası, b) Şikayetçi sanığın katılan mağdura yönelik kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, c) Sanık ...'ın şikayetçi sanığa yönelik kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birici fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2020 tarih ve 14-2016/240661 sayılı Tebliğnamesi ile ret ve onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Sanık ...'ın Temyiz İsteği Tüm delillerin toplanmadığına, toplanan delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve yasal olmadığına, vekili olmadan beyanının alınması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmasına ilişkindir. B. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Sebep bildirmeksizin kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağdurun yolda yürümekteyken mahalleden tanışıklığı bulunan şikayetçi sanığın eline bir kağıt vererek sokağın köşesinde bulunan bir şahsa götürmesini istediğini, kabul etmemesi üzerine kendisini darp ettiğini, katılan mağdurun ablası olan ve olay tarihinde on sekiz yaşından küçük katılan mağdurenin ise olay yerine geldiğinde ne olduğunu sorması üzerine sanığın kendisine hitaben "Sen boş ver ne olduğunu kocanı bırak ben de karımı bırakayım, sana ben bakarım, seni alacam gel beraber olalım, senden hoslanıyorum, seni kaçıracağım, sen kocana yakışmıyon, benim karım olacan" şeklinde sözler söylediğini iddia ettikleri, şikayetçi sanığın katılan mağdur yönünden atılı suçlamayı kısmen kabul ettiği ancak katılan mağdureyi olay günü hiç görmediği ve katılan mağdurenin eşi sanık ... ile diğer yakınları tarafından darp edildiği yönünde beyan ve iddiada bulunduğu, sanığın ise şikayetçi sanığa yönelik yaralama eylemini ikrar ettiği, kolluk kuvvetlerine kavga anonsunda bulunulması üzerine intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde taciz suçu yönünden katılan mağdurenin katılan mağdur tarafından doğrulanan istikrarlı beyanları, kasten yaralama suçları yönünden ise şikayetçi sanık ve sanığın ikrarları, adli raporda katılan mağdurda ve şikayetçi sanıkta yaralanmaların tespit edilmesi dikkate alınarak müşteki sanık ve sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, şikayetçi sanığın bu hükme ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Şikayetçi Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mahkemenin; yargılama sürecindeki işlemlerinin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin şikayetçi sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından şikayetçi sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Şikayetçi sanık hakkında cinsel taciz suçundan hüküm kurulurken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası yerine, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. C. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını ve adli para cezasının gerektirmesi ile Mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebeplerine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Şikayetçi Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi sanığın temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Şikayetçi Sanık ... Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararında şikayetçi sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden şikayetçi sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/692 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.